"Yeni tedaviyle yaşam süresi 3 kat arttı"

AA |  09 Nisan 2019 Salı - 15:30 | Son Güncelleme : 09 04 2019 - 15:30

Kemik iliği kanseri türü olan Kronik Kenfositer Lösemide (KLL), kemoterapi dahil hiçbir şekilde tedavi şansı bulunmayan hastalar için "ibrutinib" etken maddeli ilaçla tedavi imkanı sağlandı.


    İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi ve  Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ali Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  halk arasında kan kanseri olarak bilinen hematolojik kanserler içinde kronik  lenfositer löseminin en sık görülen tür olduğunu söyledi.
 
 KLL'nin özellikle batı toplumunda lösemilerin yüzde 25'ini  oluşturduğunu ifade eden Özcan, "Genel yaş ortalamasında 100 binde 5, ancak  nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu oran artıyor. Bu nedenle yaşlı nüfusu artan  toplumlarda KLL görülme sıklığının artacağı öngörülmektedir." uyarısında bulundu.
 
 Özcan, ortalama tanı yaşı 72 olan hastalığın yüzde 40'ının başka bir  sağlık sorunu nedeniyle yapılan kan sayımında ortaya çıktığını belirtti.
 
KLL'de hastanın kan sayımında beyaz kan hücre sayısının yüksek  çıktığını anlatan Özcan, "Tekrarlayan enfeksiyon, zona denilen uçuğun vücutta  çıkmasıyla görülen direncin düşmesi, boyun-koltuk altı-kasıkta çıkan lenf bezi  büyümeleri, dalağın büyümesi sonucunda karın ağrısı, çabuk doyma, sol yanda ağrı  ve kırmızı kan hücre seviyesinin düşmesine bağlı halsizlik, bitkinlik, yorgunluk  hali de hastalık açısından öne çıkan belirtilerdir." diye konuştu.
 
"Yeni kuşak tedavilerle kemoterapi içermeden hastalık  yönetilebiliyor"
 
 Prof. Dr. Özcan, mevcut tedavide en etkin tedavi seçeneğinin  kemoterapi ve medikal tedavi olduğunu söyledi.
 
  
 Kemoterapinin hücre öldürücü ilaç olarak tanımlandığını anlatan Özcan,  "Eklenen yalnızca tam hedefe yönelik olmayan ama B hücrelerini hedefleyen bir  antikordu. Ama hastaların bütün B hücreleri kanserli olmadığı için verilen  antikor sağlıklı B hücrelerini de öldürüyordu. Şimdi yeni kuşak tedavilerle artık  sağlıklı hücreler korunabiliyor." dedi.
 
Özcan, artık yeni teknolojiyle birlikte kemoterapinin yerine geçerek  bir yandan kanserli hücreleri yok eden diğer yandan ise sağlıklı hücreleri  koruyan ilaç seçeneklerinin söz konusu olduğunu vurguladı. "Yeni kuşak  tedavilerle hiç kemoterapi içermeden hastalığın yönetilmesine olanak veriyor"  bilgisini veren Özcan, bunun kanserle mücadelede önemli bir gelişme olduğunu dile  getirdi.
 
 "İlaç, Türkiye'de geri ödeme kapsamına alındı"
 
Prof. Dr. Özcan, KLL hastalarında tedaviye dirençli bir hasta  gurubunun bulunduğunu belirterek, yeni tedavi seçeneklerinin özellikle bu  hastalar için umut verici gelişmeler olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti:
 
 "Genetik olarak bozukluğu bu hastalara elimizdeki tek seçenek olan  kemoterapiyi de uygulayamıyorduk, çünkü bir işe yaramıyordu. Bu hastalar,  kemoterapiye direnç bile göstermiyordu. Bu hastalar, baştan itibaren hiçbir şey  yapamayacağımızı bildiğimiz bir grubu oluşturuyordu. Ancak yeni jenerasyon olan  'ibrutinib' etken maddeli ağızdan alınabilen ilaç, bu hastalar için tedavi  seçeneği olmaya başladı. Tedaviye yanıt vermeyen bu hastalar, KLL içinde ilk  tanıda yüzde 20 ve tekrarlayan dönemlerde ise yüzde 30'u oluşturuyor. Yapılan  araştırmalar, bu ilacın kullanılarak tedaviye başlanılan hastalarda, yaşam  süresinin ve kalitesinin arttığını ortaya koydu."
 
 Tedaviye ilişkin bilimsel çalışmalara 2011'de başlandığını anlatan  Özcan, sonuçların bilimsel makale olarak Blood Dergisi'nde yayımlandığını  anlatarak, şu bilgileri verdi:
 
  "Uluslararası yürütülen klinik araştırma, aralarında Türkiye'nin de  bulunduğu Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, İtalya, İngiltere ve  Avusturya gibi 25'ten fazla ülkede gerçekleştirildi. Araştırma sonucuna göre,  tedaviye yanıt vermeyen genetik bozukluğu bulunan KLL hastalarında beklenen  ortalama yaşam süresi yaklaşık 3 kat arttı. Bu tedaviyle birlikte hastalarda  ortanca 9 ay olan yaşam süresi 27 aya yükseldi. Ayrıca, erken dönemde ilaca  başlandığında ise ilerlemesiz sağ kalım oranı 27, toplam yaşam süresi ise  yaklaşık 57 ay olarak belirlendi."
 
Özcan, söz konusu yeni jenerasyon ilaç tedavisinin diğer KLL hastaları  için de önem taşıdığının altını çizerek, "KLL hastalarında tedavide tek seçenek  kemoterapi ve yaşı 50'nin altında olan kişilere ise kemik iliği nakli yapılırken,  şimdi hem sağlam hücreleri koruyarak tümörü yok eden hem de tedavi şansı  bulunmayan hasta grubunda önemli bir sağ kalım süresi sağlayan 'ibrutinib' etken  maddeli ilaç tedavisi çok önemlidir." dedi.
 
 "İbrutinib" etken maddeli ilacın artık Türkiye'de de geri ödeme  kapsamına girdiğini ifade eden Özcan, "Bu ilaç şu anda KLL tanısı alan tüm  hastalar için düşünülmeli, ancak gerekli incelemeler yapılarak seçilecek hasta  grubu hekim tarafından belirlenmeli." diye konuştu.

ETİKETLER