ABD'nin önde gelen iki gazetesinde Mursi'nin ölümü yorumlandı

AA |  20 Haziran 2019 Perşembe - 1:02 | Son Güncelleme : 20 06 2019 - 1:02

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post ve New York Times, Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk ve tek Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin mahkeme salonundaki ölümü hakkında 2 makaleyi sayfalarına taşıdı.


Washington Post yayın kurulu tarafından "Muhammed Mursi'nin haksız  ölümü Mısır'ın ne kadar gerilediğini gösteriyor" başlıklı editoryal bir makale  yayımlandı.
 
Mursi'nin, 6 yıldır sağlık kontrolü ve ailesi ile görüşme gibi en  temel insani haklardan mahrum halde kötü şartlar altında hapisanede tutulduğuna  vurgu yapılan makalede, "Mursi'nin son 6 yıl içerisinde maruz kaldığı berbat kötü  muamele, bir zamanlar Orta Doğu için insan hakları konusunda politik standartlar  belirleme arzusunda olan bir ülkede insan haklarının ne kadar gerilediğine dair  canlı bir örnek sunuyor." yorumu yapıldı.
 
Makalede, Birleşmiş Milletler ile insan hakları örgütlerinin Mursi'nin  ölümü için bağımsız bir soruşturma açılması çağrısı hatırlatılarak, "Muhtemelen  buna ihtiyaç duyulmayacak ancak belki de (Mursi’nin) hikayesi, Mısır'ın modern  tarihindeki en kötü insan hakları ihlallerinden sorumlu olan Sisi rejiminin  ahlaksızlığına daha fazla odaklanacak." değerlendirmesi yapıldı.
 
Yazıda, ABD'nin her yıl Mısır'a yaptığı 1,3 milyar dolarlık askeri  yardımla bu ülkenin insan hakları konusundaki korkunç sicilinin devam etmesine  katkı sağladığına da işaret edildi.
 
"Mursi 67 yaşında ölürken Mübarek 91 yaşında sağ hem de özgür"
 
New York Times gazetesinde yayımlanan, "Muhammed Mursi ses geçirmeyen  bir kafeste öldü: Bu, 6 yıllık kasıtlı ve sürekli zulüm, bize Sisi'nin Mısır'ını  anlatıyor" başlıklı makalede de "Mısır mahkemelerindeki sanıklar kafeslerde  tutuluyor. Bu aşağılamalar kasıtlı. Mursi'nin bu şekilde küçük düşürülmesini  destekleyen sessizlik de şu anda Mısır'ı yöneten askeri rejimin haydutça tavrına  uygun bir yöntem." yorumuna yer verildi.
 
Makalenin yazarı Mona Eltahawy, "Mursi'nin seçilmesinin yolunu açan  devrimden bu yana neredeyse her gün, önce öleceğini düşündüğüm eski devlet  başkanı Hüsnü Mübarek'in ölüm ilanı taslağı üzerinde çalıştım ama Mursi 67  yaşında ölürken Mübarek şimdi 91 yaşında ve hem sağ hem de özgür . İkisinin  uyumsuz kaderleri, bugün Mısır'ı hasta eden pek çok hikayeyi anlatıyor."  ifadelerini kullandı.
 
Mursi'nin 6 yıl boyunca, hapishane müdürünün "içeri girenler ölmedikçe  bir daha çıkamazlar" dediği yüksek güvenlikli, siyasi mahkumlar için tasarlanmış  bir hapishanede tutulurken, Mübarek'in ise rahat bir askeri hastanede tutularak  göstermelik şekilde yargılanmasına vurgu yapan Eltahawy, "Mevcut askeri  yöneticiler, eki Hava Kuvvetleri Başkanı Mübarek'in kendilerinden biri olduğunu  asla unutmadı." görüşünü paylaştı.
 
"Mursi'nin mikrofonunu kapatan güçler, ülkedeki milli vicdanı da  kapatmış gibi"
 
Eltahawy, Mübarek'in, Arap baharı sırasında kendisine karşı yapılan  gösterilerde 900 kişinin ölümünden sorumlu tutulmadığı gibi şu an ülkenin  başındaki Sisi'nin de yaptığı darbeye karşı günlerce süren gösteriler sırasında  hayatını kaybedenler için hesap sorulmadığına dikkat çekildi.
 
Eltahawy, makalede şu ifadelere yer verdi:
 
"Bugüne kadar Mısır, modern Mısır tarihinde -ki tek bir günde en az  817 kişinin öldürüldüğü- en kötü kitlesel katliamının failini dikkate almadı.  Mahkeme salonunda bulunan ses geçirmez kafesin içinde Mursi'nin mikrofonunu  kapatan güçler, ülkedeki milli vicdanı da kapatmış gibi. Mısır'ın Batılı  müttefikleri de bu ortak hafıza kaybında Sisi ile iş birliği yapıyor."

ETİKETLER