'Kuş gribinde gereksiz panik yapılıyor'

DHA |  27 Ekim 2005 Perşembe - 12:15 | Son Güncelleme : 27 10 2005 - 12:15

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Tünger, gerekli önlemler alındığında insanlara bulaşma ihtimali az olan kuş gribi nedeniyle gereksiz yere panik yapıldığını söyledi


Doç. Dr. Tünger, "Sadece bu tür hayvanlarla birinci dereceden temas halinde olanlar risk altında. Bu risk de eldiven kullanmak, elleri yıkamak gibi basit işlemlerle en aza indirgenebilir" dedi.

Kuş gribine yolaçan virüs hakkında bilgi veren CBÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Tünger, Türkiye'de rastlanan virüsün tehlikeli sınıfa girdiği için alınacak tedbirlerin önemli olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Tünger, "Kuş gribi (avian influenza) influenza virüsünün A tipinin neden olduğu ve kuşlarda görülen bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon kuşlar arasında oldukça hızlı yayılır ve öldürücü seyreder. Tavuklar, ördekler ve hindilerde ciddi hastalığa ve ölümlere neden olmaktadır. İnfluenza virüsleri yapıtaşlarına göre H ve N şeklinde sınıflandırılır. Bu sınıflamaya göre H5N1'in önemli bir yeri vardır.

Balıkesir'deki salgında da H5N1'in etken olduğu Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü tarafından 13 Ekim 2005'de açıklanmıştır. H5N1 diğer influenza türlerine göre daha ciddi ve öldürücü olabilir. Ayrıca, H5N1 hızlıca değişikliğe uğrayarak daha hızlı yayılabilecek yeni virüslerin oluşmasına kaynak oluşturabilir" diye konuştu.

HASTALIKLI CANLI HAYVAN RİSKLİ
Virüs bulaşan eti tüketenlerden çok bu tür tavuk cinsi hayvanlarla temas halinde olanlar ve aynı havayı soluyanların risk altına olabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Tünger, "Virus, enfekte olmuş alanlarda düşük sıcaklıkta en az 3 ay canlı olarak kalabilir. Enfekte olan kuşlar virüsleri en az 10 gün boyunca ağız ve dışkı yoluyla atarlar. Virus, 60 derecede 30 dakika ısınma yoluyla ve ayrıca yaygın kullanılan dezenfektanlarla etkisizleşebilmektedir. Yayılması genellikle göçlerle olur. Ancak tavuk türü hayvanların satıldığı canlı hayvan pazarları salgının yayılmasında önemlidir.

Özellikle ölü veya canlı hastalıklı kuşlar ve kuşların atıklarına maruz kalan kişilere solunum ve temas yoluyla bulaşır. Hastalık bir ülke içinde çiftlikler arasında hızlıca yayılım gösterebilir. Enfekte olmuş araçlar, elbiseler, ayakkabılar aracılığı ile bir yerden diğerine taşınırlar. Bir ülkeden diğerine ise uluslararası canlı kümes hayvanları ticareti ve göçmen kuşlar aracılığı ile taşınabilir" dedi.

ALINACAK ÖNLEMLER
Dünya Sağlık Örgütü'nün insandan insana geçiş olmadığını ancak bu tür hayvanların etlerini tüketirken dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Doç. Özlem Dr. Tunger, tavuk etinin en az 30 dakika 60 derecede pişirilerek tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Tünger, şunları söyledi: "Dünya Sağlık Örgütü, kuş gribi virüsünün insandan insana geçmediğini duyurdu. Ancak virüs bulaştığı insanda başka bir hastalık virüsüyle bulaşırsa durum değişebilir. Hastalıklı hayvanların ürünlerini yeme yoluyla enfeksiyon alan bildirilmiş hasta yoktur fakat kümes hayvanlarının etleri iyi pişirilmeden yenmemesi gerekmektedir. Ölü ya da canlı kanatlı hayvanlarla teması olanlar kesinlikle eldiven ve maske kullanmalı. Denetimsiz yerlerden canlı tavuk veya hindi alınmamalı, denetimden geçmiş ürünler tüketilmelidir. Kanatlı hayvanlar uygun koşullarda tüketilmemelidir. Çıplak elle dokunulduğunda eller mutlaka sabunla yıkanmalıdır. Yumurtaların kabukları enfekte olabileceği için bol su ile yıkanmalıdır. Salgının çıktığı riskli bölgede çalışan ve hastalık şüphesi olanlar hızlıca sağlık merkezine başvurmalıdır. Hasta olan veya hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle temas eden aile yakınları ve sağlık çalışanları koruyucu maske ve önlük kullanmalı" diye konuştu.

ETİKETLER

0