'Oyuncu olmasam anaokulu öğretmeni olurdum'

04 Nisan 2015 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 04 04 2015 - 2:30


 
Kanal D ekranlarının sevilen dizisi ‘Alın Yazım’ın Asya’sı Duygu Keser oyunculuk serüvenini ve gelecek planlarını anlattı.
 
Röportaj: OLCAY ÜNAL SERT
 
Oyunculuğa nasıl başladınız?
 
Küçükken o an neye özenirsem o olmak isterdim. Kamyon şoförlüğünden, marangozluğa, öğretmenlikten avukatlığa... Ne şanslıyım ki oyunculuk bana bunların hepsini verdi ve umarım ki daha yıllarca verecek. Oyunculuğa kamera arkasına olan ilgin sayesinde başladım, sonra da kendimi kamera önünde buldum.
 
Oyuncu olmasaydınız ne olurdunuz?
 
Oyuncu olmasaydım çocuklarla vakit geçirebileceğim bir meslek seçerdim. Sanırım anaokulu öğretmeni olabilirdim.
 
Bugüne kadar Bebeğim, Sıla, Küçük Kadınlar, Elde Var Hayat, Böyle Bitmesin, Alın Yazım gibi çok sayıda dizide rol aldınız. Sizin için en özeli hangisi, neden?
 
Tabii ki hepsi özeldi, bugünlere gelmemde hepsi bir okul, büyük bir deneyim, iyi ve başarılı   insanlarla çalışma fırsatıydı benim için.
 
 
“İŞİMİZİN KARŞILIĞINI SEYİRCİMİZDEN ALIYORUZ”
 
Günlük dizi ‘Alın Yazım’ büyük ilgi görüyor. Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?
 
Türkiye’nin en önemli ve en çok izlenen kanallarından biri olan Kanal D’de yayınlanmamız bize artı bir sorumluluk veriyor. Çalıştığım yapım şirketi Düş Gezginleri, yönetmenlerimiz Canan Evcimen ve Atilla Cengiz, ekibim, oyuncu arkadaşlarım, herkes işini çok ciddiye alıyor. Bazı kesimlerce küçümsense de biz işimizi canla başla büyük bir ciddiyet ve titizlikle yapıyoruz ve karşılığını seyircilerimizden alıyoruz.
 
Günlük dizi ile haftalık dizi arasında ne gibi farklar var?
 
İş olarak ikiside dizi bir farkı yok aynı emek, aynı özen, aynı titizlik gerekiyor. Günlük dizi çekimleri günde birkaç bölüm bir arada çekildiği için biraz daha karışık, daha çok dikkat gerektiriyor, ayrıca haftalık dizilerden  daha yorucu. Ama hergün TV’de olmak ve bunun karşılığını sokakta size sarılıp sizin için üzülen insanlardan görmek paha biçilemez bir duygu.
 
Asya ile benzeşen taraflarınız  var mı?
 
Asya da bende çok anlayışlıyız, insanları oldukları gibi kabul edebiliyoruz; affediciyiz, kin tutmayız, çalışkanız, vefalıyız. Ama çok büyük farklarda var tabi. Asya’nın bana benzer özellikleri olsa da  genelde çok farklı. Kısaca farklı farklı karakteri olan küçük kız kardeşim gibi.
 
Boş vakitlerinizde genelde neler yaparsınız?
 
Boş vakit kavramına inanmıyorum. Bence insanın boş vakti olmaz, insan kendine boş vakit yaratır. İşimden arta kalan zamanlarımda kendimi dinlerim ve canım ne yapmak istiyorsa onu yaparım bu yüzden boş vaktim pek olmaz.Film izlemekden ve kitap okumaktan keyif alırım.
 
 
“ARTIK SADECE BAKIŞARAK BİRBİRİMİZİ ANLIYORUZ...”
 
Ozan Dağgez ile aranızda nasıl bir sinerji var?
 
Harika bir insan. İyi, vicdanlı, anlayışlı, egosuz, komik, samimi aynı zamanda kendi halinde biri. Harika bir iş arkadaşı. Artık sadece bakışarak birbirinizi anlıyoruz ve bu yaptığımız işte çok önemli.
 
Sette neşeli misinizdir?
 
Her zaman neşeliyim. Üç şey neşemi bozar ve içimdeki canavarı uyandırır; yalan söylenmesi, hadsizlik,ukalalık. Bunlar olmadıkça benim yanımda kimse sıkılmaz! (gülüyor)
 
Sahnenizi beklerken neler yaparsınız genelde?
 
Sahne bekleme gibi bir durumum çok olmuyor benim, haftanın 6 günü sabah 9 akşam 6 durmadan çalışıyorum ve bundan zerre kadar şikayet etmiyorum. Eğer sette  boş vaktim varsa vücudumu dinlendirmek için uzanıp müzik dinliyorum.
 
 
GÖNLÜMDE MACERA FİLMİ VAR”
 
Tercihiniz hep dramadan yana mı olur, yoksa komedi, sit-com mu tercih edersiniz?
 
Şimdiye kadar hep dramalarda oynadım ama beni tanıyan herkes ‘bir komedide  oynasan ne güzel olur’ diyorlar. Ama benim kalbimde macera filmi var! 
 
Bergüzar Korel’e benzetenler oluyormuş. Benzetilmek nasıl bir duygu?
 
Hep söylüyorum hep söyleyeceğim Türkiye’nin en güzel ve başarılı kadınlarından biri kendisi, hiçbir ekstra birşey yapmadan Bergüzar Korel’e benzemek büyük gurur. Ama yeter,   Bergüzar Hanım duyduysa artık sıkılmıştır bu benzerlik konusundan, kusura bakmasın lütfen.  Kendisiyle çalışma fırsatı yakalamadıkça bu benzerlik konusunda artık konuşmak istemiyorum.
 
En çok beğendiğiniz oyuncular kimler?
 
-Şener Şen, Uğur Yücel, Murat Yıldırım, Halit Ergenç, Nejat İşler, Serkan Keskin, Nadir Sarıbacak, Fikret Kuşkan, Sarp Akkaya, Türkan Şoray, Perran Kutman, Sumru Yavrucuk, Ayşe Nil Şamlıoğlu, Meral Çetinkaya, Demet Akbağ, Yeşim Ceren Bozoğlu, Bergüzar Korel, Bennu Yıldırımlar, Demet Evgar, Şebnem Bozoklu, Ebru Cündübeyoğlu, Aylin Kontante ve Funda Eryiğit. 
 
Kendinize örnek aldığınız oyuncular oldu mu?
 
Beğendiğim tüm oyuncuları örnek alıyorum. Kimsenin aynısı olmak istemediğim için hepsinden bir parça karıştırıyorum kendime.
 
Oyunculukta bundan sonra ki hedefleriniz nelerdir?
 
Oynamak istediğim, hayal ettiğim birkaç karakter var planlarımda, herşey yolunda giderse bu hayallerimi gerçekleştireceğim. Normal yaşantımda olmadığım; olamadığım karakterleri oynamak istiyorum.

ETİKETLER