ABD'de süren Hakan Atilla davasında flaş gelişme

AA |  21 Aralık 2017 Perşembe - 3:44 | Son Güncelleme : 21 12 2017 - 4:44

ABD'nin İran'a yaptırımlarını delmekle suçlanan ve New York'ta tutuklu bulunan Halk Bankası eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın yargılandığı davada sanık Atilla'nın suçlu olup olmadığını belirlemek için görüşmelere başlayan jüri üyeleri bir karara varamadı.


Sanık Atilla'nın suçlu olup  olmadığını belirlemek için görüşmelere başlayan jüri üyeleri bir karara  varamadı. 12 jüri üyesinin Atilla'ya yöneltilen 6 farklı suçun her birine ayrı  ayrı karar vermesi ve bütün kararları oybirliğiyle alması gerekiyor. Savunma  makamının ikinci kez "davanın hükümsüz kılınması" talebi henüz karara bağlanmadı.

Jüri üyeleri davanın yargıcı Richard Berman tarafından deliller ve  Atilla'ya yönelik suçlamalar konusunda bilgilendirilip, gerekli talimatları  aldıktan sonra sanığın suçlu olup olmadığına karar vermek için görüşmelere  başladı.

Atilla'ya atfedilen suçlar arasında ABD'nin İran'a yönelik  yaptırımlarını delmek, ABD'yi aldatma suçuna iştirak etmek, ABD bankalarını  dolandırmak, ABD bankalarını dolandırmaya iştirak etmek, kara para aklamak ve  kara para aklama suçuna iştirak etmek bulunuyor.  

12 Jüri üyesinin Atilla'ya yöneltilen 6 farklı suçun her birine ayrı  ayrı karar vermesi ve bütün kararları oybirliğiyle alması gerekiyor.  
Ancak jüri üyeleri bugün 4 saatten fazla süren görüşmelerde bir karara  varamadı. Jüri üyeleri bugün (Perşembe) yerel saat ile 9:15'te (TSİ 17:15) tekrar  toplanarak sanık Atilla'ya yönelik suçlamalar hakkında karar vermeye çalışacak. 

Jürinin karar üzerinde uzlaşamaması durumunda ise davanın yargıcının  "yeniden yargılama" kararı alma olanağı bulunuyor.

Avukatlardan "davanın hükümsüz kılınması" talebi  

Öte yandan Atilla'nın avukatları mahkemeye ikinci kez "davanın  hükümsüz kılınması" talebinde bulundu.  

Atilla'nın avukatları mahkemeye sunduğu itiraz dilekçesinde 17-25  Aralık'tan sonra eski Bankalar Yeminli Murakıbı Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)  firarisi Osman Zeki Canıtez'in hazırladığı raporun savcılık tarafından Atilla'yı  suçlamak üzere kullanıldığını ve "deliller arasında yer almayan" raporun jüri  önüne getirilmesi nedeniyle hatalı yargılama yapıldığını savundu.  

Deliller arasında yer almayan bir raporun mahkeme huzuruna  getirilmesinin "jüri üyelerinde önyargıya sebep olacağı" gerekçesiyle yasal  olarak önemli bir sorun doğuracağına dikkati çeken savunma makamı, savcılığın  çapraz sorgusunda "Atilla'nın İran yaptırımlarını ihlal ettiğini savunan bir  uzman (Canıtez'in) raporunu sunduğunu", bu raporun deliller arasında olmadığını  ve bunun jüri üyelerini yanlış yönlendirdiğini bildirdi.  

Savcılık makamından da bir dilekçe sunması talebinde bulunan Yargıç  Berman, savunma makamının itirazına ilişkin kararını henüz açıklamadı.  

Yargıç, Korkmaz'ın tanıklığını "hukuk kurallarına uygun" buldu  

Yargıç Berman'ın, sabahki oturumda FETÖ firarisi eski Komiser  Yardımcısı Hüseyin Korkmaz'ın tanıklığı için "hukuk kurallarına uygun olduğu"   nitelemesi yapması ise dikkat çekti.  

