Açık yaralara larva mucizesi

03 Şubat 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 03 02 2018 - 15:01

Cerrahpaşa Mikrobiyoloji-Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdal Polat, 2006’dan itibaren yaptığı larva tedavisiyle diyabet veya yanık yarası olan binlerce hastayı tedavi etti.


Röportaj: Melis Güvenç
Fotoğraf: Barış Acarlı
 
Cerrahpaşa Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdal Polat,2006 yılından bu yana uyguladığı larva tedavisiyle açık diyabet veya yanık yarası olan 2 binin üzerinde hastayı  yüzde 100’lük bir başarı oranıyla tedavi etmeyi başardı. Polat larva tedavisinin diğer açık yara tedavilerine göre avantajlarını anlatırken larvaları artık kozmetik alanında da kullanmaya başladıklarını ve deri hastalıklarında da etkili sonuçlar aldıklarını söylüyor.
 
Larva tedavisi nedir ve siz bu tedavi öncesi nasıl bir araştırma süreci geçirdiniz?
 
Larva tedavisi, canlı dokuya zarar vermeden ölü doku ve iltihabı temizleme yeteneği olan sinek larvalarının (Lucilia sericata) enfekte deri yaralarının tedavisinde kullanılmasıdır.Tedavileri 3 yıl gibi uzun bir süreye yayılan, antibiyotiklere karşı dirençli hastaların tedavisi bu yöntemle daha kısa bir zamanda yapılabiliyor. 1990 yılından beri dünyada birçok ülkede bu tedavi uygulanıyor. Bu tedaviye başlamadan önce İsrail’e Hubrev Üniversitesi’ne gittim labaratualarını inceledim. Geldim buradaki laboratuarı kurdum. Dünyada bu konuda en meşhur olan yer Hubrew Üniversitesidir. Ticaretini yapan ve dünyaya larva satan yerler ise Amerika, İngiltere ve Hamburg’tur.Ticaretini yapan kişiler ve Hebrev Üniversitesi’nden Cost hoca bizim laboratuarı gördükten sonra çalışma alanımızın kendilerininkinden daha iyi olduğunu söylemiş ve kabul etmiştir. 
 
Larvalar üzerine bir proje geliştirmek nereden aklınıza geldi?
 
2004 yılında Cumhuriyet Üniversitesi’nde tıpta önemli olan böceklerle ilgili bir konferans vardı. Orada bir hoca bu tedaviden bahsetti. Orada bu tedaviyi dinlediğimde çok mantıklı geldi ve araştırmaya başladım ve ‘Lucilia Sericata larvalarıile zor iyileşen yara tedavisi’ adıyla projeyi hazırlayıp TÜBİTAK’a sundum. 2006 yılından itibaren tüm laboratuar dahil her türlü gider TÜBİTAK desteğiyle hayata geçti. Biz İstanbul Üniversitesi olarak projenin yürütücüsü olduk. Projeye Sağlık Bakanlığı da her türlü hastanede uygulanabilir şeklinde imza vererek destek oldu.
 
Bugüne kadar kaç hasta bu tedaviyle iyileşti?
 
 2007 yılından itibaren sadece  Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde birebir tedavi uyguladığım hasta sayısı 2 binin üzerinde. Hastaların çoğu beni internetten bulup geliyor ama uzun süreden beri diğer hekimlerde hastalarını son çare olarak artık larva tedavisine yönlendirmeye başladı. Mesela Yalova Devlet Hastanesi  Ortopedi bölümüyle bir protokol yaptık. Bizden larvaları alıp kendi hastalarına uygulamaya başladılar.  
 
Tedavi birçok olumlu sonuç vermesine rağmen hala birçok hekim tarafından eleştiriliyor bunlara ne diyorsunuz? 
 
İlk başlarda meslektaşlarımdan “Böyle tedavi olur mu?” diye tepkiler aldım. Kendi kürsümüzde bile hala bu tedaviye inanmayanlar var. Halbuki tedavi sonuçlarını birebir görüyorlar ama işlerine gelmediği için “Öyle bir tedavi mi olur?” diyip işin içinden sıyrılıyorlar ama doğru bir yaklaşım değil. Yara için bir kalp damarcıya gitseniz ayağınıza stand takar, plastik cerraha gitseniz size sadece ayağı nereden keseceğini söyler. Tedavi etme odaklı değil direk sorunu kökünden kesme mantığındalar. Ama kesmek kurtuluş değil çünkü kestiğinizde daha büyük yara açılıyor. Zaten şeker hastalarının iyileşmesi daha zordur kestikleri yeri nasıl iyileştirecekler hiç düşünmüyorlar. Bana birçok ayağı, bacağı kesilmiş ve yarası iyileşmeyen en az 300 hasta geldi ve tedavi uyguladım. Baktığınızda bu çok ciddi bir rakam. Üzerinde düşünülmesi lazım! Kimse kusura bakmasın kesmek bir işe yaramıyor. Bu tedaviyi gördükten sonra ayağını kestirenler pişman oluyor ama kesenler ne düşünüyor bilmiyorum.
 
