'Para dolu çantayı dökerim...'

DHA |  29 Mart 2013 Cuma - 13:50 | Son Güncelleme : 29 03 2013 - 13:50

Coca Cola CEO’su Muhtar Kent'ten çarpıcı sözler!


CAPİTAL ve Ekonomist Dergileri tarafından düzenlenen, Bursa Valiliği’nin ev sahipliğinde bu yıl ikincisi gerçekleşen Uludağ Ekonomi Zirvesi başladı. Zirvenin açılışında konuşan Doğan TV Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, dünyanın risk haritasının değiştiğine dikkati çekerek, "Yatırımların hızla büyüyen gelişmekte olan ülkelere kayması kaçınılmaz oluyor. Bu eğilimler dünya ekonomileri arasında bir yıldız gibi parlayan Türkiyemiz açısından yepyeni olanakları beraberinde getiriyor" dedi.

Bu yıl ’Yeni Fırsat Penceresi’ ana temasıyla Grand Yazıcı Otel’de düzenlenen zirveye Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bursa Valisi Şahabettin Harput, Doğan TV Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Coca Cola CEO’su ve Dünya Başkanı Muhtar Kent ile çok sayıda işadamı katılıyor. İki gün boyunca siyaset, ekonomi ve iş hayatından 50’ye yakın konuşmacının yer alacağı zirvenin yarınki bölümüne Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve kriz kahini olarak bilinen dünyaca ünlü ekonomist Prof.Dr. Nouriel Roubini de katılarak konuşma yapacaklar.

Yeni bankacılık, inovasyon, teknoloji, yeni nesil girişimciler ve liderler, yeni iş modelleri, sosyal ve sürdürülebilir büyüme gibi konuların tartışılacağı, şirketlerin gelecek stratejilerinin ve k?rlı büyüme modellerinin, CEO’ların hedef ve önceliklerinin paylaşılacağı Uludağ Ekonomi Zirvesi bugün açılış konuşmalarıyla başladı.

Açılışta konuşan Bursa Valisi Şahabettin Harput, Uludağ’da salon sıkıntısı yaşandığı için geniş katılımlı toplantılar düzenleyemediklerini, ancak bu sorunu en kısa sürede çözeceklerini belirtti. Zirvenin Bursa’nın ve Uludağ’ın tanıtımına büyük katkı sağladığını ifade eden Vali Harput, bu nedenle bu organizasyonu desteklemeyi sürdüreceklerini ifade etti.

Daha sonra konuşan Doğan TV Holding Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, geçen yıl birincisi yapılan Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin olağanüstü başarısının cesaret verdiğini söyledi. Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Bu yılki katılımcı sayımızın geçen yıla göre iki katın üzerinde artmış olması, yola çıkarken kendimize koymuş olduğumuz hedefler açısından iyimserliğimizi daha da artırdı. Önümüzdeki yıllarda Türkiye dışından katılımcıların da artmasıyla Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin çok kısa bir sürede uluslararası düzeyde ilgi çeken bir bölgesel tartışma platformuna, bilgi paylaşım ve düşünce üretim odağına dönüşeceğinden kuşku duymuyorum" dedi.

"TÜRKİYEMİZ BİR YILDIZ GİBİ PARLIYOR"

