"Tecavüze uğramış hissettiğim için itirafçı oldum"

AA |  12 Şubat 2018 Pazartesi - 16:23 | Son Güncelleme : 12 02 2018 - 16:26

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrası tutuklanan ve itirafçı olduktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan eski Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Ahmet Hamsici, "Bizimle cemaat yöneticileri arasındaki gizli akitte 'darbe yapılacağı' yoktu. Bu akdi onlar bozdu. Ben kendimi kandırılmış, hatta tecavüze uğramış olduğumu hissettiğim için itirafçı oldum." dedi.


FETÖ'nün darbe girişimi sonrasında meslekten ihraç edilen ve  tutuklanan eski Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile HSYK üyelerinin  yargılanmasına devam edildi.
 
İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay  Genel Kurul Salonu'nda görülen duruşmada, önceki celsede suçlamaları reddeden  sanık eski Yargıtay üyesi Mesut Budak, yeniden hakim karşısına çıktı.
 
Duruşmada, eski HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, eski HSYK Birinci  Daire Başkanı İbrahim Okur, eski HSYK üyeleri Kerim Tosun, Mustafa Kemal Özçelik  ile eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem tanık olarak dinlendi.
 
Okur, tutuklu bulunduğu cezaevinden duruşmaya bağlanırken, diğer  tanıklar salonda hazır bulundu.
 
Eski HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, ifadesinde sanığı Ceza ve  Tevkifevleri Genel Müdürlüğünde tetkik hakimi olarak görev yaptığı dönemden  tanıdığını ancak bir samimiyetinin bulunmadığını söyledi.
  
Hamsici, cemaat mensubu HSYK üyelerince önerilen isimler arasında  bulunan sanığın seçilmesine kendileri tarafından itiraz edilmediğini aktardı.
 
İtirafçı olmasında tek kişilik koğuşa alınmasının etkili olup olmadığı  sorulan Hamsici, konunun bununla bir ilgisinin olmadığını, cezaevindeyken bir  gazetede darbe girişiminde bomba atan pilotlardan birinin ifadesini okuduktan  sonra itirafçı olmaya karar verdiğini bildirdi.
 
Daha önce cemaat olarak bilinen yapıya sempati duyduğunu belirten  Hamsici, şöyle konuştu:
 
"Örgütlerle üyeleri arasında yazılı olmayan bir sözleşme vardır. PKK  için dağa çıkan kişi, bir gün eline silah verileceğini ve bu silahı polise,  askere doğrultacağını bilir, bu kabulle örgüte katılır. DEAŞ'a katılan biri,  günün birinde eline bir bıçak verileceğini, bununla kamera karşısında birinin  kafasını kesebileceğini bilir. Bize cemaat toplantılarında 'Biz eğitim  gönüllüsüyüz, Türk dostu insanlar yetiştiriyoruz' diyorlardı. Bizimle cemaat  yöneticileri arasındaki gizli akitte 'darbe yapılacağı' yoktu. Bu akdi onlar  bozdu. Ben kendimi kandırılmış, hatta tecavüze uğramış olduğumu hissettiğim için  itirafçı oldum. Tek kişilik koğuşta kalmam itirafçı olmam konusunda beni  etkileyen bir unsur değildi."
 
Diğer tanıklar
 
FETÖ üyeliğinden tutuksuz yargılanan eski HSYK üyesi Mustafa Kemal  Özçelik ise sanık ile bir dönem aynı lojmanlarda oturduğunu, komşuluk ilişkileri  bulunduğunu, cemaat mensubu olduğunu duyduğunu ancak bu konuda somut bir  bilgisinin olmadığını söyledi.
 
FETÖ üyeliği suçlamasıyla tutuksuz yargılanan eski HSYK üyesi Kerim  Tosun da eski Yargıtay üyesi Nazmi Dere'den sanığın cemaate yakın olduğunu  duyduğunu bildirdi.
  
Tosun, kendisine bu bilgiyi veren Dere'nin örgütün HSYK'dan sorumlu  abisi olduğunu, üst konumda yer aldığını kaydetti.
 
Tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile  duruşmaya bağlanan eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur da sanığın cemaat  mensubu HSYK üyelerince Yargıtay'a seçilmesi istenenler arasında bulunduğunu  ifade etti.
 
Sanığın belirlenen ilk 80 kişi arasında yer aldığını, ancak dönemin  Müsteşarı Ahmet Kahraman tarafından listeden çıkarıldığını anlatan Okur, daha  sonra eski HSYK üyesi Ahmet Kaya'nın ısrarıyla yeniden listeye girdiğini  bildirdi. Okur, hakkında bu şekilde işlem yapılan kişinin sanık Mesut Budak ya da  Yılmaz Tosun olduğunu ancak olayı tam hatırlayamadığını söyledi.
 
FETÖ üyeliği suçlamasıyla tutuksuz yargılanan eski Adalet Bakanlığı  Müsteşarı Birol Erdem de sanığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünde görev  yaptığı dönemden tanıdığını, Yargıtay üyeliği seçiminde isminin cemaat mensubu  kurul üyelerince gündeme getirildiğini belirtti.
 
Erdem, sanıkla ailece görüştüklerini, 2011'deki Yargıtay üyeliği  seçimine kadar bu yapıyla olan irtibatını sadece arkadaşlık boyutunda gördüğünü  kaydetti.
 
Tanık beyanları ve gelen belgelere karşı diyecekleri sorulan Mesut  Budak, belgeleri inceleyemediğini, aleyhindeki bilgi ve belgeleri kabul  etmediğini belirterek bu konularla ilgili savunma için süre talep etti.
 
ByLock kullanıcısı olmadığını ancak ByLock yüklemekle suçlandığını,  kullanıcı adı ve mesaj içeriklerinin bulunmadığını savunan Budak, tahliyesini  talep etti.
 
  
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Buna  göre, sanığın tahliye talebi reddedilerek tutukluluk halinin devamına, duruşmanın  21 Mayıs 2018'e bırakılmasına karar verildi.
 

ETİKETLER