15 yıl hapisle yargılanacak

23 Temmuz 2018 Pazartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 23 07 2018 - 2:30

Narin Korkmaz’ın da yargılandığı Askeri Casusluk Davası’nın hakimlerinden olan ve FETÖ bağlantısı nedeniyle meslekten atılan İsmail Kurt için 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı


İstanbul Başsavcılığı,  15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’ye iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edilen, hakkında ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan yakalama kararı  çıkarılan ve Edirne  polisi tarafından İpsala’da yasa dışı yolla sınırı geçmeye hazırlanırken gözaltına alınan İsmail Kurt hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Soruşturma sonucu İzmir’deki “askeri casusluk” davasının  hakimlerinden olan İsmail Kurt hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede, eski İstanbul hakimi İsmail Kurt’un ‘FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmak’ suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edildi.

Araçta yakalandı

Hasan Tanrıseven’in ‘müşteki’ olarak yer aldığı iddianamede, soruşturma sırasında kaçak olduğu için hakkında yakalama kararı bulunan sanık Kurt’un, 1 Haziran’da, örgüt üyeleriyle üzerinde kendisine ait fotoğraf olan ancak Ali Haydar Yıldırım adına düzenlenmiş sahte kimlikle Edirne’den yurt dışına kaçmak isterken bir araçta yakalandığı anlatıldı. İddianamede son olarak İstanbul hakimi olarak görev yapan sanık Kurt’un öncesinde İmranlı, Mazıdağı ve Orhaneli hakimlikleri, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Tetkik Hakimliği, HSYK Tetkik Hakimliği ile İzmir Hakimliği yaptığı ve 16 Temmuz 2016’da HSK kararı ile görevden uzaklaştırıldığı ve 24 Ağustos 2016’da yine HSK kararıyla meslekten çıkarıldığı belirtildi.

Hukuka aykırıydı

HSK teftiş bilgilerine yer verilen iddianamede, Kurt’un ‘Askeri Casusluk’ davasında, müştekiler Ümit Topaloğlu, Emre Aslan, Oğuz Okuyucu, Merdin Kışkan, Ergün Özkan ile Engin Karatekin’in taleplerini hukuka aykırı  şekilde reddettiği, müştekiler İlter Halaç, Banu Yurdusev ile Erdal Özkan’ın haksız yere uzun süre tutuklu kalmasına sebep oldukları, usul ve yasaya aykırı işlemler yapıldığı iddiasıyla tahkikatın devam ettiği bilgisine yer verildi. İstanbul Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan Murat Çapar’ın 2011-2013 yıllarında Ankara’da örgüt evinde kaldığını, bu sürede örgüt üyeleri tarafından evlendirilmek istendiğini, o dönem HSYK Tetkik Hakimi olan İsmail Kurt’un da kendisinin evlenme işiyle ilgilendiğini anlattığı iddianamede yer aldı.

‘Tango’yu indirmiş...

Sanık İsmail Kurt’un savcılık ve hakimlik ifadelerine de yer verilen iddianamede, Kurt’un cep telefonuna ‘Tango’ isimli programı internetten ücretsiz  görüşme amacıyla indirdiğini, deneme amaçlı bir kez konuştuğunu ve sildiğini,  ancak bu telefona ByLock indirmediğini ve kullanmadığını anlatarak, telefonda yapılan ByLock tespitini kabul etmediğini söyledi. Murat Çapar’ı evlendirmek amacıyla herhangi bir girişimde bulunmadığını öne süren Kurt, Nurettin İpek’i staj dönem arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını ancak kendisini cemaat evine ve iftara götürdüğü yolundaki  beyanlarını kabul etmediğini anlattı. FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir ilgi ve ilişkisi olmadığını, örgütün  yurtlarında ya da evlerinde kalmadığı gibi sohbet toplantılarına da katılmadığını  iddia eden Kurt, FETÖ terör örgütüne bağış yapmadığını, normal bir evlilik gerçekleştirdiğini, Bank Asya’da hesabı olmadığını, Digitürk, Tivibu, Zaman gazetesi ve Sızıntı dergisi abonesi olmadığını öne sürdü. HSYK seçimlerinde örgütten kendisine bir telkinde bulunulmadığını iddia eden Kurt, “Askeri Casusluk” davasında yasal ve yeterli gerekçelerle karar verildiğini de savundu.

EVLERİNDE KALMIŞ

İddianamede, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ifadesi alınan şüpheli Nurettin İpek’in beyanları da şu şekilde yer buldu: 1995 yılında staja başladım. 1997 yılının Eylül ayında Ankara  Altındağ’daki hakim-savcı adayları eğitim merkezine gittim. Benimle aynı sınıfta  staj gören hakim İsmail Kurt ile orada tanıştım. Bir gün benim ve diğer arkadaşlarımın odada namaz kıldığımızı görünce İsmail Kurt ‘Yakında ev var, ben sizi oraya götüreyim, orada daha rahat namaz kılarsınız.’ dedi. Kurt ile birlikte eğitim merkezinin karşısındaki kafeteryanın arka sokağında bir eve gittik. Evde  FETÖ’nün vaaz kasetini İsmail Kurt videoya koyup açınca ben ve beraber gittiğimiz arkadaşlar hemen evi terk ettik. Kendisiyle staj sonrasındaki ilişkim sadece  bayramdan bayrama mesajlaşma şeklindedir. Yine 1997 yılında eğitim merkezinde  hatırladığım kadarıyla ramazan ayıydı. İsmail Kurt bizi bir iftara davet etti. Ankara’nın Balgat semtindeki bir eve gittik. Bulunduğumuz evde Fetullah Gülen’e ait kitaplar olduğunu gördüm.

CANI SIKILMIŞ

Sanık İsmail Kurt, bu davanın görülme sürecinde kendisine FETÖ/PDY örgütünden telkin, tavsiye veya talimat gelmediğini ve bu örgüt ile bağlantılı hiç kimsenin kendisi ile iletişim kurmadığını belirterek, soruşturma başlayınca evde polisi  beklediğini ancak gelen giden olmayınca evde kalmaya devam ettiğini, daha sonra yine komisyona bildirdiği başka bir eve taşındığını söyledi. İsmail Kurt, şunları anlattı: Son olarak evde oturmaktan sıkıldığım için gezmek için Edirne tarafına gitmeye karar verdim. Bir korsan taksiyle yola çıktım. Şoför Avcılar’a gelince Edirne’ye yalnız gitmek istemediğini söyleyerek, 4 kişilik bir aileyi daha araca aldı. Bu şekilde Edirne’ye kadar gittik ve Edirne’ye 50 km kala bir dinlenme tesisinde mola verdiğimizde polisler geldi. Polislere kendimi İsmail Kurt olarak tanıttım, araçta yapılan aramada Ali Haydar Yıldırım adına düzenlenmiş bir kimlik bulundu. Bu kimliği polise ibraz etmedim, Ali Haydar Yıldırım kimliği üzerindeki fotoğraf bana benziyor ancak bu kimliği ben düzenlettirmedim.