3. köprü ‘taş’ gibi çıktı

12 Eylül 2015 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 12 09 2015 - 2:30

İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Yıldırım,, “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün beton numunelerini aldık ve 8 aylık rötre ve sünme deneylerine tabi tuttuk. Acaba C50 dedikleri beton gerçekten bu düzeyde mi diye baktık. Beton mukavemetinin C50’nin çok çok üzerinde olduğunu gördük” dedi.


 
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile bağlantı yollarında kullanılan malzemelerin kalitesi ve mukavemetinin beklenenin çok üzerinde olduğunun tespit edildiği bildirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Yapı Malzemesi Laboratuvar Sorumlusu Doç. Dr. Hasan Yıldırım, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün denetlenen yapı malzemeleri hakkında bilgi verdi. 
 
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde beton mukavemetini ve kullanılan malzemeleri denetlediklerini belirten Yıldırım şöyle konuştu: “Köprüde en önemli olan bölümler ayak ve halatlardır. Bunlardan sonra yollar, viyadükler, menfezler gelir. Köprünün ayakları projede C50 olarak belirlenmiş. Betonların kalitesi yabancı denetmenler tarafından da denetleniyor. Söz konusu betonun çekme ve sünme oranları vardır. Betonun zamanla ne kadar kısalacağı ölçülmeye çalışılır. Bu yapılar 10-20 yıllık olmadığı için uzun süreli yapılar olması gerekiyor ve daha sonra değişim imkanı olmuyor. Köprü ayakları deniz suyuna, sülfata maruz kalıyor. Bu nedenle betonun içerisindeki özellikler de ona göre oluyor. Gelen talep üzerine beton numunelerini aldık ve 8 aylık rötre ve sünme deneylerine tabi tuttuk. Acaba C50 dedikleri beton gerçekten bu düzeyde mi diye baktık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün beton mukavemetinin C50’nin çok çok üzerinde olduğunu gördük. Köprünün beton kalitesi C60’larda çıktı. Bu çok olumlu. Çünkü yıllar sonra köprü ayağı güçlendirilmesi yapılamaz.”
 
Yıldırım, köprüde kullanılan halatların yurt dışında geldiğini anımsatarak, sanılanın aksine Türkiye’de de bu malzemenin denetiminin yapıldığını söyledi. Dışarıdan bakıldığında tek parça gibi görülen halatların aslında birbirine sarılmış binlerce telden oluştuğunu kaydeden Yıldırım, “Halatı oluşturan her tel 4-5 milimetre kalınlığında ve çelikten imal edilmiştir. Köprünün eyer kısmında diğer yakaya dağıtılarak belirlenen yerlere saplanıyor. Burada en ufak hata olamaz. Şu anki halatların kalitesine bakıldığında yarısı dahi olsa iş görür. Elimizdeki MTS makinesiyle bu halatların sağlamlığı sınanıyor. Sadece inşaat yapı malzemesi değil, bir maden ve kimya mühendisliği bölümü gibi çalışıyoruz. Yurt dışındaki halatlara göre köprüde kullanılan halatların taşıma kapasitesi daha fazla çıktı” ifadesini kullandı.

ETİKETLER