71 ilde yerli baz istasyonu ULAK'tan "Alo" deniliyor

13 Eylül 2020 Pazar - 17:49 | Son Güncelleme : 13 09 2020 - 17:49

ULAK Haberleşme AŞ Genel Müdürü Metin Balcı yaptığı açıklamada, "Eylül başı itibarıyla 71 ilimizde 1300 baz istasyonumuzla 3 operatörümüze de hizmet veriyor, 1,5 milyondan fazla vatandaşımızın yerli ve milli teknolojilerle iletişimini sağlıyoruz. Ekonomik ve teknolojik yönden güçlü olmak zorunda olduğumuz bu dönemde, yerli ve milli çözümlerin önünün açılması için gerekli gayreti, özveriyi herkes göstermeli" ifadelerini kullandı.


ULAK Haberleşme AŞ Genel Müdürü  Metin Balcı, eylül başı itibarıyla Türkiye'nin 71 ilinde 1300 baz istasyonuyla 3  operatöre de hizmet verdiklerini belirterek, "1,5 milyondan fazla vatandaşımızın  yerli ve milli teknolojilerle iletişimini sağlıyoruz." dedi. 
 
Balcı, AA muhabirine, ULAK olarak ekosistemlerinin her geçen gün  büyüdüğünü söyledi. Ürünlerinin sahada, canlı sistemlerde dünya devleriyle  yarıştığını vurgulayan Balcı, 4G, 5G ve ötesi teknolojik kazanımların global  düzeyde dikkat çektiğini ve iş birlikteliklerinin her geçen gün arttığını  bildirdi.
 
Balcı, teknolojik ve ekonomik yarışta ön almak için artık sahada ULAK  ile markalaşan ürünleri, teknolojik kazanımları,  ülke olarak topyekun ve çok  daha hızlı bir şekilde ekonomik kazanımlara dönüştürmek zorunda olduklarını ifade  ederek, "Eylül başı itibarıyla 71 ilimizde 1300 baz istasyonumuzla 3  operatörümüze de hizmet veriyor, 1,5 milyondan fazla vatandaşımızın yerli ve  milli teknolojilerle iletişimini sağlıyoruz." diye konuştu.
 
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde geçen yıl ocak ayından itibaren 4,5G  iletişimi için ULAK baz istasyonlarının hizmet vermesinin, kendilerine olan  güveni ve baz istasyonlarının kullanılabilirliğini gösterdiğine dikkati çeken  Balcı, bunun aynı zamanda üzerlerindeki sorumluluğu da katbekat artırdığını dile  getirdi.
 
Balcı, gelinen aşamada, 1300 baz istasyonuyla bir taraftan mutlu  olurken diğer taraftan ülkede yaklaşık 50 bin civarındaki 4,5G baz istasyonuyla  kıyaslandığında çok da iyi bir durumda olmadıklarını kabul ettiklerini anlattı
 
Yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Balcı, şöyle konuştu:
 
"4,5G sistemlerinin en az 2030'a kadar kullanımda olacağı, 5G  sistemlerinin 4,5G sistemlerle kullanılacağı, ülkemizde 4,5G yatırımlarının  2025'e kadar devam edeceği, global ölçekte de 4,5G yatırımlarının önümüzdeki 4-5  yıl bazı bölgelerde artarak devam edeceği bilinen gerçekler. Bu nedenle elde  edilen kazanımları, başka baharlara ötelemeden, stratejik yaklaşımla nerede  fırsat varsa kullanabilmeliyiz ki sürdürülebilir, maliyet-etkin çözümler  üretilebilsin, süreç devam etsin, çark dönsün ve en önemlisi ulusal cari  açığımızın azaltılması yönünde bir nebze de olsa katkımız olsun."
 
"Ekosistemimizi her geçen gün zenginleştirmeye özen gösteriyoruz"
 
Balcı, çalışmaların, yapılan işlerin çeşitliliği ve gerektirdiği  teknolojik derinlik dikkate alındığında, tek firma veya tek grup tarafından  gerçekleştirilebileceklerin çok ötesinde olduğuna işaret ederek, ULAK Haberleşme  olarak çalışmalarını hissedarları ASELSAN ve HAVELSAN başta olmak üzere NETAŞ,  ARGELA, TÜRKSAT, KAREL, PIWorks, PAVOTEK ve HTK üyesi birçok firmanın da  bulunduğu 100'ü aşkın kuruluş, üniversite ve sivil toplum örgütleriyle  oluşturdukları ekosistemle gerçekleştirdiklerini, bu ekosistemi de her geçen gün  zenginleştirmeye özen gösterdiklerini anlattı.
 
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile koordineli olarak Cumhurbaşkanlığı  Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından 2013'ten itibaren gerçekleştirilen  projelerle haberleşme altyapılarında teknolojik kazanımlar sağlandığını belirten  Balcı, bu kazanımları Savunma Sanayi Başkanlığı öncülüğünde kurulan ULAK  Haberleşme'nin koordine ve çalışmaları ile ürünleşerek, ULAK çatısı ve markası  altında sahada dünya devleriyle yarışan ürünler haline geldiğini kaydetti.
 
Balcı, ULAK Haberleşme ile yoğunlaşan koordineli çalışmalar sonucu   önemli mesafeler kat edildiğini vurgulayarak, Türkiye'nin sahada çalışan baz  istasyonu üretebilen ve bu süreci devam ettirebilen 5-6 ülkeden biri haline  geldiğini söyledi.
 