Savcılığın mahkemeye tanık olarak getirdiği Korkmaz'la ilgili herhangi  bir sorun bulunmadığını dile getiren Berman, bu kişinin tanık olarak dinlenmesini  "tamamen yasal" ifadeleriyle tanımladı.  

Berman,  daha önce de Atilla'nın avukatlarının tanıklık yapan FETÖ  mensubu firari eski Komiser Yardımcısı Hüseyin Korkmaz'ın "çalıntı deliller  sunması" ve "yanlış ifade vermesi" nedeniyle "davanın hükümsüz kılınması"  talebini reddetmişti.  

Yargıç Berman, savunma makamının mahkemeye daha önce sunduğu delil  yetersizliği nedeniyle Atilla'ya yönelik tüm suçlamaların düşürülmesi talebiyle  ilgili ise henüz kararını açıklamadı.

Firari FETÖ'cüler Canıtez ve Korkmaz  

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, FETÖ 17/25 Aralık yargısal darbe  teşebbüsüne ilişkin yürüttüğü soruşturmada, ABD'de Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşları hakkında devam eden yargılamada tanık listesinde ismi bulunan ve  "FETÖ üyesi olmak" suçundan firari olarak aranan Osman Zeki Canıtez'in, ByLock  kullanıcısı olduğu ve 25 Aralık soruşturmasında bilirkişi olarak görev yaptığı  belirlenmişti.  

Hakim Berman'ın tanıklığını hukuk kurallarına uygun bulduğu FETÖ  mensubu Korkmaz da, mahkemede tanık kürsüsünde verdiği ifadede, mali şubeden  atanmasının ardından 17 Aralık soruşturmasıyla ilgili delilleri 6 farklı zamanda  temin ettiğini söylemişti.  

Soruşturmayla ilgili delilleri verdiği savcıyı 25 Aralık 2013  tarihinde ziyaret ettiğini belirten Korkmaz, delilleri kendisinin de muhafaza  etmek istediğini ve savcıdan CD olarak aldığı delilleri daha sonra şifreli olarak  kendi flash diskine ve hard diskine kopyaladığını ifade etmişti.  

Korkmaz, Ocak 2014'ün sonlarına doğru söz konusu savcıyı 2 kez daha  ziyaret ettiğini bildirirken, bu görüşmelerinde delillerin taranmış hallerini ve  aramalarda elde edilen fotoğrafları aldığını ve bunları yine flash diskine  aktardığını kaydetmişti.  

Şubat 2014'te eski görevinden alınan savcının yeni ofisini ve Temmuz  2014'te de evini ziyaret ettiğini söyleyen Korkmaz, bu ziyaretlerinde de daha  önce taranmamış olan belgeleri ve eksik kalan raporların dijital versiyonlarını  aldığını anlatmıştı.  

 Haziran 2016'da da dosyada bilirkişi görevinde bulunmuş bir memurdan  da delil temin ettiğini ifade eden Korkmaz, ABD'li savcılarla ilk olarak avukatı  aracılığıyla iletişim kurduğunu aktarmıştı. 

Korkmaz, ABD Federal Soruşturma Bürosunun (FBI) kendisine 50 bin dolar  verdiğini ve ABD'de oturduğu evin kirasını ise savcılığın ödediğini söylemişti.  Korkmaz, ABD'ye geldiği günden beri hiç çalışmadığını ancak çalışma başvurusunda  bulunduğunu ve iki hafta önce olumlu yanıt aldığını anlatarak ABD hükümetinden  yardım alıp almadığı sorusuna, "Savcılık 3 defa 300 dolar, toplamda 900 dolar  verdi." demişti.

Kapanış konuşmaları yapıldı

4 haftadır devam eden duruşmaların ardından sona doğru yaklaşılan  davada çapraz sorgulamalar tamamlanırken salı günü savcılık ve savunma makamı  kapanış konuşmalarını yapmıştı.

