8 bin yıllık tarihi kent Filibe

SÜHA DERBENT / VATAN |  19 Mayıs 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 19 05 2018 - 2:30

Bulgaristan’ın ikinci büyük kenti Filibe (Plovdiv), Meriç nehrini ortasına almış, nehrin iki yakasında uzanıyor. Osmanlı zamanında Rumeli Beylerbeyi’nin merkezi olan şehir adeta bir açık hava müzesi.


Bulgaristan’ın en güzel kentlerinden biri ve Hacı Arif Bey’in memleketi Filibe. Bulgaristan’ın ikinci büyük kenti. Meriç nehrini ortasına almış, nehrin iki yakasında uzanıyor. Evliya Çelebi’nin ifadesiyle de “Dokuz adet, yamru yumru boz kayalık tepeler üzerine, dereler arasına kurulmuş”. Filibe kentin eski adı, bugün Plovdiv ismini kullanıyorlar.

Avrupa’da tarihi bir kent

Filibe 1390 yılında, İstanbul’un fethinden 90 yıl önce, Lala Şahin Paşa tarafından Osmanlı topraklarına dahil edilmiş ve kentin adı Filibe olmuş. 15. yüzyılın ilk yarısında, Anadolu’dan getirilen Türk aileleri buraya yerleştirilmiş ve Filibe, Rumeli Beylerbeyi’nin merkezi yapılmış.

 

Evlerin her biri müze gibi

Tepeler üzerinde oldukça güzel bir mimari yapılar grubu halinde ayakta duran bu müze kent, geleneksel evleri ile Türk ve Bulgar yapı işçiliğinin uyumlu örneklerini göz önüne seriyor. Bu evlerin büyük bölümü eski şehirde bulunuyor. Görkemini sade stilinde bulan bu mimari biçim, bugün ‘Filibe Barok Tarzı’ olarak isimlendiriliyor. Bu tarihi dokuyu gelecek nesillere bırakmak için evler restore edilmiş. Bugün evlerin her biri müze, galeri, atölye, lokanta gibi işlevler görüyor.

 

Osmanlı mahallesi ve eski şehir

Filibe’de gezebileceğiniz yerler genelde yürüme mesafesinde. Oldukça geniş bir alana yayılan bir Osmanlı mahallesi var. Mahallede bulunan tepede bir anfitiyatro, bu yapının içinde ise kenti kuşbaşı izleyebileceğiniz bir kafe bulunuyor. Şehrin asıl ruhunu hissetmek için özellikle Eski Filibe’yi yani eski şehri gezmek gerekiyor. Şehrin en iyi restore edilmiş ve en turistik bölgesi. Burayı çok güzel koruyorlar, taksiler, çalışanlar ve yaşayanlar dışında araç girişi yapılmasına izin verilmiyor. Burada ziyaret edebileceğiniz birçok galeri, tarihi evler, müzeler var.

Eski şehrin en önemli simgesi Antik Tiyatro. Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş olan tiyatro halen aktif olarak kullanılıyor. 3500 kişilik kapasitesi ile yaz aylarında konserlere ev sahipliği yapıyor. Eski şehirde şu an restoran olarak işletilen Osmanlı Mevlevihanesi de ziyaret etmenizi önereceğim yerlerden biri.

Gezilecek yerler

- Kapana: Halen kullanılan tarihi bir çarşı. 5. yüzyılda burada sanat ustalarının yerleri varmış. 1906’da büyük bir yangında zarar görmüş, 1920’de yenilenmiş. 2012’de ise belediye tarafından restore edilmiş ve Plovdiv’in özel bir bölgesi haline gelmiş.

- Baçkovo Manastırı: Bizans İmparatoru Grigor Bakuriani’nin askerleri tarafından 1083’te yapılmış dini bir kompleks olan yapı, Bizans ve Bulgar kültürlerinin karma yapısına sahip. İçerideki mozaikler görmeye değer.

- Külliye: Beylerbeyi Gazi Şehabeddin Paşa’nın tarafından yaptırılan, cami, medrese, han, hamam ve mutfaktan oluşan bir yapı. Ancak, Şehabeddin Paşa’dan geriye yalnızca ‘İmaret Camii’ ayakta kalabilmiş.

- Saat Kulesi: Osmanlı zamanından kalmış, Doğu Avrupa’nın en eski saat kulelerinden biri.

- Roma stadyumu: Bu stadyumun bir kısmını görebiliyoruz bir kısmı da Knyaz Aleksander caddesi altında kalmış. İkinci yüzyılda yapılmış ve 30 bin seyirci kapasitesine sahipmiş.

ETİKETLER