Arzuhan Doğan Yalçındağ, zirve toplantısının dünya ekonomisine ilişkin çelişkili beklenti ve değerlendirmelerin gündemde yer aldığı bir dönemde yapıldığına dikkat çekerek şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği’nde geçen yıl ağırlık kazanan kötümserlik dağılmış gibi gözükürken, AB’nin uzun dönemdeki geleceğine ve özellikle ekonomisi nispeten zayıf olan üye ülkelerin borç sorunlarına ilişkin tartışmalar yoğun biçimde devam ediyor. ABD’de benzer bir durum görüyoruz. Kısa vadede tehlike atlatılmış gibi görünse de ABD ekonomisinin giderek gücünü ve dünyadaki lokomotif rolünü kaybetmeye başladığına ilişkin kaygılar derinleşiyor. Öte yandan gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızı, kamu borç oranları, dış ödemeler dengeleri gibi çeşitli ekonomik göstergelerde gelişmiş ülkelerden daha iyi performans göstermeleri, dünyada yepyeni, alışık olmadığımız bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Dünyanın risk haritası değişiyor. Yatırımların hızla büyüyen gelişmekte olan ülkelere kayması kaçınılmaz oluyor. Bu eğilimler dünya ekonomileri arasında bir yıldız gibi parlayan Türkiyemiz açısından yepyeni olanakları beraberinde getiriyor. Son yıllarda gösterdiği olağanüstü performansla tüm dünyanın ilgi odağı haline gelen ülkemizin, 2023 hedeflerine yönelirken dünyada ortaya çıkan yeni koşullardan nasıl yararlanması gerektiği de emimin zirve toplantımızda tartışılacak konular arasında olacaktır. Gündemimizdeki konular 2 günlük bir programa sığmayacak kadar fazla ve derin. Ancak birbirinden değerli katılımcıların zirveye getirdikleri bilgi ve deneyim zenginliği, benzeri başka bir tartışma platformunda bulunamayacak kadar da büyük."

Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş de bu zirveyi Uludağ’da globolleşen bir çerçevede yapmak istediklerini belirterek, "İleride bu zirveler kendimizin dinlediği, kendimizin konuştuğu bir yer olmaktansa, yılda bir kez bütün ekonomi dünyasının geleceğinin tartışıldığı bir zirve olmasını planlıyoruz" dedi.

Daha sonra söz alan Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su Hasan Rahvanlı ise zirveye katılan konuşmacıların profilini incelediğinde, göğsünün kabardığını söyledi. Rahvanlı, "Niçin bir aradayız? 2023 için hedefleri olan bir ülkeyiz. Türkiye, Batı Avrupa, Ortadoğu, Rusya’nın merkezinde büyük çekim gücü konumunda. Bugünkü toplantının bu kadar ilgi görmesi de ortak değer, ortak hedefler olduğunda hemen tek yumruk olabilme konusundaki barışımızın kanıtı olarak görüyorum" diye konuştu.

MUHTAR KENT: TARIM VERİMİ YÜKSELİYOR

Capital ve Ekonomist dergileri tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde, Coca Cola CEO’su ve Dünya Başkanı Muhtar Kent, 'Benim Hikayem’ adlı oturumda konuştu. Konuşmasına dünyadaki gelişmeleri anlatan Kent, dünyada okullaşma oranının yüzde 55’ten 75’lere tırmandığını söyledi. Kent, dünyada bir sürü yerde çatışma olduğunu ancak son 25 yılda silahlı çatışmanın yüzde 35 azaldığını ifade ederek, "Dünyada bebek ölümleri yüzde 40 düştü. Ayrımcılık dünyada azalıyor. Hoşgörü dünyada iletişimin artması ile artıyor. Kadınların ekonomiye katkıları artıyor. Bu en büyük fırsatlardan biri. Tarım verimi muazzam şekilde yükseliyor" dedi.

"DOKUNMADAN KLASİK MÜZİK EŞLİĞİNDE TARIM YAPILIYOR"

Geçtiğimiz günlerde ABD’de bir çiftçi arkadaşının John Deere marka aracına bindiğini belirten Kent, 850 bin dolarlık bu araçla yaklaşık 45 kilometre boyunda, 25 kilometre eninde bir arazide mısırı biçtiğini kaydetti. Uydular aracılığıyla dokunmadan müzik eşliğinde çalışıldığını söyleyen Kent, "Elini değdirmeden aynı araç tohumu da ekmiş 35 kilometre genişlikte 1 santim atlamadan çalışıyor. Böyle tarım verimi artıyor" diye konuştu.

