Gazetevatan.com » Yazarlar » Yiyecek sektörü

Yiyecek sektörü

26 Mart 2017 Pazar


Sebze yemeklerimiz, nefis zeytinyağımız ve meyvelerimiz bizim için en iyi diyet. Yeter ki günde 750 kalori daha az tüketmeyi başaralım.

Gıda sektörü laboratuvarlarında sürekli yeni yiyecekler yaratıyor ve her geçen gün bütün dünyada marketlerdeki ürün sayısı hızla artıyor. Sektör yeniliklerin bağımlısı olmuş durumda.Çeşit bombardımanı karşısında afallamış müşteriye yeni ürünler satmak kolay değil. Belli başlı danışmanlık şirketleri trendlerin izini süren uzman personel çalıştırıyor. Bu gibiler 70’den fazla ülkede irili ufaklı gıda marketlerini, fuarlarını dolaşıp tüketicinin nabzını tutuyor. Önceki yıl İstanbul’daki Sirha fuarında böyle bir yabancı trend avcısı ile tanışmıştım. Türkiye’deki en güçlü eğilimin yerel ürünlere, Anadolu lezzetlerine yönelik olduğunu söylemişti.

Dünyada güncel trendin Türkçede karşılığı olmayan adı ise "Convience Food". Gıda sektörünün ürettiği ve tüketime hazır halde piyasaya sunduğu paketlenmiş sanayi ürünleri bunlar. Hiçbir ülkede bu yiyeceklerin imajı pak parlak değil. Ancak TV’de birbiriyle yarışan yemek programlarının, internet bloglarının, yemek kitap ve dergi sayısının hızla artmasına rağmen, insanlar yemek pişirmeye zamanları olmadığı, yemek yapmaya ilgi duymadıkları ya da zamanı bu işe ayırmayı istemedikleri için  laboratuar ürünü yiyecekleri giderek daha çok tüketiyorlar.

Küresel gıda sektörünün kurbanları

Zengin batılı ülkelerde endüstri ürünü yiyecekler çok sayıda insanın günlük gıda ihtiyacının yüzde 60’nı karşılıyor. İstatistikler günlük ortalama tüketimin, vücudun ihtiyacından 500 kilo kalori daha fazla olduğunu gösteriyor ve ilk kez dünyada obezlerin sayısı yetersiz beslenenleri geride bıraktı. 800 milyon insan yetersiz beslenirken, 2 milyar insan midesini tıka basa dolduruyor; aşırı şişmanlamadan ülkemiz de payını alıyor.

Şişmanladıkları için kendilerini suçlayanlar aslında bir insanları takım ürünlere bağımlı hale getiren küresel gıda sektörünün kurbanı olduklarının farkında değiller. Hazır gıda sektörü bir yandan doyma hissini ortadan kaldıran formüller arayıp bulurken, bir yandan da uzmanlara ürünlerinin şişmanlatmadığını kanıtlayacak bilimsel raporlar yazdırıyorlar.

 

Vahim bir örnek: Güney Pasifik Adaları

Dünyada uluslararası 7 dev firma milyarlarca insanın beslenme biçimini değiştiriyor ve onları sürekli bir şeyler atıştırmaya yöneltiyor. Zira fazla tüketim, firmaların daha fazla kâr etmeleri anlamına geliyor. Bu gelişmenin sonuçlarını yansıtan en iyi örnek Güney Pasifik adaları. Bu adalarda yaşayanlar bundan 25-30 yıl öncesine kadar ananas, tatlı patates, hindistancevizi ve balık ile besleniyor, felç ve enfarktüs nedir bilmiyorlardı. Bu arada hazır yemek sektörünün en acımasız biçimi olan ultra işlem görmüş, yani içinde neredeyse doğal hiçbir şeyin bulunmadığı yapay yiyecekler adaları istila etti. Bugün bu adalarda nüfusuna oranla hiçbir ülkede görülmediği kadar şişman insan yaşıyor ve hastalıklar giderek artıyor.

 

Akdeniz usülü beslenme şişmanlığın çaresi

Havalar ısındıkça plaj mevsiminin yaklaştığını hatırlayanlarımız bugünlerde kışın aldıkları kilolardan kurtulmaya çalışıyor, diyetisyenlerin kapısını aşındırıyorlar. Onlara Harvard Halk Sağlığı Enstitüsü’nden Frank Saks ve ekibi tarafından hazırlanan ve New England Journal of Medicine adlı tıp dergisinde yayınlanan rapordan bir müjdeyi aktarmak istiyorum: Uzmanlar 1000 kadar şişman insanı dört gruba ayırıp iki yıl boyunca onlara en yaygın dört farklı diyet uygulamışlar. Aynı zamanda hepsinin aynı ölçüde  hareket etmelerini sağlamışlar. Sonuçta bütün diyetleri uygulayanların ortalama 4 kilo zayıflamış oldukları saptanmış.

Bu, tükettiklerinden daha az kalori aldıkları takdirde insanların mutlaka zayıfladığını gösteriyor. Ancak rapora göre, bütün diyet yöntemleri içinde en etkili ve sağlıklısı protein, yağ gibi vücuda gerekli gıdaları yasaklamayan, zeytinyağı, balık, tahıl, meyve, ceviz ve sarımsak ağırlıklı Akdeniz usulü beslenme. Bu şekilde beslenenler daha uzun yaşıyor. Dünyanın büyük bölümünde yaşayanların Akdeniz diyetini uygulamaları bizlere göre daha zor. Ama o bizim topraklarımızın doğal beslenme yöntemi. Eğer etiketlerinden çok sayıda kimyasal içerdiklerini gördüğümüz hazır yiyeceklerden, abur cubur atıştırmalıklardan uzak durmayı başarırsak, bizim sebze yemeklerimiz, nefis zeytinyağımız ve meyvelerimiz bizim için en iyi diyet. Yeter ki günde 750 kalori daha az tüketmeyi başaralım...