ABD'de büyük savaş! Suriye'den çekilme...

AA |  05 Nisan 2018 Perşembe - 12:16 | Son Güncelleme : 05 04 2018 - 12:16

"Suriye'den yakında çekileceğiz" açıklaması yapan ABD Başkanı Donald Trump ile Amerikan askerlerinin bu ülkede daha uzun süre kalmasını isteyen Pentagon, Dışişleri Bakanlığı, istihbarat topluluğu ve ana akım Amerikan medyası arasında devam eden "Suriye pazarlığı", ABD'nin Ortadoğu politikalarını yeniden biçimlendirecek gibi gözüküyor.


 
ABD Başkanı Trump'ın en net haliyle geçen hafta Ohio'da dile getirdiği  "ABD askerlerinin Suriye'den kısa süre içinde çekilmesini istiyorum" şeklindeki  çıkışı, Amerikan kurumsal yapısında (establishment) ve ana akım liberal medyada  oldukça soğuk karşılandı.
 
O gün medyada pek de geniş yankı bulmayan bu açıklamanın hemen  akabinde, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert'in "geri çekilme planından  haberimiz yok" demesinin ve ardından ABD'nin Münbiç'e güç takviyesi yaptığının  ortaya çıkması, Washington'da olduğu kadar diğer başkentlerde de kafa  karışıklığına neden oldu.
 
Suriye'den çekilme konusunda görece olarak yalnız kaldığı anlaşılan  Trump'ın, bu talebinden vazgeçmeyeceğini gösteren sonraki açıklamaları,  kamuoyunda Trump'ın düşünülenden daha ciddi olduğu şeklinde algılandı ve ardından  tartışmalar alevlendi.
 
NSC toplantısı kilit noktası
 
"Önce Amerika" sloganıyla seçimleri kazanan ve en önemli Ortadoğu  önceliği olarak "DEAŞ'ı elimine etmeyi" belirleyen Trump, görevinin 15. ayında  terör örgütünü yüzde 100'e yakın yendiklerini ve artık Amerikan askerlerinin  ülkelerine geri dönmesini istediğini söylüyor.
 
Geri çekilme yaklaşımını önceki gün Beyaz Saray'da Baltık liderleriyle  yaptığı ortak basın toplantısında yineleyen ve üstüne "Suudiler Suriye'den  çıkmamızı istemiyorsa, parasını ödemeliler" cümlesini ekleyen Trump'ın, aynı gün  Beyaz Saray'da gerçekleştirilen Ulusal Güvenlik Konseyi (NSC) toplantısında,  hangi konuda neye ikna olduğu konusu, Amerikan kamuoyunda ve medyasında halen  tartışılıyor.
 
Takvim belirsizliği ya da pazarlığı
 
Amerikan medyasına yansıyan tabloya göre Trump, askerlerin çok kısa  süre içerisinde çekilmesini, sonraki süreçlerin bölge ülkelerinin de katkılarıyla  yönetilmesini istiyor. Ancak DEAŞ'la mücadelenin henüz tam anlamıyla bitmediğini,  bölgede İran'ı dengelemek için bazı yatırımlar yapılması ve "yerel ortak" diye  adlandırdıkları PKK/PYD'nin desteklenmesi gerektiğini savunan askerler, bu  yaklaşıma karşı çıkıyor.
 
NSC toplantısı bağlamında kamuoyuna yansıyan ilk izlenimlerde, çok  kısa süre içinde çekilme isteyen Trump'ın, ABD askerlerinin Suriye'de bir süre  daha kalmasına ikna olduğu, ancak bir takvim üzerinde uzlaşılmadığı belirtildi.
 
Buna mukabil isimsiz yetkililerin son açıklamalarına göre Trump, en  fazla 6 aylık bir süre içinde Suriye'den çıkmak, Kasım ayında yapılacak kongre  ara seçimlerinden önce askerleri evlerine geri getirmek istiyor. Hatta Trump'ın,  bu konuda orduya hazırlıklara başlama talimatı verdiği iddia edilirken,  Pentagon'dan bu konuda adeta çıt çıkmaması dikkat çekiyor.
 
Trump'ın Suudi Arabistan "planı"
 
Suriye'deki Amerikan askerlerinin geri çekilmesindeki tarih konusunda  belirsizlik süredursun, Trump'ın DEAŞ'tan kurtarılan ve halen terör örgütü  PKK/PYD'nin elinde olan bölgelere yönelik mayın temizleme, inşa ve diğer sosyal  katkıları başta Suudi Arabistan olmak üzere bölge ülkelerinin katkılarıyla  sürdürmek istediği vurgulanıyor.
 