"BEDAVA OLAN HERŞEY FAZLA KULLANILIYOR"

Dünyada şehirleşme ve çevre duyarlılığının da arttığına dikkat çeken Kent, dünyada da iletişimin muazzam şekilde geliştiğini vurguladı. İlk e-mailin 1970’li yıllarda atıldığını hatırlatan Muhtar Kent, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2012’de 3,4 milyar e-posta hesabı bulunuyor. 300 milyar e-mail var. E-postaların 125 milyonu iş, gerisi özel e-postalardan oluşuyor. Her dakika 208 milyon e-posta atılıyor. Baktığımızda bir yerde bu oran fazla. Bedava olan her şey biraz daha fazla kullanılıyor. Sosyal medya gelişiyor. Facebook 1 milyarı geçmiş vaziyette. Bizim sayfamızda 60 milyon üye var. Türkiye de en fazla üyesi olan ülkelerden 3’üncü sırada."

Online alışverişin de artık arttığına dikkat çeken Kent, geçen yılın Aralık ayının ile birlikte ABD’de e-ticaret 300 milyara dolar potansiyele ulaştığını kaydetti.

"BAŞARIYI TEKRARLAMAK ÇOK ÇOK DAHA ZOR"

Coca Cola’nın 16 tane milyar doları aşan, 207 ülkede binden fazla fabrikada faaliyet gösteren dünyada 770 binden fazla çalışanı olan yapısının bulunduğuna işaret eden Kent, bu büyüklükteki firmanın büyümesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması konusunda bilgi verdi. Büyümeyi oksijene benzeten Kent, "Büyüme oksijen gibi yükseldikçe zorlaşıyor. Hava azalıyor. Başarıyı elde etmek zor ama tekrarlamak çok çok daha zor. Sonuç olarak da benim hep sistematik düşüncem, bir yöneticinin ülkeyi şirketi yöneten kişilerin, kendini yöneten kişilerin sorumluluğu, başarıyı tekrarlayabilmesi için bütün şartları yerine getirmektir. Dünyada kaç tane 4 kez üst üst altın madalya kazanmış bir kişi var. Kış olimpiyatlarında. Tekrarlamak çok daha zor" diye konuştu.

"GAZETE İLANINDAN BULDUM, 4’TE KALKTIM COCA COLA SATTIM"

Çalışma hayatına başladığı zamandan bugüne geçen 35 yılda çıkarttığı dersleri anlatan Kent, "Kariyerime 1979 yılında Atalanta’da başladım. ilk 10 ayımı kamyonlarda Teksas’ta, Massahusetts’de, Los Angeles’ta geçirdim. 04.00’te kalktım, kamyonlara yükledim ve Coca Cola sattım. Marketlere ve büyük satış noktalarına. Kariyerime böyle başladım. Gazete ilanında buldum bu işi. ABD’ye 1978 sonunda gittim, cebimde İngiltere üniversitesinin bir diploması, bir de ABD doğum belgem vardı. 1,5 - 2 ay sonra ilanla başladım iş hayatıma. Çok önemli 9 ayı hiç unutmadım. Esas iş paranın değiştiği yer, o satışların olduğu nokta. Herşey oradan başlıyor. 500 marka, 3 bin mamul herkesin oradan para kazanması lazım. Şişeyi yapan, kamyonu yapan, kamyonlarda çalışanların satış noktasının, ortaklarımız bunlardan birkaçı. Oradan koptuğunda her şeyden koparsınız" dedi.

"GİTTİĞİM YERDE PİYASAYI DOLAŞIRIM"

Piyasayı dolaşmaktan o yüzden zevk aldığını belirten Kent, geçtiğimiz günlerde yaptığı ziyaretten bahsederek, "Riyad ve Abu Dabi’deydim. Yine kamyonlarla dolaştım. Her hafta gittiğim yerde bunu yaparım. Çünkü paranın 1 doların, 70 cent’in el değiştir yer kadar önemli yer yok. 20 milyon satış noktasını ziyaret edersiniz. Şu an Coca Cola, dünyadaki UPS’den daha fazla araca sahip. Aynı zamanda çevreye duyarlı" diye konuştu.

