'Üreme yaşındakiler seçildi!'

<img src=/pics/yazarlar/40x40/161.jpg> Kemal Göktaş |  14 Nisan 2013 Pazar - 1:48 | Son Güncelleme : 14 04 2013 - 1:48

Almanya’da Naziler ile derin devlet ilişkisi örtbas edildi, ajanlar korundu


Neo Nazi kurbanlarından Mehmet Kubaşık’ın eşi, avukatı ve bir Alman gazeteci Ankara’da anlattı: “Devlet bağlantılarını ortaya koyan belgeler imha edildi. NSU’da devlet ajanları olmasına rağmen cinayetler işlendi.”

Almanya’daki Neo Nazi cinayetlerle ilgili NSU (Nationalsozialistischer Untergrund - Nasyonal Sosyalist Yeraltı) davasının başlamasına günler kala, Ankara’da, örgütün işlediği cinayetlerle derin devlet arasındaki bağları anlatan bir toplantı yapıldı. Öldürülen Mehmet Kubaşık’ın eşi Elif Kubaşık, avukatı Carsten Ilius ve gazeteci Maik Baumgärtne’nin katıldığı toplantıda anlatılanlar, cinayetlerin arkasında Türkiye’de örneklerine sıkça rastlanan bir ‘derin devlet’ öyküsü olduğunu ortaya koydu. Yazar Tanıl Bora’nın moderatörlüğündeki toplantıda anlatılanlar özetle şöyle:

Üreme yaşındakiler seçildi

- Nazilerin kurbanlarını nasıl seçtiği uzun süre bilinemedi. Soruşturma sırasında ,öldürülen Türklerin, üreme yaşında olmaları nedeniyle seçildiği anlaşıldı.

- Cinayetleri işleyen NSU ve onunla bağlantılı Blood & Honour (Kan ve Onur) örgütü içinde Alman devletinin ajanları olmasına rağmen cinayetler önlenemedi. Cinayetler, NSU üyelerinin kaldığı evde yaşanan bir patlamadan sonra bulunan malzeme ve notlarla ortaya çıktı. Ajanlar hakkında da ceza davası açılmadı.

Sadece idari soruşturma!

- Cinayetlerin devlet içindeki bağlantılarını ortaya çıkarabilecek evrakların imha edildiği anlaşıldı. Evrakları imha edenlerle ilgili ceza soruşturması açılmadı. Sadece idari soruşturmalarla yetinildi.

- Solcuları ve göçmenleri çok sıkı takip eden istihbarat birimleri, Nazi örgütlerinin silah ve patlayıcı edinmesine kayıtsız kaldı.

- Cinayetlerden sonra Nazi bağlantısı hiç sorgulanmadı. Kurbanların PKK, mafya ya da Hizbullah tarafından öldürüldüğü senaryoları yazıldı ve araştırmalar daha çok Türkiye’ye kaydırıldı. Öyle ki, çok az yerde arama yapılmasına rağmen, asıl aramalar Türkiye’de yapıldı. Türk hükümeti de cinayetlerin Türkiye bağlantılı olduğuna inandırıldı.

Hedef şaşırtıldı

- Kurbanların evinde arama yapılarak suç bağlantıları olduğu yönünde bir algı yaratıldı ve böylece dikkatler Nazilerden kaçırıldı.

- Cinayetlerde yaşamını yitiren Mehmet Kubaşık’ın eşi Elif Kubaşık, evlerinde köpekler eşliğinde yapılan aramadan sonra bütün komşularının ve yakınlarının kendilerini “uyuşturucu satıcısı” olarak gördüklerini söyledi.

Türk gazetecilere izin

Bu arada, Alman Federal Anayasa Mahkemesi, 17 Nisan Çarşamba günü görülecek NSU davasına Türk gazetecilerin alınmasına imkan veren bir karar aldı.

GÖZLER BU SANIKTA

NSU davasında tüm gözler tutuklu sanık Beate Tschaepe üzerinde olacak. Tzchaepe hakkında, bilgisayarında çocuk pornografisiyle ilgili yazılar bulunduğu için de daha önce soruşturma açıldığı ortaya çıkmıştı.



‘Hesabını soracağım’

Maktül Mehmet Kubaşık’ın eşi Elif Kubaşık, Alman polisinin soruşturmayı tamamen çarpıtarak yürüttüğünü belirterek şunları anlattı:

“Bize eşimin mafya bağlantısı olup olmadığı soruldu. ‘PKK haraç almak istedi mi, Hizbullah’la ilgili bir sorun var mıydı’ diye sordular. Hatta Doğulu olduğumuz için töre cinayeti üzerinde durdular. Ama Neo Nazilerle ilgili tek bir şey duymadım polislerden. Taziye evinde köpeklerle arama yaptılar. O acılı halimizle hepimizi dışarı çıkarttılar. Parmak izlerimiz ve DNA’larımız bile alındı. Polis böyle arama yapınca insanlar bizi uyuşturucu mafyası diye damgaladı. Alman basınında cinayetlere çok az yer verildi. Ben Almanya’da Türkiyelilere yönelik seri cinayetler olduğunu Türkiye’ye geldiğimde basından öğrendim. Nazilerin amacı bizi korkutarak Almanya’yı terk etmemizi sağlamak. Ama ben terk etmeyeceğim. Eşimin kanının hesabını onlardan soracağım.”

Alman polisi ruh çağırmış!

Soruşturmayı gerekli ciddiyeti göstererek yürütmeyen Alman makamları, traji-komik yöntemlere de başvurdu. Bunlardan biri de soruşturmada medyumlarla birlikte kurbanların ruhlarının çağrıldığı polis belgelerine yansıdı. Üstelik bu belgelere göre İranlı bir kadın medyumun polislerle birlikte çağırdığı kurbanlardan Süleyman Taşköprü’nün ruhu, cinayetleri Amin veya Mustafa adlı iki kişinin de aralarında olduğu bir motosiklet çetesine bağlıyordu!

Münih’te ırkçılık protestosu!

Almanya’nın Münih kentinde 17 Nisan Çarşamba günü başlayacak NSU terör örgütü davası öncesi ırkçılık protesto edildi. Stachus meydanında toplanan binlerce kişi, ırkçılık karşıtı konuşmaların ardından, yürüyüşe geçti. TYyürüyüşte, “Türk ve İslamofobia çok zehirlidir, Biz Müslümanlar ülkemize Nazilerin zarar vermesine müsaade etmeyeceğiz” yazılı pankartlar taşındı.