81 ilde aynı anda başladı! Cumhurbaşkanı Erdoğan startı verdi

AA |  11 Kasım 2019 Pazartesi - 11:13 | Son Güncelleme : 11 11 2019 - 13:49

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da 11 milyon fidan dikim törenine katılarak ilk fidan dikimini gerçekleştirdi. Törende konuşan Erdoğan,"Bizim yeşil sevgimizi, ağaç hassasiyetimizi, çevre hassasiyetimizi kimsenin terazisi ölçmeye yetmez" dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Silahtarağa İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi "Temel Atmama" Töreni'ne sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri kalkmış temel atmama töreni yapıyor. Bunlar bu işlere zaten yabancı. Karakterlerine uygun şekilde düzenlemişler" dedi.


Gelecek nesillerin çevre bilinciyle yetişmesi ve daha yeşil bir Türkiye için 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen “11 milyon fidan dikimi” etkinliği saat 11.11’de Ankara’da başlatıldı.
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batıkent Çakırlar Mevkisi'nde gerçekleştirilen, Milli  Ağaçlandırma Günü "11 Milyon Ağaç; Bugün Fidan, Yarın Nefes" Programına iştirak  ederek, vatandaşlara hitap etti.

Konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Bugün  burada sizlerle birlikte paylaştığımız şu güzel manzara ülkemizin 81  vilayetindeki 2 bin 23 ayrı noktada aynı anda yaşanıyor. 11.11.2019 tarihinde,  saat 11.11'de, toplam 11 milyon fidan ve ağacı geleceğe nefes olması ümidiyle  toprakla buluşturuyoruz. Hedefimiz zümrüt yeşili bir Türkiye fotoğrafı ortaya  çıkarmaktır." diye konuştu.

Bu doğrultuda Türkiye'nin dört bir yanında fidan dikim alanlarını  dolduran vatandaşlara şükranlarını sunan Erdoğan, vatandaşların "Recep Tayyip  Erdoğan, seninleyiz her zaman" şeklindeki tezahüratlarına, "Ben de sizinleyim  beraberim, daima." karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'daki fidan dikim alanından her yaştan,  her meslekten, her meşrepten tüm tabiat aşığı kardeşlerime muhabbetlerimi  gönderiyorum. Toprakla buluşturduğumuz bu fidanların ülkemiz, milletimiz ve 81  vilayetimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum." ifadesini  kullandı.

 

Kampanyada emeği geçenleri tebrik eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Özellikle de davete icabet ederek ağaç sevgisini bir seferberlik  haline dönüştüren, fidan dikimini bir millet meselesi olarak gören aziz milletime  şükranlarımı sunuyorum. Bizimle bu heyecanı paylaşan Kazakistan Başbakanı değerli  kardeşime de aynı şekilde sevgilerimi, onun şahsında Kazakistan Cumhurbaşkanı ve  yine aynı şekilde Aksakalımıza da selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum."

Geleceğe nefes seferberliğinin gördüğü yüksek ilgiyle hedeflerini  aşarak dünyaya örnek olacak bir kampanyaya dönüştüğünü aktaran Erdoğan, şöyle  devam etti:

"Rekorumuz bugün Guinness Rekorlar Kitabı yetkilileri tarafından  Çorum'dan takip edilecek ve kayıtlara geçirilecektir. Milletimizin özellikle  gençlerimizin ve çocuklarımızın kampanyaya ilgisi bu tarihin ve saatin önümüzdeki  yıllarda da 'ağaç günü' olarak değerlendirilmesi fikrini ortaya çıkardı. Biz de  bu fikri destekledik ve 11 Kasım'ın Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan  edilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı kararını geçtiğimiz hafta imzaladım. Resmi  Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü'nün  ülkemize, milletimize, gençliğimize, çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum.  İnşallah bundan sonra her yıl milletimiz takvimler 11 Kasım'ı ve saatler de  11.11'i gösterdiğinde fidan dikmek üzere belirlenen alanlarda olacaktır."

