'Sağlıklı uyku Kovid-19 aşısı sonrası antikor oluşumunu doğrudan etkiliyor'

AA |  13 Ekim 2021 Çarşamba - 17:16 | Son Güncelleme : 13 10 2021 - 17:16

Prof. Dr. Mehmet Karadağ, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılanan kişilerde lenfositlerin antikor ürettiğini, kişilerin antikoru ne kadar yüksekse hastalığa karşı korunmasının da o kadar fazla olduğunu hatırlatarak, yaptıkları bir çalışmada, sağlıklı uykunun lenfositin gelişmesinde ve antikor oluşmasında doğrudan etkili olduğunu gözlemlediklerini bildirdi.


Prof. Dr. Karadağ, uykunun bağışıklık sistemi üzerindeki etkisine  ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, uykuyu "vücutla sağlık arasındaki  altın zincir" olarak tanımladı.
 
Bu zincir koptuğunda ve uyku alınmadığında bedenin sağlıklı  yaşayamadığını söyleyen Karadağ, uykunun multidisipliner bir durum olduğunu ifade  etti.
 
Sağlıklı uyku için belirli özellikler bulunduğuna işaret eden Karadağ, 6 saatten az ya da 9 saatten fazla uyunmaması gerektiğini, uyku için karanlık, ısı ve ses açısından uygun bir ortamın sağlanmasının önemli olduğunu anlattı. Karadağ, sağlıklı uyumayanların sosyal ve günlük yaşantılarının da değiştiğini  kaydetti.
 
Uykuda solunum bozuklukları arasında horlamanın yaygın görüldüğünü  belirten Karadağ, bu durumun erkeklerde, belirli bir yaştan sonra daha fazla  gözlendiğini dile getirdi.
 
Horlayan kişilerin "Rahat nefes alamıyorum." mesajı verdiğini aktaran  Karadağ, "Horlayan insanların bir kısmında da gece yarısı o nefes duruyor.  Aldığımız her nefes aslında kanımızı temizler. Yani kanımıza yeterli oksijenin  sağlanmasını, bu oksijenle beynimizden ayağımızın parmak ucuna kadar sağlıklı  yaşamamızı sağlar. Oksijeni alamazsak bundan beynimiz, akciğerimiz, kalbimiz,  böbreklerimiz, tüm vücudumuz etkilenir. Bu diğer hastalıklarla çok iç içedir"  bilgisini verdi.
 
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, uykuda solunum bozukluğu ve uyku apnesi olan  kişilerin sabah baş ağrısıyla uyandığını, konsantrasyon bozukluğu yaşadığını,  sosyal yaşamda da birçok problemle karşılaştığını anlattı.
 
Uyku apnesi olan kişiler Kovid-19'u daha ağır geçiriyor
 
Salgın döneminde Kovid-19 tanılı hastalara test yaparak uyku apnesi  açısından riskleri olup olmadığını gözlemlediklerini aktaran Karadağ, şöyle devam etti:
 
"Bu riski belirleyen stop-bang dediğimiz anket var. Kişi horluyor mu? Gündüz aşırı uyku hali var mı? Gece uyurken nefesinin durduğuna tanık bir kişi  var mı? Hipertansiyonu var mı? Boyu, kilosu, vücut kitle endeksi... Obezitesi var  mı? 50 yaşın üstünde mi? Erkek mi? Bu 8 soruya bakıyoruz. Bunlar 4-5'ten fazlaysa  'Uyku apne riski vardır.' deyip uyku testi yapıyoruz. Bu anket çalışmalarıyla  erişkinlerin yaklaşık yüzde 35'inde uyku apnesi riski tespit ediliyor. Biz yatan  hastalarımızda bu testi yaptık. Bursa'da birkaç merkez toplandık. Kovid-19  nedeniyle yatan hastaların riski ne kadarmış diye. Onlarda toplumdan çok daha  yüksek çıktık. Yüzde 45 civarında çıktı. O zaman uyku apnesi ya da uyku sorunu  olan kişiler daha mı kolay Kovid oluyorlar? Kovid'i daha mı ağır geçiriyorlar?  Buna baktığımız zaman, evet."
 
Uykunun aslında basit bir dinlenme dönemi değil restorasyon dönemi  olduğunu belirten Karadağ, gün boyu yorulan, stres yaşayan insanların  uyuduklarında sadece kaslarının değil, beyin ve vücutlarının da dinlendiğini,  uyku esnasında tüm vücut hücrelerinin beslendiğini, olgunlaştığını, dinlendiğini ifade etti.
 
Karadağ, "Aşı yapılan kişilerde lenfositlerin antikor ürettiğini  biliyoruz. Kişilerin antikoru ne kadar yüksekse hastalığa karşı korunması da o  kadar fazla. Sağlıklı uykunun lenfositin gelişmesinde ve antikor oluşmasında  doğrudan etkili olduğunu gördük. Yapmış olduğumuz çalışmada da bunu gösterdik.  Sağlıklı bir uyku, insanların antikor gelişiminde, lenfosit gelişiminde etkili  oluyor. Bu da insanların vücut direncini artırıyor" değerlendirmesinde bulundu.
 
"Aşı olduğu halde hastalanan kişilerin ortak özellikleri vücut  dirençlerinin düşük olması"
 
Salgında vücut direnci yüksek kişilerin Kovid-19'u daha hafif, düşük olanların daha ağır geçirdiklerinin, yoğun bakımda daha fazla tedavi  gördüklerinin ve vefat ettiklerinin gözlemlendiğini ifade eden Karadağ, şunları kaydetti:
 
"Aşılı insanların arasında bile hastalanan olunca bakıyoruz, evet aşı  olmuş ama vücut direnci düşük, ek bir hastalığı var, kortizon ya da başka bir şey  kullanıyor. Aşı olduğu halde hastalanan, ölen kişilerin ortak özellikleri vücut  dirençlerinin düşük olması. Vücut direncini artıran ideal olay sağlıklı uyku.  Sağlıklı uykunun ne kadar önemli olduğunu tüm toplumun, hekimlerin yeniden  farkındalık oluşturarak anlamaları gerekiyor. Sağlıklı uykuyu sağlayabilmek için  tüm engelleri kaldırmamız lazım. Her yer açılırken, okullar, alışveriş yerleri  açılırken tüm meslektaşlarımıza 'Uyku laboratuvarlarınızı açın.' diyoruz. Bunlar  için belirli standartları ülkemizde paylaştık. Uyku laboratuvarına alacağımız her  hastaya önce PCR testi yapıyoruz. Negatifse, o kişinin uyku testini  yapabiliyoruz. Yaptığımız uyku testlerinden sonra tedavilerine başlanması o  kişilerin hem vücut hem hastalığa karşı dirençlerini artırıyor. Sağlıklı  yaşamasını sağlıyor."
 
Prof. Dr. Mehmet Karadağ, sağlıklı yaşayabilmek, vücut direncini  artırabilmek için en büyük silahın sağlıklı uyku olduğunu, insanların sağlıklı  uyuyup, beslendiklerinde vücut dirençlerinin otomatik artacağını sözlerine  ekledi.