'İkinci Türkiye olmasına izin vermediler!'

AA |  10 Mayıs 2017 Çarşamba - 11:49 | Son Güncelleme : 10 05 2017 - 11:56

Nijer İslam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hama Jibi, ABD, Batı ülkeleri ve bir kısım Arap liderlerin Mısır’da ikinci bir Türkiye ortaya çıkmaması için Arap baharına müdahale ettiğini söyledi.


 Jibi, Afrika’daki terör örgütleri, Boko Haram ve benzeri örgütleri  finanse eden yabancı güçleri, Mısır devrimine ABD ve Batı'nın müdahalesini ve  Nijer'in Türkiye’den beklentileri konusunda, AA muhabirine değerlendirmelerde  bulundu.
 
Türkiye’deki İslami anlayışın ve yönetim şeklinin medeniyetler üreten  ve modern çağa cevap veren bir sistem olduğunu anlatan Jibi, Ortadoğu ve Afrika  kıtasının Türkiye benzeri siyasi sistemlere ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
 
Jibi, Mısır’da Arap baharıyla başlayan devrim hareketinin ABD ve Batı  tarafından yönlendirilerek cunta rejimine evrildiğini belirterek, Ortadoğu’da  ikinci bir Türkiye’nin ortaya çıkmasının önüne geçildiğini söyledi.
 
Mısır’ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed  Mursi’nin ülkesinde Türkiye benzeri siyasi bir model getirmek istediğini kaydeden  Jibi, şöyle devam etti:
 
"Arap baharıyla doğru zamanda, doğru bir ateş yakılmıştı. Bütün  Ortadoğu’nun kaderini değiştirecek bir hareketti. Muhammed Mursi olumlu bir  liderdi. Mursi’ye izin verilmiş olsaydı. Mısır’da Türkiye benzeri bir sistem  getirecekti ama ABD ve Batılı ülkeler ve bir kısım Arap liderler buna izin  vermedi. Mısır’da genel anlamda Ortadoğu’da ikinci bir Türkiye oluşmasını  istemediler."
 
 "Batılılar, İslam dünyasında yönetebilecekleri lider istiyor"
 
Batı'nın desteklediği darbeci Sisi’ye bazı Arap liderlerin de destek  verdiğine işaret eden Jibi, "Milyonlarca doları cuntacı general Abdülfettah el Sisi’ye aktardılar, Mursi’yi devirmek için. Birçok Arap ülkesi lideri de Batı'nın  desteklediği bu cuntacı ekibe destek verdi, Mursi’nin arkasında durmadı.  Batılılar İslam dünyasında her zaman kendilerine itaat eden, yönetebilecekleri  bir lider istiyorlar. Bu nedenle onlara boyun eğmeyen ikinci bir lidere  tahammülleri yoktu." değerlendirmesinde bulundu.
 
Jibi, "Türk siyasetini merhum Başbakan Erbakan döneminden beri takip  ediyorum. Hatta AK Parti’yi kuruluşundan beri takip ediyorum. Hem siyasi  anlayışları hem İslami bakış açıları bana hep doğru gelmiştir. Ortadoğu ve  Afrika’nın ihtiyaç duyduğu bir sistem." diye konuştu.
 
Türkiye’de medeniyete, modernizm ve barışa çağıran bir İslami anlayış  bulunduğunu vurgulayan Jibi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mezhepçilik ve  terör örgütleri konusundaki görüşlerinden çok etkilendiğini dile getirdi.
 
Avrupa ülkelerinin Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtı  söylemlerinin Batılıların itaatkar Müslüman liderler arzusundan kaynaklandığını  vurgulayan Jibi, "Batılılar, Cumhurbaşkanı Erdoğan öncesi Türkiye’yi istiyorlar.  Türkiye’nin ne güçlenmesini ne de güçlü bir lider tarafından yönetilmesini  istiyorlar. O nedenle sürekli Türkiye karşıtı bir propagandanın içindeler."  değerlendirmesini yaptı.
 