 

Geleceğe miras

Dede Korkut'un ağacı "Ağaç ağaç dersem sana arlanma ağaç, Mekke ile  Medine'nin kapısı ağaç, Musa Kelimin asası ağaç, büyük büyük suların köprüsü  ağaç, kara kara denizlerin gemisi ağaç, Zülfikar'ın kını ile kabzası ağaç."  ifadeleriyle anlattığını aktaran Erdoğan, "İşte bugün burada diktiğimiz  fidanların her birinin ileride nerede, hangi hayırlı iş için kullanılacağını  şimdiden bilemeyiz. Onun için ne kadar çok ağaç dikersek geleceğe o kadar büyük  miras bırakmış oluruz." şeklinde konuştu.

Ecdadın "Ağaç dalıyla gürler" dediğini anımsatan Cumhurbaşkanı  Erdoğan, "Biz de 82 milyon hep birlikte ortaya koyacağımız eserlerle ve elbette  diktiğimiz fidanlarla oluşturacağımız ormanlarla gürlemeyi sürdüreceğiz.  Milletimiz hep olduğu gibi bugün de tarih yazıyor. İstiklaline ve istikbaline  yönelik saldırılara karşı verdiği mücadeleyle tarih yazıyor, terör örgütlerine  karşı tarih yazıyor. Ekonomide, sanayide, ihracatta, turizmde her alanda tarih  yazıyor." diye konuştu.

Milletin ağaçlandırma, yeşillendirme ve tabiata sahip çıkma konusunda  da tarih yazdığına dikkati çeken Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Geçmişte birileri ağaç bahanesiyle şehirlerimizi talan etmeye  kalkmıştı, haftalarca sokakları ateşe vermişler, esnafımızın malını, mülkünü  yağmalamışlardı. Biz işte burada ağaçlandırma yapıyoruz. Peki nerede o ağaç  diyerek ortalığı karıştıranlar? Çevrecilik adına 17 yıldır bize söylemediklerini  bırakmayanlar hani, nerede? Hiçbiri ortada yok, dikili ağaçları yok. Çünkü  bunların derdi ağaç dikmek değil Türkiye'yi bir çıra gibi yakmaktı. İşte bu yaz  olanları duydunuz değil mi? Bodrum'da, Marmaris'te, İzmir'de, Antalya'da birçok  yerde ormanlık alanları nasıl yaktıklarını izledik değil mi? Bu PKK denilen  bölücü terör örgütü onların yan kolları kendileri bunları açıkladılar, 'biz  yaktık' dediler. Onlar yaktılar, biz diktik.

Bunların derdi çevreyi korumak değil birileri adına Türkiye'yi  kuşatmaktı. Hamdolsun Allah'ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu tuzakların  hepsini de boşa çıkardık. Her meselemizde olduğu gibi ağaçlandırma  seferberliğimizde de milletimizle el ele, omuz omuza, gönül gönüle çalışıyoruz.  Onlar sakalımızı tıraş ettiler ama bilin ki tıraş edilen sakal daha gür biter,  ama biz onların kollarını kesiyoruz, o yerine gelmez."

 

"Bizim kültürümüzde toprağı hem ana hem de yar olarak görmek, suyu  aziz bilmek, ekmeği öpüp alına götürmek vardır." ifadesini kullanan Erdoğan,  konuşmasını Aşık Veysel'in şu dizeleriyle sürdürdü:

"Dost dost diye nicesine sarıldım, benim sadık yarim kara topraktır,  beyhude dolandım boşa yoruldum, benim sadık yarim kara topraktır. Karnın yardım  kazmayınan belinen, yüzün yırttım tırnağınan elinen, yine beni karşıladı gülünen,  benim sadık yarim kara topraktır. Her kim ki olursa bu sırra mazhar, dünyaya  bırakır ölmez bir eser, gün gelir Veysel'i bağrına basar, benim sadık yarim kara  topraktır. Dünyada toprağı böylesine sadık bir yar olarak gören başka bir millet var mıdır bilmiyorum."

Hazreti Mevlana'nın insanlara öğüdünü tabiat üzerinden verdiğini  belirten Erdoğan, "Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol,  hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her  ne olursan ol ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol." dizelerini okudu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toprakta biten güller solsa da gönüllerde  biten güllerin daimi olduğunu" söyleyen Hazreti Mevlana misali fidanları hem  toprağa hem gönüllere diktiklerini dile getirerek, "Ne mutlu bize ki ecdadımızdan  miras aldığımız toprak, ağaç, orman sevgisini işte bu kampanyayla  taçlandırıyoruz. Küresel ısınmanın ve iklim değişiminin gündemi işgal ettiği bir  dönemde havanın, suyun, toprağın ve bunların oluşturduğu güzelliklerin korunması  için çalışıyoruz. Rabbimin bize emaneti olan tabiatı sadece korumakla kalmayıp  geliştirerek güzelleştirerek bizden sonraki nesillere bırakmanın çabası  içindeyiz." diye konuştu.

