'Kıbrıs harekâtında askere talimatı ben verdim'

MERT İNAN / VATAN HABER MERKEZİ |  05 Şubat 2014 Çarşamba - 2:23 | Son Güncelleme : 05 02 2014 - 2:23


Necmettin Erbakan’ın kendi kaleminden anılarının yer aldığı ‘Davam’ isimli kitabı ölümünden yaklaşık üç yıl sonra piyasaya çıktı. Kitapta Erbakan’ın özellikle Kıbrıs çıkarmasını anlattığı bölümler dikkat çekiyor.

Milli Görüş’ün merhum lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, “Askere talimatı ben verdim” dediği Kıbrıs Harekâtı ile ilgili olarak anılarında şunları kaleme aldı: “Biz, 1974’te hükümet olduğumuz zaman Kıbrıs’ı, huzursuzluklar ve katliamlar içerisinde bir ada olarak bulduk. Bizden önce sayın İsmet İnönü başbakandı. Katliamlar karşısında sadece Ada’nın üstünde bir uçak uçurdu. Onun arkasından sayın Demirel geldi. O, uçağı da uçuramadı.”

Bu harekâtı başlatın

“Ecevit İngiltere’ye gidecek. İngilizlerin ne diyeceği belli değil. Biz hükümetin MSP kanadı olarak Ecevit Afyon’dayken Genel İdare Kurulu toplantımızı yapmış ve ‘Mutlaka müdahale edilmesi lazım’ kararını almıştık. Halk Partisi’nin önemli bir kısmı ‘Bu macera olur, sakın böyle bir şey yapılmasın’ diyordu. Ne Bakanlar Kurulu, ne Milli Güvenlik Kurulu olarak kesin bir karara varılmıştı. Bununla beraber olayın gecikmemesi gerektiği için havaalanında askerlere, ‘yükleyin ve bu harekâtı başlatın’ dedim.”

Bizi yoldan geriye çevirmeyin

“Başbakan Ecevit’i Londra’ya uğurladıktan sonra kuvvet komutanlarıyla havaalanında görüştük. Komutanlar dedi ki: Bize kesin emir verilmesi lazım. Çünkü bizim askerimiz iki defa bir nevi düş kırıklığına uğramıştır. Bugün siz bize yükleyin ve yola çıkın derseniz ve ondan sonra da yoldan geriye çevirirseniz biz artık bu askeri hiçbir zaman hakiki harekâtın yapılacağına inandıramayız. Bunun önemini dikkate alarak talimatınızı verin? Sayın Ecevit, Londra’dan döndüğü zaman gemiler yüklenmişti. Komutanlarla beraber Ecevit’i ikna noktasında hazırlık yapmıştık. Ve sonunda dedik ki: Şu an gemiler yüklenmiştir. Ok yaydan çıkmıştır. Bunun dönüşü yoktur. Eğer dönülecek olursa askerler bir daha bu harekâtı yapamayız diyor. Sayın Ecevit, kuvvet komutanlarına, ‘Harekâta girersek muhabereyi yürütecek gücümüz var mı?’ diye sualler sorduğu zaman Deniz Kuvvetleri Komutanı, ‘Ben Karadeniz çocuğuyum. Bir kayıkla bile gider oraya çıkarım’ dedi.

Onun bu sözü çok güven verici bir söz oldu. Bakanlar Kurulu’nda Halk Partili bakanların bir kısmı susuyor fakat diğer kısmı MSP olarak bizim üzerimize yükleniyorlardı. ‘Taşucu’ndaki telsizimiz çalışmıyor. Füzeler tükeniyor. Gördünüz mü şimdi ne olacak?’ diyorlardı. Bunun üzerine o zaman Plan ve Prensipler Dairesi Başkanı olan Necdet Üruğ Paşa, diğer bir generalle beraber Bakanlar Kurulu’na geldi. Harekâtla ilgili brifing verdiler. ‘Taşucu’ndaki telsizimiz bozulmuş doğru mu?’ diye sorduk. ‘Hayır kim söyledi bunu?’ diye yanıtladı. ‘Füzelerimiz tükeniyormuş doğru mu?’ diye sorunca ‘Bunun gibi 5 tane harekâtı yapacak füzemiz var’ dedi.”

Ateşkesi 6 saat önce ilan etti

“Biz MSP kanadı olarak ateşkesin ertesi günü saat 5’te ilan edilmesi şartıyla ateşkese razı olabileceğimizi söyledik. Ancak sayın Ecevit gazetecilikten gelme alışkanlığıyla olsa gerek o gün saat 5’e kadar beklemedi ve saat 11.00’de ateşkesi açıkladı. Sonradan yapılan tespitlere göre maalesef ateşkesin erken ilan edilmesi yüzünden Lefkoşa’nın bir kısmını kaybetmişiz.”

Sancar Paşa bana asker sözü verdi

“Genelkurmay Başkanı rahmetli Semih Sancar Paşa’ya ‘Bakınız biz MSP kanadı olarak bir ateşkes kararı alabiliriz. Bu kararın alınmasına gücümüz yetiyor. Ama tekrar ikinci harekâtın başlatılması için emir vermeye tek başımıza gücümüz yetmez. Onun için ben sizden asker olarak bir söz istiyorum. Ne yapıp edip ikinci harekâtı devam ettireceksiniz. Burada tutunmanız zaten mümkün değil.’ Bunun üzerine Sancar Paşa, ‘Size asker sözü veriyorum’ dedi.

Larnaka için giden komutanı çevirdiler

“Bin bir uğraşmalarla ikinci harekâtı başlattık. ‘En azından Larnaka mutlaka alınmalıdır’ dedik. Sonradan Larnaka’yı almak üzere giden kuvvet komutanına bizden gizli olarak ‘Hayır gitmeyin, geri dönün’ diye emir verildiğini öğrendik. Hatta o komutan, ‘Sayın Erbakan bizi Larnaka yolundan çevirmeseydiniz çok daha iyi olacaktı’ dedi. Ecevit de yanımdaydı. Ben de ‘Kendisi burada. Biz çevirmedik, o çevirmiş demek ki’ dedim.”

Askerler bizim tarafımızı tuttu

“Allah’ın büyük lütfudur ki bize 500 şehitle bu harekâtı başarmak nasip olmuştur. Bu sayı ordumuzun ne derece kabiliyetli olduğunu gösteren bir sayıdır. Kıbrıs’ta kanton sistemi kurulmasına da karşı çıktık. Bu tartışma Milli Güvenlik Kurulu’nda da yapıldı. Allah’tan askerler bizim tarafımızı tuttu.”