"İYİ BİR MARKANIN TUTULMUŞ BİR SÖZ OLDUĞUNU ÖĞRENDİM"

Daha sonra çalışma yaşantısı ile ilgili bilgi veren Kent, şunları söyledi: "12 aylık dönem sonunda reklam müdürü olarak Roma’ya tayin oldum. İyi bir markanın tutulmuş söz olduğunu İtalya’da öğrendim. 2 sene geçirdim. 1981’de Hollanda’ya yeni iş kurmak için atandım. O sıralarda Türkiye Coca Cola bünyesinde sorunlu bir işti. İlk 50’ye bile girmiyordu. Türk bile yoktu. Hollanda’da işinde tek yabancı bendim. Hollandaca da konuşmuyordum, ama bana ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu öğrendim. Yenilikçiliğin, girişimciliğin önemini öğrendim. Avrupa boyutunda 4 farklı patronum vardı. Yeni iş kuruyorduk. Bütün seyahat piyasasına mamulleri, meyve sularını yeni ambalajda sunma işiydi. Burada etkilenmeyi öğrendim. 1985’te Türkiye Genel Müdürü olarak atandım. O zaman Genel Müdürlüğü İzmir’deydi. Başladığından beri 63’te başlamış ve 85’te ilk Genel Müdür oldum. Çok sorunlu bir işti. Her satılan şişeden zarar ediyorduk. Vergi sistemlerinden ölçek olmamasından dolayı. Aynı zamanda kısıtlayıcı ekonomiden dolayı. Döviz olmadığından bir Manisa’da salça fabrikası vardı. Salça satıyorduk. Döviz üretip, Coca Cola ve benzeri içecekler için gerekenleri ithal ediyorduk. İşimizi yürütüyorduk."

"BAZEN DEVLETLER HERŞEYİ ÇÖZEMİYOR"

1985 yılında işlerin değiştiğini söyleyen Kent, Türkiye’nin önünün açılmaya başladığını kaydetti. 4 yılda 450 milyon şişeden, 4,5 milyar pazara geldiğini belirten Kent, "Büyümeye başladı. İstanbul’a taşıdık merkezi. Benim tabir ettiğim 6 üçgenin iş alemi, hükümet, devletler, sivil toplum örgütlerinin daha yakın olmaları kadar önemli birşey yok. Dünyanın geleceği buna bağlı. Hükümetler, devletler herşeyi çözemiyor. Sivil toplum örgütleri birlikte çalışmaları lazım. İlk defa devletle olan ilişkilerin hem milli, hem yerel anlamda ne kadar önemli olduğunu, öğrendim. Uzlaşmanın önemli olduğunu öğrendim" diye konuştu.

"VİYANA YILLARIM ÇOK ÖNEMLİYDİ"

Daha sonra Viyana’ya atandığını dile getiren Kent, Doğu Avrupa sorumlusu olarak 30 ayda 22 fabrika kurduklarını dile getirdi. Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından Doğu tarafa doğru açıldıklarını hatırlatan Kent, "Hızlı hareket etmenin, risk almanın, inandığında arkasında durmanın, birçok kültürlü yerlerin sentezinden çıkan kararın daha doğru karar olduğunu öğrendim. O yıllar benim için çok önemli. Kariyerimde inişli çıkışlı önemli bilgi birikimi edindim" dedi.

"NAKİTİN ÖNEMİNİ ANLADIM"

1997 yılında Türkiye’ye döndüğünü ifade eden Kent, Efes İçeçek Grubu’nun Başkanı olduğunu kaydetti. 5,5 - 6 yıl çalıştığını hatırlatan Kent, o yılların atılım yılları olduğunu belirterek, bundan faydalanarak Türkiye dışına açılmanın kendisi için entresan ve etkileyici zaman olduğunu kaydetti. O dönemlerde naktin önemini de anladığını dile getiren Kent, "Yerelden beynelmilele geçişte anladım. Vizyon, Adriyatik’ten Çin’e vizyon kurdum. Yönetimin, takım çalışmasının önemli olduğunu paydaşların önemini anladım" diye konuştu.