Geliştirilen en son teknolojiyle yazılım tanımlı, sanallaştırma  teknolojisini kullanan ULAK MAYA Ağ Yönetim ve Analiz Sistemleri ile ULAK MAYA  Veri Merkezi çözümlerinin sahada çalışır vaziyette olduğunu anımsatan Balcı,  bunların alanlarında dünya devleriyle her türlü teste girdiğini dile getirdi.
 
Balcı, Türkiye'nin bilişim ağ altyapısının en önemli unsurlarını  millileştirme sürecinde görev aldıklarına dikkati çekerek, yabancı üretici  bağımlılığına son verip, tamamen kendi yazılımlarını geliştirdikleri sistemler ve  ekosistemle ULAK olarak hazır durumda olduklarını vurguladı.
 
Metin Balcı, Ulaştırma ve Altyapı, Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları  ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Dijital Dönüşüm Ofisi başta  olmak üzere, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, TÜBİTAK gibi devletin ilgili  kurumlarının süregelen koordinasyonu, yönlendirmesi ve desteğiyle süreci hızlı  bir şekilde yürüttüklerini bildirdi.
 
"Yerli ve milli çözümler için gerekli gayreti herkes göstermeli"
 
Bu süreçte, Siber Güvenlik Kümelenmesi ve Haberleşme Teknolojileri  Kümelenmesi faaliyetlerinin içinde de aktif olarak yer aldıklarını, birlikte daha  güçlü olacaklarının bilinciyle tüm birikim ve tecrübeleri paylaşarak bulundukları  her ortama değer katmaya gayret ettiklerini ifade eden Balcı, "Teknoloji çok  hızlı değişiyor. İçinde bulunduğumuz sürece ister yarış diyelim ister savaş  diyelim, ekonomik ve teknolojik yönden güçlü olmak zorunda olduğumuz bu dönemde,  yerli ve milli çözümlerin önünün açılması için gerekli gayreti, özveriyi herkes  göstermeli." değerlendirmesinde bulundu.
 
5G ve ötesi için yürütülen çalışmalarda, 2015'te başlatılan Ar-Ge  projelerinin sonucu sahada halen çalışan 5G hazır sistemlerinin oluşturduğu  teknolojik kazanım ve tecrübeyle ilerlediklerini vurgulayan Balcı, şu bilgileri  verdi:
 
"5G ve ötesine doğru önümüzdeki dönem genişbant iletişim  teknolojilerinde yerli ve milli sistemlerin yapılabilirliğine olan güvenin  artırılması konusunda ULAK'ın geldiği nokta çok önemli bir referans oluşturdu.  Kendi bünyemizde gerçekleştirdiğimiz 5G ve ötesi Ar-Ge çalışmalarına ilgili  kurumlarımızın üst seviye yetkililerinin  yönlendirmesi sonucu TÜBİTAK Uçtan Uca  Yerli Milli 5G (UUYM5G) Projesi kapsamında da devam ediyoruz. Burada sahada elde  ettiğimiz tecrübe ve birikimlerimizi de katarak, öncü ve paylaşımcı bir anlayışla  projenin sağlıklı ilerlemesi için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımıza  devam ediyoruz."
 
 "Çalışmalarımız yurt dışında da ilgiyle karşılandı"
 
Balcı, 4G, 5G ve ötesi genişbant iletişim teknolojileri konusunda  yaptıkları çalışmaların yurt dışında da ilgiyle karşılandığına işaret ederek, "Bu  kapsamda Telecom Infra Project (TIP) ve Open Networking Foundation (ONF) gibi  oluşumların davetleri üzerine çalışmalara dahil olduk.  Burada da global üretici  ve operatörlerle çalışma imkanı buluyoruz. T-Mobile/ABD'nin kapsamlı testlerine  girme hazırlıklarımız devam ediyor. Oldukça zorlu bir süreç sonrasında Intel ile  başlattığımız teknolojik iş birliği sürecini çok iyi şekilde devam ettiriyoruz."  dedi.
 
Birçok farklı global organizasyonda ürünlerini test edip, yine global  ölçekte çalışabilirliğini gösterip, görünürlüklerini artırdıklarını vurgulayan  Balcı, bu çalışmaların, gelecek dönemde yoğunlaşacakları yurt dışı pazarlarda,  daha etkin olmanın önünü açacağını söyledi.
 
 Balcı, yurt dışı iş birlikleri kapsamında ise teknoloji transferinden  ziyade, teknoloji iş birlikleri üzerinde yoğunlaştıklarını belirterek, şunları  kaydetti:
 
"Ülkemizin iletişim altyapılarında teknolojik olarak geldiği nokta,  sahalarda çalışan sistemlerimiz nedeniyle teknoloji transferi yerine teknolojik  iş birliği yaklaşımının  daha uygun olacağını düşünüyoruz. Bu yaklaşımla farklı  alternatiflerle faaliyetlerimizi geliştiriyoruz. Sürecin zorlu ve ülkemiz için  son derece kritik olduğunun farkındayız. Bu nedenle tüm enerjimizle koordineli ve  odaklı, azim, inanç ve sebatla çalışmak zorundayız."
 
Balcı, çözümlerinin sadece yurt içinde değil, yurt dışında da kabul  göreceğine, ortaya konulan stratejik bakış açısının devamı ve tüm ekosisteminin  yeteneklerinden ve güçlerinden istifadeyle başarılı sonuçlar alacaklarına  inançlarının tam olduğunu sözlerine ekledi.