Türkiye'nin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik  çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak amacıyla 17 yıldır çok büyük yatırımlar  yaptıklarını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturarak orman  varlığımızı 20,8 milyon hektardan 22,6 milyon hektara çıkardık. Böylece erozyonla  kaybettiğimiz toprak miktarını yıllık 500 milyon tondan 154 milyon tona kadar  düşürdük. Başlattığımız '5 bin köye 5 bin orman' projesiyle bugüne kadar ceviz,  badem, zeytin, defne, kestane gibi ağaçlar yetiştirmek için 14 milyon fidanı  toprağa diktik. Böylece insanlarımızın topraktan elde ettikleri kazancın  artmasını da sağladık. Bizim yeşil sevdamızın adı Cumhuriyet döneminin tamamında  yapılan ağaçlandırmanın 1,5 katını 17 yılda yapabilmektir. Tabiat sevgimizin adı  yanan alanların 40 katı kadar ağaçlandırma yapabilmektir. Bizim yeşil sevgimizi,  ağaç hassasiyetimizi, çevre hassasiyetimizi kimsenin terazisi ölçmeye yetmez. 25  yılı aşan hizmet müktesebatımız bunların eşsiz örnekleriyle doludur."

"Ülkeye ve millete hizmet bunların bünyesine ağır gelir"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde şehri kokudan yanına  varılmayan bir Haliç'le, çöplerden geçilmeyen sokaklarla, su akmayan musluklarla  devraldıklarını belirten Erdoğan, "Göreve geldiğimizde çöp, çukur, çamur ile  anılan, tam 39 insanını patlayan çöplükte kaybeden bir İstanbul vardı. Gece  gündüz çalışarak yaptığımız dev yatırımlarla İstanbul'u tertemiz ve yaşanabilir  bir şehir haline getirdik. Metro hatlarından tünel ve köprülere, spor  tesislerinden modern atık işleme tesislerine kadar İstanbul'u hak ettiği konuma  taşıdık." diye konuştu.

Erdoğan, atık yönetiminde İstanbul'a çağ atlatıldığını, daha sonra  gelen belediye başkanlarının da aynı anlayışla İstanbul'a hizmet ettiğini  söyleyerek, şunları kaydetti:

"Bırakın yaptığımız hizmetleri, sadece İstanbul'da yaptığımız temel  atma ve açılış törenlerini tek tek saymaya kalksak günler, haftalar, aylar sürer.  Birileri, bir önceki dönemde hazırlıkları tamamlanan ileri biyolojik arıtma  tesisi yatırımı için, şu gaflete bakın, 'temel atmama töreni' yapıyor. Bunlar  temel atma ve açılış töreni gibi işlere zaten yabancılar. Ben zaten pek temel  atma törenine değil, daha çok açılışlara giderim, bu benim prensibim, o ayrı. Ama  bunların yaptığına bakın temel atmama töreni... Onun için tıynetlerine,  karakterlerine uygun şekilde temel atmama töreni düzenlemişler. Ülkeye ve millete  hizmet bunların bünyesine ağır gelir. Onun için kendilerine yakışanı yapmışlar.  Şimdi vatandaş orada koku başlayınca sokaklara döküldü. Aslında bu yaklaşımın  adı, İstanbul'u gelecekte yeniden kokuya, pisliğe, perişanlığa mahkum etmektir.  İstanbul'un ne olduğunu, nereden geldiğini, nerede durduğunu, gelecekte nereye  gittiğini bilmeyen bir zihniyetin, yapılan ve yapılmak istenen işleri anlamasını  beklemek beyhudedir."

25 yıl önce İstanbul'un 2050'ye kadar olan sorunlarını çözecek  adımları attıklarını dile getiren Erdoğan, ardından da şehrin 2100 yılına kadar  olan ihtiyaçlarının çözümünü planladıklarını, bunları adım adım hayata  geçirdiklerini vurguladı.