"HER KARİYERİN İNSANIN HAYATINDA YUKARI ÇIKMADIĞINI GÖRDÜM"

Coca Cola şirketine 2005 yılında tekrar döndüğünü söyleyen Kent, "Asya’ya atandım. Hong Kong’da dünya dengelerinin nasıl değişeceğini gördüm. Asya’nın çok daha fazla söz sahibi olacağını, Çin’in içindeki değişimi görebildim. Çin’de 12 fabrika açtık, o dönem içinde. Hızlı geçen bir zamandı. 2008’de CEO ve Dünya Başkanı olarak genel merkeze atandım. Bu zaman zarfında herşey bu kadar basit olmadı. Her kariyerin insanın hayatında hep yukarı doğru çıkamadığını gördüm. Gençlerle konuştuğumda bunu vurguluyorum. Her zaman rekreasyon çizgisi gibi çıkmaz. Önemli olan belli dönemde çıkmak. İnişleri de çıkışlar kadar iyi denetlemek" diye konuştu.

"TÜRK YÖNETİCİLER ÖNEMLİ YERE GELİYOR"

Dünyadaki başarılı şirketlerin yöneticilerinin farklı ülkelerden ve farklı olabildiklerini ifade eden Kent, kendisinin de geçtiğimiz günlerde ödül aldığını hatırlatarak, bu resmin önümüzdeki günlerde daha da gelişeceğini kaydetti. Her şirkette Türk yöneticilerin önemli yere geldiğinin görüldüğüne işaret eden Kent, "Western Union’un Hikmet Erçek başında. Yalnız büyük şirketler değil, girişimcilik de çok önemli. ABD’de sözü çok edilen Hamdi Ulukaya var. Doğu kökenli, genç üniversite bitirmeden ABD’ye gelmiş. Çobani diye bir şirket yarattı. 5 senede, 1 milyar doları aşmış. değeri 2,5 milyar dolar ve yüzde 30 büyüyor. New York’ta borç alıyor ve 6 senede en tutulan, ABD olimpiyat takımını destekleyen bir yoğurt şirketi. İnşallah çok örnekler olur. Çok başarılı sevdiğim bir kişi. Rüyasının belki üçte birinde. Oldukça yakın ilişkilerimiz var. Destekliyorum kendisini. Vizyonu olan bir kişi. Oscarların verildiği törende orada olduğunu gördüm. Bir baktım reklamı da çıkıyor. Nasıl oldu diye sordum. ‘Herkes yoğurdumu yiyor abi’ dedi.

"ÜNİVERSİTE BİTİRMEK ŞART DEĞİL"

Üniversite bitirmenin şart olmadığını ama eğimini önemli olduğuna işaret eden Kent, aile eğitiminin ve karakterin önemini vurguladı. İsviçre’de şirketlerin başındakilerin yüzde 50’sinin üniversite bitirmediği örneğini veren Kent, "Aksam kurslarından diploma alıyorlar. Meslek okullarından diploma alıyorlar. Almanya’da da öyle" diye konuştu.

"BİRÇOK GRİSİ OLAN DÜNYA VAR"

Günümüzde koşulların çok değiştiğini söyleyen Kent, "Artık yaptığınız ürünlerin kalitesi sadece başarınız garantisi değil. Artık şirketinizi karakteri de önemli. İletişim dünyasında çok önemli yeri var. Sizden nasıl bahsediyorlar 300 milyon e-mailde. Bu çok önemli. Eskiden iyi ürün reklam dağıtım sistemi başarı formülü oydu. Şimdi artık öyle değil. Artık insanlar tüketicilerin üzerine müşteri üzerinde pozitif etki yaratacak, onların sizin hakkınızda pozitif konuşmasını sağlamanız lazım. Artık beyaz siyah değil. Birçok grisi olan dünyadayız. Biz de insan kaynakları, verimlilik, gezegen, karlılık ortaklarımız üzerine kurduk" diye konuştu.

"125 YILDA YAPTIĞIMIZI 10 YILDA YAPMA VİZYONU YARATTIK"

Şirketin vizyonunda da önemli değişiklikler olduğunu belirten Kent, "2010 yılında 100 milyar dünya ciromuzu, 10 yıl içinde 200 milyara çıkarmak istiyoruz. 125 yılda yaptığımız 10 yılda tekrarlama vizyonu yarattık. Bunun içine tabi ki bütün ortaklarımızı çalışanlarımızı sivil toplum örgütleri, hükümetler, kar amaçlı kuruluşlar, gütmeyenleri de vizyonumuza katıyoruz" dedi.