Savcı Yardımcısı Michael Lockard bu davanın "yalanlardan ibaret"  olduğunu iddia ederek Atilla'nın "Halk Bankası'nın kara listeye alınmaması ve  kendisinin bankadaki pozisyonunu kaybetmemesi için" ABD Hazine Bakanlığına yalan  söylediğini öne sürmüştü.

Atilla'nın yaptırım uzmanı ve önemli bir kişi ve her şeyden haberdar  olduğunu savunan Lockard, jüri üyelerinden Atilla'yı suçlu bulmalarını istemişti.

"Bu dava Rıza Sarraf'ın bir şovu"

Savunma avukatlarından Victor Rocco ise, bu davanın Rıza Sarraf'ın bir  şovu onun yalanları ve onun işlediği suçlarla ilgili olduğunu söylemişti. ABD  hükümetinin Sarraf'a ve FETÖ firarisi eski Komiser Yardımcısı Hüseyin Korkmaz'a  kucak açtığına dikkati çeken Rocco, Atilla'nın "bu düzeneğin mimarı" olduğu  iddialarını kanıtlayamadığını ifade etmişti.

Asıl suçluların Sarraf ve onun rüşvet verdiği Halk Bankası eski Genel  Müdürü Süleyman Aslan olduğunu belirten Rocco, Atilla'nın Sarraf ile hiçbir  ilişkisinin bulunmadığını belirtti. Rocco, jüri üyelerinden yalanlar söyleyen,  her şeyi satın alabileceğini düşünen Sarraf'a inanmamalarını istemişti.

Duruşmayı izleyen Bharara yargıç ve savcı yardımcılarıyla görüşmüştü

Duruşmanın  salı günkü oturumunu izleyenler arasında Türkiye'de  hakkında soruşturma açılan eski New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara  da vardı.

ABD başkanı Donald Trump tarafından görevden alınan Bharara'nın  duruşmanın ardından savcı yardımcılarıyla ve Yargıç Berman ile görüşmesi ise  dikkati çekmişti.

Dava süreci

Hakkındaki suçlamaları kabul ederek tanıklığa geçen Sarraf'ın,  Manhattan'da beraber kaldığı hücre arkadaşı tarafından "Sarraf'ın kendisine iki  kez tecavüz etmek ve cinsel tacizde bulunmak iddiasıyla" dava edildiği  bildirilmişti.

Faouzi Jaber isimli 62 yaşındaki mahkum, geçen hafta Çarşamba akşamı  Sarraf aleyhine "tecavüz" davası için başvuruda bulunmuştu. Buna göre söz konusu  mahkum Jaber, avukatı Alexei Schacht aracılığıyla, Manhattan'da beraber aynı  hücreyi paylaştıkları sırada Sarraf'ın kendisine iki kez tecavüz etmek ve cinsel  tacizde bulunmak iddialarıyla dava açmıştı.

Sarraf marihuana içtiğini de kabul etmişti

Duruşmalarına devam edilen dava süreci içinde Sarraf, tutuklu  bulunduğu cezaevindeki bir gardiyana, Türk avukatı vasıtasıyla, yaklaşık 45 bin  dolar rüşvet verdiğini belirtmişti. Sarraf, cezaevinde uyuşturucu madde olan  sentetik marihuana içtiğini de kabul etmişti.

İran'a yönelik yaptırımları delme, banka dolandırıcılığı ve kara para  aklamak gibi suçlar atfedilen Sarraf geçen yıl mart ayında ABD'de tutuklanmıştı.  Davanın başlamasına kısa bir süre kala ise Sarraf  kensine yöneltilen 7 suçlamayı  da kabul etmiş ve savclılıkla işbirliğine gitmişti.

Atilla ise 27 Mart'ta JFK Havalimanı'ndan Türkiye'ye gitmek üzereyken  gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı.

ETİKETLER

hakan atilla dava