Erdoğan, "İhtiyaç yok" denilen projenin de işte böyle bir proje  olduğunu vurgulayarak, "İstanbul'a atık suyu içme suyu kalitesine dönüştürecek,  kendi alanında dünyanın en modern, ileri, gelişmiş teknolojisine sahip bir tesis  kazandıracaktık. Tabii hizmet bir vizyon ve nasip meselesidir. Vizyon olmayınca  nasip de bağlı olunca işte burada olduğu gibi önünüze gelen hazır projeyi hayata  geçirme fırsatını da tepersiniz. Milletimiz bütün bunları görüyor, takip ediyor,  zihninde ve kalbinde de not ediyor. İnşallah vakti saati geldiğinde hepsinin de  hesabını birer birer soracaktır." diye konuştu.

Ankara'da da yine aynı şekilde sıkıntıların olduğunu, eski Ankara  Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'ten önceki belediye başkanının atılması  gereken adımları atmadığını hatırlatan Erdoğan, Ankara'nın Gökçek ile değişim ve  dönüşüm yaşadığını söyledi.

"Tohumlar fidana, fidanlar ağaca dönmeli yurdumda" şarkısını anımsatan  Erdoğan, bu şarkının maziden atiye kurulan köprünün ifadesi olduğunu aktardı.

Bugün ecdadın mirası üzerine katkıda bulunulduğunu, yarın da gençlerin  bunun üzerine daha fazlasını koyarak geleceğe yürüyeceğini dile getiren Erdoğan,  şöyle konuştu:

"Geleceğe nefes ol derken fidan dikmenin ötesinde, çocuklarımıza her  bakımdan daha güçlü bir Türkiye bırakmanın kararlılığını da ifade ediyoruz. Bugün  dikilen fidanlar her yıl büyüyüp serpilirken çocuklarımız da onlarla birlikte  ülkemizin geleceğini kucaklamaya talip bir donanımla kendilerini geliştirecekler.  Toprak ne ekersen onu verir. Toprağa ne kadar emek verirsen o kadar karşılık  alırsın. İnsan da öyledir. Bunun için biz 'insanı yaşat ki devlet yaşasın'  diyoruz. 'Kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinizdeki fidanı dikiniz.' diyen  bir medeniyet birikimine sahibiz. Evliya Çelebi bugünkü manzaranın tersine  yemyeşil bir Anadolu tasviri yapıyor. Demek ki kaybımız çok. Yurt edindiği  toprağa 'ana' diyen bir millet olarak her bakımdan kayıplarımızı telafi edeceğiz.  Hem toprağımızı fidanlarla buluşturacağız hem yeni nesillerin gönüllerini  tarihimizle, kültürümüzle, medeniyetimizle şenlendireceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, kampanyaya gösterilen  ilgiye teşekkür etti.

NOTLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan alana gelişlerinin ardından  fidan dikerek can suyu verdi. Tanıtım filminin gösterildiği programda Diyanet  İşleri Başkanı Ali Erbaş dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından İçişleri Bakanı  Süleyman Soylu'nun bulunduğu Şırnak, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı  Zehra Zümrüt Selçuk'un bulunduğu Sinop, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit  Turhan'ın bulunduğu Aksaray, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun bulunduğu  Antalya ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın bulunduğu Konya'daki  fidan dikim alanlarıyla canlı bağlantılar yapıldı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a,  ormanlarda doğal olarak yetişen 65 bitki türü kullanarak hazırlanan el yapımı  tablo hediye etti.

Çocuklarla "Tohumlar fidana, fidanlar ağaca" şarkısını seslendiren  Erdoğan, "Bu ormanlar kuşlarımızın yuvası olacak. Yakanlar... Allah'ın laneti  onların üzerine olsun. İnşallah birkaç yıl sonra buraları böyle görmeyeceğiz.  Bütün bu fidanlar artık ağaca dönüşecek ve bunların arasında gelip pikniklerinizi  yapacaksınız. Hayırlı olsun." dedi.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kazakistan Başbakanı  Askar Mamin, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem  Kasapoğlu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir  Pakdemirli de katıldı.