Larva tedavisinin diğer tedavilere göre en büyük farkı ve avantajı ne?
 
Tedavi diğer uygulamalara göre çok hızlı sonuç veriyor. Venöz yetmezliği ve dolaşım bozukluğu olanlarda süre biraz uzayabilir. Buerger hastalarının ağrılarını arttırdığı için larvaları o hastalarda sadece üç saat bekletebiliyoruz. Ama larvaların yarada üç gün kalmalı ve kendileri yarayı terk etmeli. Larvalar büyüdükçe hücre bölünmesini arttıran ve yeni damar oluşturan salgıları sayesinde ölü dokuyu yok ediyor ve yara kapanmasını hızlandırıyor, enfeksiyonları yok ediyor. Bir hastanın kan dolaşımında bir sorun yoksa, başarı oranımız yüzde 100. Hiç dolaşımı olmayan kömür gibi ayağa hiçbir şey yapamayız. O noktada önce damarlar için tedaviye gönderiyoruz sonrasında larva koyuyoruz.
 
Yaralar en az kaç seans sonra kapanmaya başlıyor?
 
En fazla 25 seansta en kötü yara iyileşir. En kısa ise 2.5 seansta. 2,5 seans demek de 10 gün demektir. Larva konan açık bir yara 10 günde iyileşir. Kemik iltihapları uzun sürer en fazla 6 ay sürer ama sonunda mutlaka iyileşir ve tedaviye cevap verir.
 
Hangi tür yaralara ne sıklıkla uygulanıyor?
 
Bu tedaviyi hastanın yara durumuna göre uyguluyoruz. Ciddi ölü dokuların olduğu ve kangrene doğru giden yaralarda her gün veya gün aşırı uyguluyoruz. Normal şartlarda haftada iki gün uygulamak yeterli oluyor. Yarada ne zaman kırmızı doku tamamiyle geri dönerse o zaman larvaları koymuyoruz ancak kontrolüne devam ediyoruz.Şekere bağlı oluşan yaralar dışında, kanser, yanık ve bası yaraları dahil her türlü yaraya uyguluyoruz. Özellikle felçli yatalak hastalarda açılan bası yaralarında çok kullanıyoruz ve etkili sonuçlar alıyoruz kısa sürede. Aynı zamanda larva tedavisini şark çıbanına da uygulamaya başladık. Suriye’den gelen çocuklarda çok yaygın görülen bir şey ve ilaca dirençli.Ama bizim larvalar üç kürde bu hastalığı iyileştiriyor. Diğer bir özelliği de şu iyileştirdikten sonra iz bırakmıyor.
 
 Bu tedavinin sizce ne büyük şansızlığı nedir?
 
En büyük şansızlığımız bize hep kesim kararı verilen hastalar geliyor. Hasta zaten bize en başından gelse dolaşımı da iyiyse iki seansta yarayı kapatırız. Ama yapılan bazı tedavilerde hastanın kemiğine kadar yara çürütülüyor ve o noktada işi zorlaşıyor. Larvalar iltihaplanan kemiği bile tedavi edebiliyor. Ama son noktada bize gelmeleri hem onların hem de bizim için dezavantaj. Bir de kurt diyince insanlar çok korkuyor. Yaraya büyük kurt veya canavar koyacağımızı sanıyorlar. Halbuki küçük larvalar koyuyoruz.  
 
Tedaviyi sadece Cerrahpaşa’da mı uyguluyorsunuz?
 
İstanbul’da olan hastalara hafta içi Salı ve Cuma günleri larva uygulamasını burada yapıyoruz.Yurt dışı ve şehir dışına ise kargoyla hastaya yolluyoruz evde kendileri de uygulayabiliyor. Lavra seansına hastalar 75 lira ödüyor. Özel bir tedavi olduğu için sigorta karşılamıyor ama Sağlık Bakanlığı’nın desteği olursa yaradan dolayı ayak ve bacak kesilme oranları ciddi oranda düşer. Hastalar bu konuda bakanlığa birçok dilekçe yazdı ve talepte bulundu ama geri dönüş alamadı. Ama bakanlığının bu tedaviyi destekleyeceğine dair umudumuz var. Çünkü bize gelen insanların çoğu gariban.
 
Larvaları açık yara tedavisi dışında başka bir tedavide kullanmayı düşünüyor musunuz?
 
Kurtların salgıları enzimatik olduğu için cilt lekelerine, kırışıklıklara çok iyi geliyor. Cilt için kozmetik alanında da kullanmaya başladık. Yaptığımız araştırmalarda her türlü deri hastalığına larva salgısını sürdüğümüzde mucizevi sonuçlar aldık. Kozmetik üzerine araştırmalarımız devam ediyor.

ETİKETLER