"Zatürre ölümlerinin önlenmesinde aşı önemli"

28 Kasım 2018 Çarşamba - 11:05 | Son Güncelleme : 28 11 2018 - 11:07

Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi SUAM Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Arpaçağ Koşar, "Zatürre ölümlerinin önlenmesinde zatürre ve grip aşısının yapılması önemlidir. Ayrıca yeterli ve dengeli beslenme, yeterli sıvı alımı, hijyenik önlemlerin alınması, sigaranın bırakılması da zatürrenin önlenmesinde etkilidir" dedi.


Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Sağlık Uygulama ve Araştırma  Merkezi (SUAM) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Arpaçağ Koşar, zatürre ölümlerinin  önlenmesinde zatürre ve grip aşısının önemli olduğunu belirterek, "Yeterli ve  dengeli beslenme, yeterli sıvı alımı, hijyenik önlemlerin alınması ve sigaranın  bırakılması da zatürrenin önlenmesinde etkilidir." dedi. 
 
Zatürre Ölümlerinin Önlenmesi Haftası dolayısıyla açıklama yapan Koşar, virüs, bakteri, mantar gibi çeşitli mikroplara bağlı olarak  akciğer dokusunda gelişen enfeksiyona halk dilinde "zatürre", tıbbi olarak da  "pnömoni" dendiğini anımsattı.
 
Zatürrenin bebekler, küçük çocuklar ve yaşlılar ile kalp, şeker,  böbrek, akciğer gibi hastalıkları bulunan, bağışıklık sistemi baskılı olan ve  sigara kullananlarda daha sık görüldüğünü vurgulayan Koşar, "Sigara kullanımı,  bağışıklık sistemini bozarak zatürreye yol açıyor. Günde 10-20 adet sigara  kullanımı, zatürre riskini 2,3 kat, 20 adet sigara kullanımı ise 2,9 kat  arttırır." diye konuştu.
 
Zatürrenin, grip ve benzeri solunum yolları enfeksiyonları sonrası  geliştiğine işaret eden Koşar, zatürreye sebep olan mikropların hasta kişilerin  hapşırması veya öksürmesi ile ortam havasına yayılarak ya da bu mikropları  taşıyan sekresyonların bulaştığı eşyalar yoluyla diğer insanlara bulaşabildiğini  söyledi.
 
"Sigara içenlerde zatürrenin iyileşmemesi başka hastalığın habercisi"
 
Hastalıkta ateş, öksürük, balgam gibi şikayetlerin sık görüldüğünü  aktaran Koşar, "Göğüs ağrısı, nefes darlığı, bulantı-kusma, baş ağrısı, yaygın  vücut ağrısı, halsizlik de görülebilir. Ağır vakalarda bilinçte ve hatta diğer  organların fonksiyonlarında da bozulma ortaya çıkabilir. Hastaneye yatış, her  zaman gerekli değildir fakat riskli gruplarda hastane yatışı veya yoğun bakım  yatışı gerekebilir. Evde tedavi olması uygun bulunan hastalarda yatak istirahati  şarttır." dedi.
 
Zatürreye neden olan mikrobun belirlenmesinin çoğu kez mümkün  olmayabileceğini, ancak zatürre tanısı konduktan sonra en kısa zamanda  antibiyotik tedavisinin başlanması gerektiğinin altını çizen Koşar, "Hastanın  tedavi süresi, hastalığın şiddeti, saptanmışsa sorumlu mikrop, eşlik eden  hastalığın olup olmamasına göre değişmekle beraber ateş düştükten sonra ortalama  5-7 gündür. Bazı mikroplarla gelişen zatürrede ise tedavi süresi uzatılabilir."  bilgisini verdi.
 
Prof. Dr. Koşar, zatürrenin ani başlangıçlı ve genellikle tedaviye  hızla cevap veren bir hastalık olduğunu belirterek, "Sigara içen kişilerde  zatürrenin düzelmemesi altta yatan başka bir hastalığın habercisi olabilir. Uygun  antibiyotik tedavisine rağmen 72 saatten sonra hala ateşi düşmeyen, şikayetleri  azalmayan hastalar mutlaka kontrol zamanını beklemeden hekime başvurmalıdır."  dedi.
 
"65 yaş ve üzeri kişiler zatürre aşısı yaptırmalı"
 
Zatürrenin en çok sonbahar ve kış aylarında görülen bir hastalık  olduğuna dikkati çeken Koşar, şu önerilerde bulundu:
 
"Zatürre ölümlerinin önlenmesinde, zatürre ve grip aşısının yapılması  önemlidir. Ayrıca kronik hastalıkların kontrolü, özellikle risk taşıyan ve  bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin hastalarla aynı ortamda bulunmaması,  yeterli ve dengeli beslenme, yeterli sıvı alımı, hijyenik önlemlerin alınması ve  sigaranın bırakılması da zatürrenin önlenmesinde etkilidir.
 
Zatürre aşısı, 65 yaş ve üzerindeki kişiler, KOAH, bronşektazi, kalp  ve damar, böbrek, karaciğer ve şeker gibi kronik hastalıkları olanlar, kronik  alkol kullananlar, dalak bozukluğu veya dalağı alınmış olanlar, bağışıklık  yetmezliği olan ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi alan kişiler, AIDS,  böbrek yetmezliği, kanser, böbrek, karaciğer, akciğer ve kalp nakli yapılan  hastalar, huzurevi ve bakımevinde yaşayanlar, sigara kullananlar ve beyin  omurilik sıvısı kaçağı tespit edilmiş kişilere mutlaka yapılmalıdır."
 
Zatürre ve grip belirtilerinin karıştırılabildiğini fakat zatürre  vakalarının gripten sonra görüldüğünü aktaran Koşar, grip şikayetlerini takiben  ateşin düşmemesi, 3 günü geçen yüksek ateş, baş ağrısı, balgamlı öksürük ve genel  durumun bozukluğu, tansiyonun çok düşmesi, solunum sıkıntısı ve aşırı terleme  şikayetlerinin ortaya çıkmasının gribin arkasından ortaya çıkan zatürre  belirtileri olduğuna dikkati çekti.
 
"Dünyada en sık üçüncü ölüm nedeni"
 
Prof. Dr. Koşar, zatürrenin tüm dünyada sık görülen bir hastalık  olduğunu belirterek, "Zatürre, en sık hastaneye yatışa ve ölüme sebep olan bir  enfeksiyon hastalığıdır. Tedavi maliyeti yüksektir ve iş-okul günü kayıplarına  yol açar. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), zatürreyi dünya genelinde yılda 3,2 milyon  ölüm ile en sık üçüncü ölüm nedeni olarak bildirmektedir. DSÖ'nün yıllık sağlık  istatistiklerinde 5 yaş altı ölüm nedeni hastalıklar dağılımında, pnömoni 2000  yılında yüzde 18 iken, 2010 yılında yüzde 11 olarak verilmektedir. Ölüm oranları  ayaktan tedavi hastalarında yüzde 1-5, hastanede tedavi edilenlerde yüzde 12,  yoğun bakım hastalarında yüzde 40 civarındadır." açıklamasını yaptı.
 
Zatürre şikayetleri ortaya çıkan riskli grupların, öncelikle en yakın  aile hekimine, hekim gerekli gördüğü takdirde ise göğüs hastalıkları uzmanına  başvuru yapması gerektiğini vurgulayan Koşar, doktorun önerdiği ilaçların en az  7-10 gün kullanılmasının ardından kontrole gidilmesinin, tedavi edilmesi mümkün  olan zatürrede ölüm riskini azaltacağını kaydetti.

ETİKETLER

sağlık haber zatürre