'İzleyiciyi her türlü sürpriz bekliyor'

09 Mart 2017 Perşembe - 15:48 | Son Güncelleme : 09 03 2017 - 15:48

Öykü Özdoğan’ın hazırlayıp sunduğu '20 Dakika' oyuncu Cemal Hünal ve Onur Şenay’ı konuk etti.


İkili, NTV Radyo dinleyicilerine 'Patron' isimli yeni tiyatro oyunlarından bahsetti.
 
Sadık ve Okan isimli iki çocukluk arkadaşının yol macerasını kara komedi olarak tiyatroseverlerle buluşturan 'Patron' oyununda Cemal Hünal ve Onur Şenay, oyunculuklarının yanı sıra oyunun Türkçe’ye çevrilmesi, yönetmenlik ve dekor tasarımı gibi görevleri de üstlendi.
 
Oyunun çok beklendik bir tiyatro teksti gibi gitmediğini, daha sinematografik bir anlatımda ilerlediğini anlatan Onur Şenay, izleyiciyi her türlü sürprizin beklediğini belirtti.
 
'Patron' karakterine oyuncu Tamer Karadağlı’nın sesiyle dahil olduğunu söyleyen Şenay, "Bazı oyunlarda bazı arkadaşlarımızı süpriz şekilde patronu oynarken görebileceğiz” diyerek merak uyandırdı. 
 
“Bu oyunla kuralları bozduk!”
 
Normalde oyunlarda izleyicinin hep beraber güldüğünü ya da hep beraber dehşete düştüğünü söyleyen Cemal Hünal, 'Patron'da seyircinin içinde dalgalanmalar olduğunu belirtti. Hünal, “Birisi arkada ağlıyor, önde birisi gülüyor. Birisi ayağa fırlayıp ‘Bak bak, iki dakikada sattı’ diye bağırıyor. Oyunun, tiyatronun derli toplu halinden kaçan bir hali var. Kuralları biraz bozduk” şeklinde konuştu. 
 
“Çocukluğumdan beri elimde gitar var”
 
Aynı zamanda Kat Sahne’de 'Deliler' isimli grubun vokali olarak sahneye çıkan Cemal Hürcan, müziğin çocukluğundan beri hayatında olduğundan bahsetti. Babasının hem klasik, hem de flamenko gitar çalabildiğini belirten Hürcan, “Ben hiçbir zaman bir gitarist olmadım, ama çocukluğumdan beri elimde bir gitar var. Keyfime göre de şarkı söylemeyi severim” dedi.
 
Cemal Hürcan, sevenlerine, 'Deliler' isimli grubuyla yakında bir single çıkarmak istediklerinin müjdesini verdi.
 
Onur Şenay ile ergenlik döneminde başlayan bir arkadaşlıkları olduğunu belirten Cemal Hürcan, Yalova’da çok kalabalık bir arkadaş gruplarının olduğunu ve sürekli kamp yapmaya gittiklerini anlattı. At merakının da o dönemlerde başladığını söyleyen Hürcan, kampa gidip gelirken bir at satın aldığını, bir anda atçılığın onu çok sardığını da sözlerine ekledi.