 ''Türkiye, Afrika için siyaset adamı yetiştirsin''
 
Hama Jibi, Türkiye’den birçok beklentilerinin olduğunu dile getirerek,  konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Türkiye’nin buralara gelip eğitim kurumları, İslami ilimler üzerine  okullar, enstitüler açmasını istiyoruz. Afrikalı gençlerin gelip Türkiye’de  eğitim alıp geri dönmelerini, ülke yönetimi başta olmak üzere kritik görevler  almalarını istiyoruz. Afrika halkı, Türkiye’de yaşanan İslam’a daha sıcak  bakıyor. Çünkü binlerce gencimiz dışarıda eğitim aldı ve çoğu selefi bir bakış  açısı edinerek geldi ve tekfircilik yaptı. Eğer Türkiye böyle bir atılım  gerçekleştirirse, bunun Afrika’da eğitim, bilim ve gerçek bir İslami anlayışa  sahip nesillerin yetişmesine büyük katkısı olacaktır. O zaman sapkın gruplarla  mücadele edecek gücü bulabiliriz. Onlarla silahla değil fikir ile mücadele  edebiliriz."
 
Türkiye'nin Afrika kıtasını değiştirebileceğine inandığını söyleyen  Jibi, "Çünkü, Afrika’da Türkiye’yi kabul etmeyen halk yoktur." dedi.
 
Jibi, "Türkiye’den isteğim, sadece İslami ilimler değil, başka  ilimlerde de çocuklarımız, gençlerimiz yetişsin. Örneğin, Türkiye’de eğitim alan  Afrikalı öğrencilere, İslam ve siyaset eğitimi verilsin. Afrika için siyaset  adamı yetiştirsin. Döndüklerinde parlamentoya girsinler. Türkiye onlar döndükten  sonra bile irtibatta olsun yönlendirsin, desteklesin. Bir süre sonra Afrika’nın  nasıl değiştiğini göreceksiniz" ifadelerini kullandı.
 
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Nijer'de bulunan okullarının  kapatıldığı bilgisini veren Hama, bunların yerine ülkede Türkiye'nin kontrolünde  yeni okullar açıldığını anlattı.
 
 "Boko Haram’a uçak dolusu silah taşındı"
 
İslam adı altında ortaya çıkan terör örgütlerinin İslam ile hiçbir ilgisi olmadığının altını çizen Jibi, bu örgütlerin Batı tarafından İslam topraklarını yeniden işgal için ortaya çıkarıldığını belirtti.
 
Jibi, en temel İslami bilgilerden yoksun olan bu terör örgütü  mensuplarının, sömürgeci Batılılar tarafından empoze edilen "şehit olacaksınız,  cennette hurilerle buluşacaksınız" yalanlarıyla kadın, çocuk demeden Müslüman  kanı akıttığını söyledi.
 
Nijer İslam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hama Jibi, küçük ve  yerel bir grup olan Boko Haram’ın Afrika’da 4 devletle savaşacak kadar  güçlenmesinin arkasında Afrika topraklarına geri dönmek isteyen eski sömürgeci  ülkelerin olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
 
"Boko Haram, küçük ve yerel bir gruptu. Nijerya’da eylemlerine  başladı. Şimdi bölgede 4 ülke ile savaşacak duruma getirildi. Somali, Nijerya, Çad ve Kamerun devleti ile savaşıyor. Bu ülkeler, yıllardır bu örgütü yok etmek  için büyük bir mücadele veriyor ama bu terörist grubun ne silahı ne de yiyecek,  içeceği bitiyor. Soruyorum size, kim bunları finanse ediyor? Bunların maddi bir  varlığı yok. Peki bu tükenmeyen ve giderek artan kaynak nereden geliyor? Bunun  için size somut bir örnek vereyim, iki yıl önce bir Fransız uçağı Nijerya  hükümeti tarafından engellendi Çünkü bu uçak Boko Haram’a silah taşıyordu ve bu  haber medyaya da yansıdı. Sömürgecilerin her zaman gözü yeraltı  kaynaklarımızdaydı. Zamanında geldiler ve kullandılar, şimdi yeniden gelmek  istiyorlar. Bu nedenle bu terör gruplarını topraklarımızda besliyorlar."