Helin Avşar'dan çok konuşulacak itiraflar!

26 Mart 2017 Pazar - 10:45 | Son Güncelleme : 27 03 2017 - 6:52

Helin Avşar'dan çok konuşulacak açıklamalar. Kendini güzel bulmayan; ancak seksi olduğunu söyleyen Avşar, özel açıklamalarda bulundu. İşte Helin Avşar'ın çok özel açıklamalarının detayları...


Posta Gazetesi'nden Oya Çınar'a röportaj veren Helin Avşar, kendisi hakkında bilinmeyenleri anlattı.
 
İşte Helin Avşar'ın Oya Çınar'a verdiği çok konuşulacak röportajın tamamı:
 
Her zaman gündemde her zaman merak ediliyor. ‘Aklınızda Kalmasın’ programıyla yollarını ayırdı. Şimdi tek başına yeni bir televizyon programına başlıyor. Geçtiğimiz yıl biten evliliğiyle ilgili “Sütten ağzım yandı, yoğurdu üfleyeyim demiyorum hiç. Mutlaka yeniden evlenip çocuk yapacağım” diyor.
 
- Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabınızdan, “Gazetede röportaj yapmayı ne kadar özledim” dediniz. Geri mi dönüyorsunuz yoksa? 
 
Valla o zaman söylemiyordum ama, bırakmamın asıl sebebi televizyona geçmek istememdi. Yalnız o zaman için televizyonla gazeteyi bir arada götürmek çok zordu. Şimdi televizyonla bir arada götürebileceğimi düşünüyorum. O yüzden de evet, istiyorum!
 
 
- Bir sürü şey yaptınız ama devam ettirmediniz. Neden? 
 
İnsanlar sırf bu yüzden maymun iştahlıyım sanıyor, (gülüyor). Aksine çok sabırlıyım. Ama sonra o patlama anı bende çok büyük olur. Direkt kesip atarım ve asla geriye bakmam. İş söz konusu olunca da böyleyim, özel hayatımda da...
 
- Zaman içinde küçük patlamalarınız olsa daha iyi olmaz mı? 
 
Çok haklısın, ama söyleme huyum yok. İçime atıyorum. E öyle olunca da feci birikiyor ve patlamalarım da büyük oluyor.
 
- Böyle yapınca insanlar sizi kolay kandırabileceğini düşünmüyor mu? 
 
Aaa! Bak, hiç saf değilim işte. Asla kendimi kullandırmam. Sadece safa yatarım. Zamanını beklerim her şeyin. O beni kandırdığını zanneder bir süre, halbuki cepten yiyordur, farkında değildir.
 
 
‘DENGELİ BİR DENGESİZLİK OLMALI HAYATIMDA’
 
- Hayatın genelinde nelerden çabuk sıkılırsınız? 
 
Durağanlıktan çok sıkılırım. Hep bir enteresanlık olmalı yaptığım şeylerde. Ya da birlikte vakit geçirdiğim insanlarda. Ama mesela çok eğlenceden de sıkılabilirim. Dengeli bir dengesizlik olmalı hayatımda. O durumu seviyorum.
 
- En tutku duyduğunuz şey ne? 
 
Dedektiflik. Acayip polisiye roman okurum. Cinayet romanlarını çok severim.
 
- Hayatınızdaki insanları da araştırır mısınız? 
 
Araştırırım tabii! Akrep burcuyum ben, (gülüyor). Severim kurcalamayı. Bir de benim altıncı hissim çok kuvvetlidir. Çok iyi analiz ederim karşımdakini.
 
- Genel olarak hayat nasıl gidiyor, mutlu musunuz? 
 
Çok mutluyum. Şimdi yeni bir televizyon programı için görüşmelerim devam ediyor. Yakın zamanda yeniden televizyonda olacağım inşallah. Tasarımcılık aynı şekilde... Özellikle gömlek tasarlamayı çok seviyorum. Gelinlik de çok diktim, ablama elbise de çok diktim ama gömlek denince ben akla gelmek istiyorum.
 
"GECE HAYATIM BİTTİ"
 
- Yaşam stilinizi nasıl tarif edersiniz? 
 
Eskiden çok çılgındı, şimdi durağan. Hiçbir şeyin ortası yok bende. Oturduğum bölgeden beni çıkarmak bile mesele artık. Gece hayatım kesinlikle bitti zaten.
 
- Bu neyle ilgili? 
 
Çok erken yaşta gezmeye başladım. Dünyada gezmediğim yer kalmadı. Dünyanın her yerindeki gece hayatını bilirim. Haliyle artık aynı yerde, aynı insanları yaşlanmış, bir tarafları ağarmış şekilde görmek hiç ilgimi çekmiyor, (gülüyor). Akşam saat 10 dedi mi uykum geliyor.
 