Trump'ın son bir hafta içinde önce Dışişleri Bakanlığına, Suriye'de  PKK/PYD'nin kontrolündeki alanların yeniden inşası için ayrılan 200 milyon  dolarlık yardımı dondurma talimatını vermesi, sonra da "Suudi Arabistan,  Suriye'den çıkmamızı istemiyorsa parasını ödemeli" açıklamasını yapması, dikkat  çekici iki ayrı açıklama oldu. Ayrıca dün Amerikan medyasına konuşan bazı üst  düzey yetkililerin, "Trump, telefonda görüştüğü Suudi Kral Selman'dan 4 milyar  dolarlık katkı sözü aldı" şeklindeki açıklamalarını da bu bölüme eklemek lazım.
 
Askerler hazırlıksız yakalandı
 
Trump'ın açıklamaları gündemi sarsmaya devam ederken, önce ABD Merkez  Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Joseph Votel, Washington'da katıldığı bir panelde,  ABD'nin Suriye'nin belli bölgelerinde operasyonlarına devam etmesi gerektiğini  vurguladı.
 
Aynı gün AA'nın Münbiç'teki güvenilir yerel kaynaklardan aldığı  bilgiye göre, ABD güçleri Fırat Nehri'nin batısındaki Münbiç ilçesine askeri  takviyeler yaptı.
 
Pentagon'un son günlerde basın brifinglerini yapmaması ve basın  mensuplarının sorularını geçiştirmesi, Trump'ın geri çekilme açıklamasına,  askerlerin hazırlıksız yakalandığı şeklinde yorumlanıyor.
 
Suriye'deki işinin daha uzun olduğunu düşünen Pentagon'un, hem DEAŞ  kalıntılarıyla mücadeleye devam etmek hem de Suriye'nin doğusunda İran'a karşı  bir güç oluşturmak gerekçeleriyle hareket ettiği, bu sebeple Trump'ın  açıklamalarından pek hoşnut olmadığı belirtiliyor.
 
 Ayrıca NSC toplantısı etrafında oluşan "ABD Suriye'den çekiliyor"  havasından biraz farklı olarak, Beyaz Saray'ın konuyla ilgili dünkü  açıklamasında, geri çekilme sürecine hiç temas etmemesi, Trump dışındaki  neredeyse tüm yetkililerin Suriye konusunda oldukça ihtiyatlı bir dili tercih  ettiğini gösteriyor.
 
Medya üzerinden Trump'a mesaj
 
ABD Başkanı Trump'ın birkaç kez tekrarladığı sözlerine doğrudan bir  reaksiyon veremeyen Pentagon'daki bazı yetkililerin bu memnuniyetsizliklerini,  medya üzerinden dile getirdikleri görülüyor.
 
Örneğin; CNN, NBC, Washington Post ve New York Times gibi ABD'nin  önemli medya kuruluşlarında son 3-4 gündür yapılan haberlerin birçoğunda "ABD'nin  Suriye'den erken çıkmasının ne tür felaketlere neden olabileceği" temasının  işlenmesi dikkat çekiyor.
 
Pentagon sözcüleri gazetecilerin sorularına yanıt vermemeyi tercih  ederken, bazı üst düzey yetkililer "ABD'nin Suriye'de bir süre daha kalması  gerektiğini" stratejik gerekçelerle anlatmaya çalışıyor.
 
Trump üzerinde bu medyatik baskının ne kadar işe yaradığı bilinmiyor,  ancak askerlerin memnuniyetsizliği, kamuoyunda net olarak okunabiliyor.
 
Soru işaretleri cevap bekliyor
 
Suriye'den geri çekilme planı noktasında görece olarak yalnız kalan,  ancak bu planın uygulanması konusunda ısrarcı olduğu görülen Trump'ın, özellikle  ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ile çekilme takvimi üzerinde görüşmeler yaptığı  kaydediliyor.
 
ABD kamuoyuna yansıyan son haberlerde, geri çekilmenin 6 aylık bir  süreç içinde gerçekleştirilmesi konusunun öne çıktığı ve Trump'ın bu noktada  Pentagon'u yetkili kıldığı vurgulanıyor.
 
Ancak çekilme sürecinin nasıl işleyeceği, ABD'nin "DEAŞ'a karşı  müttefiki" olarak gördüğü terör örgütü PKK/PYD ile ilgili ne yapılacağı, örgütün  elindeki bölgelerin "yeniden inşası" noktasında hangi ülkelerin ne şekilde  parasal katkı sağlayacağı gibi birçok soru yanıt bulmayı bekliyor.
 
Trump'ın görece basitleştirilmiş "DEAŞ'ı yenmek için oradaydık;  yendik, şimdi eve dönüyoruz" formülünün Pentagon, Dışişleri ve istihbarat  kurumları nezdinde pek sevimli bir yaklaşım olmadığı açıkça görülüyor.
 
Ancak emlak milyarderliğinden başkanlık koltuğuna oturan Trump'ın  "Suriye'ye boşuna para harcadık, daha fazla harcamak istemiyorum" şeklindeki akıl  yürütmesi şu ana kadar net bir çizgi gibi gözüküyor. Bu durumda geriye, Başkan'ın  etrafındaki kurumlar arasında Amerikan askerlerinin nasıl geri çekileceğinin  planlanması kalıyor.
 

ETİKETLER

abd suriye savaş trump medya