'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödüllü telkari ustası: Ölmeden önce yeni ustalar yetiştirmek istiyorum

DHA |  18 Kasım 2020 Çarşamba - 11:35 | Son Güncelleme : 18 11 2020 - 11:35

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödülü verdiği Mardinli 65 yıllık telkari ustası Suphi Hindiyerli (75), sağlık sorunları nedeniyle mesleğini bırakmayı düşündüğünü belirterek, "Halk eğitim merkezinde atölye açıp, ölmeden önce bu işi yapacak yeni ustalar yetiştirmek istiyorum'' dedi.


Tarihi yaklaşık 5000 yıl önceye dayanan telkari el sanatı, Mardin'de ustaların çabalarıyla ayakta duruyor. Süryani telkari ustası Suphi Hindiyerli de 65 yıllık meslek hayatına birçok ödül sığdırdı. 14 Şubat 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödülü verilen Hindiyerli, ömrünü adadığı mesleğini sağlık sorunları nedeniyle bırakmayı düşündüğünü söyledi. Hindiyerli, kendisine destek verilmesi halinde kuracağı atölyede, ölmeden önce yeni telkari ustaları yetiştirmek istediğini ifade etti. Bugüne kadar binlerce sanat eseri ürettiğini ve birçok ülkede fuarlara katılarak, Türkiye'yi en iyi şekilde temsil ettiğini anlatan Hindiyerli, "Birçok da ödül aldım. Hepsi de çok değerli ama Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın bana verdiği 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ödülü benim için ayrı bir yerdedir' diye konuştu. 
 
'120 ÇOCUĞA EĞİTİM VERDİM AMA 4'Ü USTA ÇIKTI'
İstanbul'da da 20 yıl boyunca kuyumculuk yaptığını ifade eden Hindiyerli, "Ben, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Türk Geleneksel El Sanatları sanatkarıyım. Üç kez ABD'ye, bir kez de Suudi Arabistan'a gittim. Telkari sanatını ağabeyimden öğrendim. Gaz lambasının üzerinde yapıyorduk. Elektrik yoktu. Askerlikten sonra kendime bir atölye açtım. Çırak, kalfa, usta yetiştirdim. 120 çocuğa eğitim verdim ama 4 tane çıktı. Telkari sanatı çok zor ve ince el becerisi isteyen bir iş. Allah Türkiye Cumhuriyeti'ne zeval vermesin. Bu sanatı yaşatmak için korkunç para harcadı, hala da harcıyor. Eğitim vereceksin, üreteceksin ve dışarıda pazar arayacaksın. Böylece çalışanların da cebine bir miktar para girecek. Bu telkari sanatında neden 50- 100 kişi çalışmasın. Avrupa'da pazar arayacaksın. Avrupalılar hayran kalırlar. 1978'de İstanbul'a gittim, 1997'de Mardin'e geri geldim. Ölürsem memleketimde öleyim" ifadelerini kullandı.
 
'MEZOPOTAMYA'DA TELKARİ SANATI İCRA EDİLİRKEN DÜNYA AMERİKADAN HABERSİZDİ'
Telkari sanatının Mezopotamya bölgesinde yapıldığı dönemlerde, dünyanın Amerika'nın nerede olduğunu bilmediğini söyleyen Hindiyerli, şunları kaydetti:
"Bende kitabı var. Bu sanat milattan 3 bin yıl önce Mezopotamya'da yapılıyordu. Şimdi milattan sonra 2000lı yıllar ve dolayısıyla bu 5000 yıllık el sanatıdır. O tarihte kullanılan gümüş ayarı bugün hala kullanılıyor. Bin ayar gümüş tel kullanılıyor. Eğer bin sene sonra da yine telkari yapılacaksa yine bin ayar tel gümüş kullanılacak. Çünkü bin ayar tel yumuşaktır ve çok rahat buna şekil verebiliyorsunuz. 65 sene boyunca altın ve gümüşten telkari yaptım ama yaşlandım. Gözlerim biraz zayıfladı. 75 yaşındayım. Çok nadir bir şey yapabilirim. Onda da çok zorlanıyorum. Bunlar bittikten sonra belki çocuklar gelirlerse ve devlet desteklerse çalışacakların aylığını ve sigortasını yatırırsa 65 yıllık birikimimi onlara aktarırım, sonra çeker giderim."