- Geçtiğimiz yıl ‘Kiralık Aşk’ta konuk oyuncu olarak izledik sizi. Bundan sonrası için de düşünür müsünüz? 
 
Çağan Irmak teklif getirse ne güzel olur, isterim tabii! ‘Kiralık Aşk’ın yapımcısı benim çocukluk arkadaşımdı, kıramadım o yüzden. Hatta, “Beni yazlık dizide oynatıyorsun, ismimi kullanıyorsun” dedim. Sonra dizi bir tuttu. Böyle bir uğurum vardır. Sevdiğim her şeye uğurumu getiririm. Mesela hiç uğrak yeri olmayan yere ben bir gideyim orası alır yürür.
 
- Bir şekilde hep göz önündesiniz, ama merak uyandıran bir tarafınız da var. Bunu neye bağlıyorsunuz? 
 
Aslında iç dünyamı bilmiyor kimse. Çok fazla insan kabul etmiyorum hayatıma. Kız arkadaşlarımın sayısı bile üçü dördü geçmez. Ben insanları kitap gibi görürüm. Yavaş yavaş okumak lazım. Her şeyi birden verirsen karşındakini çabuk doyum noktasına ulaştırırsın.
 
"GÜZEL DEĞİL AMA SEKSİYİM"
 
- Nasıl hem seksi hem zıpır oluyorsunuz? 
 
Vaay, hoşuma gitti bu. Böyle mi düşünüyorsun gerçekten.
 
- O zaman itiraf edeyim, bir erkek arkadaşım, “Benim yerime bu soruyu sorar mısın?” dedi. 
 
Ay canım benim yaa! Bekar mı? Ne iş yapıyor?
 
- Bekar, mühendis. Fotoğrafını gösterirdim ama sosyal medya kullanmıyor. 
 
Off! Daha ne isterim (gülüyor). Hele ki sosyal medya kullanmaması kalbimi direkt çaldı şu an. Çiçeğini, çikolatasını alsın gelsin hemen. Şöyle, ben tek tek bakıldığında kendimi güzel bulmuyorum, ama bütününde seksi bir kadın olduğumu düşünüyorum. Karakteristik bir suratım var. He komiklikse mesela canı sıkılan beni arar. Gerçekten öyle bir durumum var. Ailenin komedyeni derler bana.
 
GALERİ
 
“KISKANÇLIKTAN KARŞIMDAKİNE ‘İLLALLAH’ DEDİRTİRİM”
 
- Kendinizde sevmediğiniz, değiştirmek isteyeceğiniz şeyler var mı? 
 
Fiziksel olarak hayır. Ama kızınca anında söylememe huyumu değiştirmek isterdim. İkincisi çok kıskancım. Deli gibi kıskanırım. Onun üstesinden gelmeyi çok isterdim.
 
- Neleri çok kıskanıyorsunuz? 
 
Erkek arkadaşımı acayip kıskanırım. Karşımdakini illallah ettiririm. Çok törpülemeye çalıştım, beceremiyorum.
 
- Zor bir kadın mısınız? 
 
Çok zor bir kadınım. Bunun adımla falan ilgisi yok. Karakter olarak fazla netim. Benimle yaşamak zor. Tam bir akrep burcuyum. Eski eşim de akrepti benim. İki akrep zaten evlere şenlik. O yüzden de yürütemedik malum.
 
AŞIK OLUNCA SUDAN ÇIKMIŞ BALIĞA DÖNÜYORUM
 
- Aşık olunca nasıl biri olursunuz? 
 
Sudan çıkmış balığa dönüyorum. Hiç kontrolüm yok, freni patlamış kamyon gibi giderim.
 
 
- Strateji falan yapmaz mısınız hiç? 
 
Asla! Sıfır strateji yani. Böyle olunca da şansım yüzde elli oluyor. Ya kazanıyorum ya kaybediyorum. Ama kaybedince de zaten “Demek ki kaybedilecek bir insanmış” diyorum.
 
- Üzülmez misiniz arkasından? 
 
Üzülürüm tabii ama çabuk toparlarım.
 
- Derin aşk acıları yaşamıyorsunuz o zaman? 
 
Gençliğimde olmuştur. 17 yaşımda falan. Bu saatten sonra öyle kimse için yataklara düşeceğimi zannetmem.
 
- Bir erkeğe güvenmeniz için ne olması gerekiyor? 
 
