"Türkiye'nin çatısı" geçmişte deniz kenarı çıktı

AA |  06 Temmuz 2020 Pazartesi - 16:06 | Son Güncelleme : 06 07 2020 - 16:06

"Türkiye'nin çatısı" olarak bilinen Ağrı Dağı'nın eteklerinde yer alan Iğdır'da bir doğaseverin bulduğu yaprak fosillerinin, Iğdır ve Erzurum Atatürk Üniversitesince incelenmesi sonucu fosiller arasında sıcak ve deniz kenarında yetişen palmiye yapraklarına rastlandı.


Tuzluca ilçesine bağlı Alhanlı köyü kırsalında dağın zirvesinden  koparak düşen kayaların içinde tespit edilen fosiller, kısa zamanda ilgi odağı  oldu.
 
Birbirinden farklı yapraklara ait fosillerin bulunduğu kayalıklar,  Iğdır ve Erzurum'dan bölgeye gelen akademisyenlerce incelendi.
 
Kayalıklardaki bitki örneklerini inceleyen akademisyenler, aralarında  sıcak ve deniz kenarında yetişen palmiye yapraklarının da olduğu bu fosillerin  hangi bitkilere ait olduğunu tespit etmek için çalışma başlattı.
 
Erzurum Atatürk Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma  Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Gültekin, AA muhabirine yaptığı  açıklamada, fosillerin bulunduğu Aras Vadisi'nin biyoçeşitlilik yönünden çok  zengin bölge olduğunu söyledi.
 
Bölgenin ayrıca bir fosil yatağı olduğunu da belirten Gültekin, "Biz  bugün bazı olaylara, yani o paleontolojik dönemdeki tarihsel süzgeç içerisinde  bilimsel kanıtları gözümüzle gördük. Örneğin palmiye yaprakları fosillerini çok  net olarak gözlemledik ve fotoğrafladık." dedi.
 
"23 ile 55 milyon yıl öncesinde Kağızman ve Tuzluca deniz kenarıdır"
Bölgede daha kapsamlı çalışma yapılması durumunda farrklı verilere  ulaşılabileceğini belirten Gültekin, şöyle devam etti:
"Paleontolojik devirlere gittiğimizde, Miyosen döneminde, yani  yaklaşık 23 ile 55 milyon yıl öncesinde Kars'ın Kağızman ve Iğdır'ın Tuzluca  ilçeleri deniz kenarıdır. Burası Paratetis Denizi'nin kıyı bölgesidir diyebilirim  ve burada palmiye ağaçları bulunmakta. Öyle bir ekosistem, öyle bir bitki  çeşitliliği var. Bugün günümüzde bu bölgede palmiye ağacına rastlayan yok. O  dönemde 20 ile 50 milyon yılları arasında palmiye ağaçları burada bulunmakta,  işte bilimsel kanıtları da mevcut." diye konuştu.
 
Iğdır Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi  Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celalettin Gözüaçık, bu bölgeyi uzun süredir takip  ettiklerini ve yaprak fosillerinin bulunması üzerine çalışma başlattıklarını  belirterek, "Yetkilileri bu konuda bilgilendirerek, aynı zamanda üniversite  olarak da buraya sahip çıktığımızı, koruma altına aldığımızı belirtmek için  buradayız. Bu manada paleontoloji konusunda uzman hocalarımız burada araştırma  yapacaklar ve yapıyorlar da, araştırmalar devam ediyor." şeklinde konuştu.
 
"Ön fikrimiz üçüncü, dördüncü zamandan kalma bitkilerin alanda  olabileceğidir"
Iğdır Üniversitesi Biyoçeşitlilik Araştırma ve Uygulama Merkezi Dr.  Öğretim Üyesi Belkıs Muca Yiğit, Serhat bölgesinde yer alan biyoçeşitlilikle  ilgili çalışma yürüttüklerini aktararak, şunları söyledi:
"Bu çalışmaların içerisinde fosil çalışmaları da mevcut. Bugün de bu  bölgeye fosil kayıtları tespit etmeye geldik. Alanda bitkisel kayıtlar mevcut.  Alan, geçmiş dönemlerde deniz bölgesi olduğu için, deniz kalıntılarına  rastlanılıyor. Bunun haricinde burada o dönemlere ait bitki kalıntılarını da  görüyoruz. Ön fikrimiz üçüncü, dördüncü zamandan kalma bitkilerin alanda  olabileceğidir. Fakat bunu net bir şekilde söyleyebilmek için de paleontolog  hocalarımızla birlikte yaş tahlillerini yapmamız lazım. O dönemlerde yayılış  gösteren bitkilerin bu alandaki kayıtlarını karşılaştırarak ortaya koymamız  gerekmektedir."