"5 MİLYON KADINA TAHADDÜMÜZ VAR"

İnsan gücünün önemine de değinen Kent, su, yaşam kalitesi yükseltmek ve kadınların da yer aldığı ‘3W’ benimsediklerini kaydetti. Su konusunda 2020 yılında kullandıklarını geri verme vizyonunu ele aldıklarını söyleyen Kent, "Şirket dışında 5 milyon kadına olanak sağlamak gibi tahadümüz var. Türkiye’de de 21 asrın, kadınlar asrı olduğuna yüzde 100 inanıyorum. Türkiye’de sürdürülebilir ortaklar var. İTO, TOBB gibi kuruluşların yanı sıra birçok vakıfla da çalışıyoruz" diye konuştu.

"BİTKİDEN ŞİŞE ÜRETTİK"

İnovasayona da önem verdiklerini belirten Kent, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnovasyon daimi değişim içinde. İnovasyon içerde değil, müşterilerle ilişkiler diğer paydaşlar şirket dışında gelişiyor. İlk defa dünyada bitkiden şişe üreten şirket Coca Cola. Yüzde 30 - 40 olan bölümünü oluşturuyor. Hindistan kuluçka modeli ile gelişti. İçeri aldık. Dünyada her tarafa yayıyoruz. Şeker kamışı artıklarından pet yerine 500 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz. Dünyaya yayacağız. Onun gibi örnekler var."

"DİKİZ AYNASINA BAKMAKTANSA CAMA BAKMAK ÖNEMLİ"

Daha sonra girişimcilere ve gençlere önerilerde bulunan Kent, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Büyük düşünme, hedefleri yüksek seçmek çok önemli. En iyi olmayı hedeflemekten korkmamak. Türkiye’nin 2023 programını görüyoruz. Değişmekten korkmamak. Dogmalardan vazgeçelim. Doğru olana evet diyebilmek, yapılan işi sevmek, yaptığınız işe sevginizin olması, kendinizi geliştirmek Edison, ‘Hiçbir gün çalışmadım, hepsi benim için eğlenceydi’ der. Sorumluluk almasını bilmeniz lazım. Ben kendimi öyle eğittim. Kültür çok önemli. Yarına hiçbir zaman bırakmamak lazım. Bugün yapmak cesur olmak. yanlıştan korkmamak, enerjik olmak önemli. Genç yöneticiler için işe en alttan başlamak çok önemli. Öğrenmeyi soru sormayı sevdim. Hiçbir zaman yalnız yemek yemem. Bir fırsattır birileri ile konuşmak için. Gençlere onu derim. Kendi çantamı kendim taşırım. Alçak gönüllü olmak çok önemli. Zamanı iyi yönetmek önemli, en az olan kaynak zaman. Hep dikiz aynasına bakmaktansa, cama bakmak önemli. Kendine zaman ayırması önemli. Bir de nakit."

"ÖNERİYİ GENÇ KIZDAN ALDIM ONU DA İFADE EDEYİM"

Nakit konusunda yaşananları da bir örnekle açıklayan Kent, "Bazen finans müdürünü yollarım bankaya. Para dolu çantayı dökerim sahneye. Bunu herkesin görmesi lazım derim. Para taşınması lazım. Kimse para taşımıyor. Para taşımayı yöneticilerine öneririm. Nakte karşı saygı da azalıyor. Krizin ana sebeplerinden birisi de bu. Hayal çok önemli. Dışarı olan ilişkiyi siz sağlıyorsunuz, cesur ekiple çalışan oyun kuran, bunu bana el yazısı ile 14 yaşında bir kız yolladı. Türkiye’den Deniz Zeka diye bir kız yolladı. Şeffaflık olarak bunu söyleyeyim ben kendim bulmadım. Genç kız yolladı, onu da ifade edeyim" diye konuştu.

Muhtar Kent, konuşmasının sonunda Vali Şahabettin Harput, kendisine plaket verirken Ekonomist Dergisi ve Doğan Yayın Grubu’na teşekkür etti.