Sosyal medyası yoksa, 100 puanı alır benden. Doğal olmalı. Bir de artık bir kuşak öncesini bildiğimiz insanlardan olmalı diye düşünüyorum. Neler duyuyorum çünkü, insanın gözü korkuyor.
 
- Genel olarak nasıl erkeklerden etkilenirsiniz? 
 
Hayat arkadaşı olabilecek biri olmalı. Sevgi dolu olmalı. Aşk dediğimiz şey çok kısa sürüyor zaten. Sonra herkes hayat mücadelesine kaptırıyor kendini. O yüzden de uzun yol arkadaşlığı çok önemli. Bencil olmamalı kesinlikle.
 
- Maço erkek sever misiniz? 
 
Doğalında böyle bir yanı varsa, çok abartılı da değilse olabilir. Öyle kendine maço süsü veren de çok. Onu da anlayabilmiş değilim. Neysen o olmalısın.
 
- Yeniden evlenir misiniz?
 
“Sütten ağzım yandı, yoğurdu üfleyeyim” gibi durumlar yok bende. Yeniden evleneceğim.
 
- Eski evliliğinizle ilgili içinizde kalan bir ukde var mı? 
 
Ukde değil ama yürütmeyi isterdim tabii. Kimse ayrılmak için evlenmiyor. Ama olmadı. Aynı evin içinde farklı bir insanla yaşamak gerçekten zor. Bir de ben alışmıştım uzun yıllardır tek başıma yaşamaya. Ama Allah’tan ayrılığımız çok temiz oldu. Etrafımızdaki son boşanmalara bakıyorum da...
 
- Öncesinde hiç kısa süre de olsa bir deneyelim, bakalım demediniz mi? 
 
Demedik, ama aslında demek lazımmış. Yıllar önce eski nişanlımla yaşamıştım 8 yıl. Ondan sonra şöyle bir duygu gelişti bende; bir sürü şeyi önceden tüketiyorsun. Ortayı bulmak lazımmış halbuki. O kadar uzun yıllar değil ama, evlenmeden o insanla aynı evi paylaşıp birbirinizin o halini de deneyimlemek önemliymiş.
 
- Hamile kaldığı için apar topar evlendi söylentileri? 
 
Hakkımda bugüne kadar duyduğum en trajikomik dedikodu da bu zaten. Bir kere bu benim hayatta yapacağım bir şey değil. Söz konusu bile olamaz. Mesela baba istemediği halde ısrarla çocuk yapmak isteyenleri de anlamam. Babasız çocuk yetiştirme fikri de hiç bana göre değil.
 
- Anne olmayı çok istiyor musunuz? 
 
Hem de çok! Kesinlikle yeniden evlenip çocuk yapacağım! Hatta keşke mümkün olsa, üç dört çocuk istiyorum. Yumurtalarımı da bu yüzden dondurdum. Bütün kadınlara tavsiye ediyorum.
 
- Yeğeniniz Zehra ile ilişkiniz nasıl? 
 
Şimdi bile yanınızda zaten... Evet, hep beraberiz. Çok iyi. Zaten ablama da hep söylüyorum. “İyi ki ablam olmuş” dememin en büyük nedenlerinden biri Zehra’yı hayatımıza katmış olması.
 
- Kendinize benzetiyor musunuz? 
 
Ben o kadar akıllı değildim Zehra’nın yaşındayken. Zehra çok akıllı.
 
"ABLAM KİTAP GİBİ KADINDIR" 
 
- “İyi ki Hülya Avşar”ın kız kardeşiyim hissini yaşatan başka neler var? 
 
Ablam kitap gibi kadındır. Şahikasıdır! Her gün bir şey öğrenirsiniz ondan. Olgunlaşmamın en büyük sebebidir. Biz zaten ailece çok düşkünüz birbirimize. Dışarıya yansıyanın da çok ötesinde.
 
- Ama çok otoriter değil mi? 
 
Eve girme saatlerinize karıştığını söylediğinde çok şaşırmıştım. Hala öyledir. Ama bizim ailede zaten herkes herkese öyledir. Ben de Zehra’ya öyleyim şimdi. Hani gidip bir akşam kız arkadaşında kalmak diye bir şey vardır ya. Bizde o mümkün değil. Hayatımda başka birinin evinde kalmadım.
 
Şimdi Zehra da aynı şekilde. Hafta sonu mutlaka bir araya gelinir. Uzun aile masası kurulur. Moderniz ama o konularda gelenekçiyiz çok. Günde 20 kere telefonda konuşuruz. Hem de ‘face-time’ falan yani, (gülüyor). İlle yüzümüzü de göreceğiz.