"Türkiye'de her 7 çocuktan biri astım hastası"

29 Nisan 2019 Pazartesi - 16:35 | Son Güncelleme : 29 04 2019 - 16:35

Türkiye Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği (AİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, Türkiye'de her 7 çocuktan birinin astım hastası olduğunu, astımın görülme sıklığının giderek arttığını belirtti.


AİD Alerji Çalışma Grubu tarafından, çocuklarda astım hastalığına  dikkat çekmek amacıyla "Nefes al, nefes ver" sloganıyla astım hastası çocuklar ve  hasta yakınlarının katılımıyla Atatürk Orman Çiftliği'nde fidan dikme etkinliği  düzenlendi.
 
  
Etkinlik sonrası Dernek Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel ve dernek  üyeleri, astım hastalığı ve tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi.
 
Dünyada yaklaşık 300 milyon astım hastası olduğunun tahmin edildiğini  kaydeden Şekerel, "Ülkemizde ise her 12-13 erişkinden ve 7-8 çocuktan biri astım  hastası. Astımın görülme sıklığı yıllar içinde giderek artıyor. Bu nedenle bu  konuda farkındalık oluşturmak çok önem arz ediyor." ifadesini kullandı.
 
 "Ağır astımın tedavisi ilaçları doğru kullanmak"
 
AİD Alerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Sevim Bavbek de her astımın  ağır olmadığına işaret etti. Bavbek,  "Astım hastalığı hastalık yakınmalarının  şiddeti ve tedavi için gerekli ilaç ihtiyacı göz önüne alınarak hafif, orta ve  ağır astım olarak üç gruba ayrılır. Her astımlı hastanın ağır astımı yoktur.  Ancak tedaviye uyum göstermeyen, ilaçlarını teknik olarak doğru kullanamayan,  astıma eşlik eden hastalıkların yeterince tedavi edilmediği astımlı hastalarda  hastalık ağır seyretmektedir." bilgisini aktardı.
 
Prof. Dr. Bavbek, hava kirliliğinin astıma genetik yatkınlığı olan  bireylerde astım başlangıcına ve astımı olan bireylerde ataklara ve hastalığın  ilerlemesine neden olduğunu vurguladı.
 
Bavbek, şunları kaydetti:
 
 "Hava kirliliğinin yarattığı bu olumsuz tabloya karşı toplumsal olarak  kentlerde taş kömürü kullanılmaması ve doğalgazın kullanımının teşviki, trafik  yoğunluğuna karşı önlemler alınması, çevrede yeşillik alanların artırılması,  toplu taşıma araçlarının yaygınlaştırılması ve kapalı ortamlarda sigara  içilmemesi kuralının aktif olarak uygulanması yapabilecekler arasındadır."
 
 "Doğum şekli astım üzerindeki etkili"
 
Astımdaki risk faktörlerine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Ersoy Civelek  de anne veya babada astım veya alerjik rinit olmasının çocuklarda astım  olasılığını artırdığına vurgu yaparak, "Sadece anne veya babasında alerjik  hastalık olan çocukların yaklaşık yüzde 30'unda alerjik hastalık gelişmekte iken  hem annede hem babada alerjik hastalık olan çocukların yaklaşık yüzde 70'inde  alerjik hastalık görülmektedir." bilgisini paylaştı.
 
Sigaranın, astımın gelişmesinde ve astımın kontrol altına  alınamamasındaki en önemli sorunlardan biri olduğunun altını çizen Civelek, "Anne  karnında sigara dumanına maruz kalan bebeklerin akciğer gelişimleri sigara  dumanına maruz kalmayanlara göre daha küçüktür ve bu bebeklerde ileride astım  gelişme riski 3-4 kat fazla olmaktadır. Astımlı olan kişiler sigara dumanına  maruz kalırsa veya kendileri sigara kullanırlarsa solunum yollarındaki iltihabi  durumu artırıcı kimyasal maddeler daha fazla salınmaktadır." diye konuştu.
 
Doğum şeklinin de astım gelişiminde rolünün olduğunun düşünüldüğünü  dile getiren Civelek, şunları kaydetti:
 
  "Sezaryen doğumla doğan bebekler doğum kanalında annede bulunan  faydalı mikroorganizmalara maruz kalmadığı için bu bebeklerde bağırsak  mikroorganizma gelişiminin istenilen şekilde gelişmediği ve bu durumun astıma  yatkınlık hazırladığı düşünülmektedir. Bu nedenle eğer tıbbi bir zorunluluk yoksa  mümkün olduğu kadar normal doğum tercih edilmelidir. Sezaryen doğumların  özellikle alerjik rahatsızlıklar üzerinde etkisi olduğu ortaya konulmuştur."

ETİKETLER