"HPV, baş ve boyun kanserinin nedeni"

AA |  22 Şubat 2019 Cuma - 17:09 | Son Güncelleme : 22 02 2019 - 17:58

Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Çağatay Oysu, her yıl dünya genelinde HPV enfeksiyonuna bağlı yaklaşık 45 bin yeni baş ve boyun bölgesi kanserinin geliştiğini belirterek, bademcik kanserinin bu konuda ön sıralarda olduğunu bildirdi.


Prof. Dr. Oysu, yaptığı yazılı açıklamada, İnsan Papillom Virüsü'nün  (HPV) hem erkeklere hem kadınlara cinsel yolla bulaşan yaygın bir enfeksiyon  olduğunu belirtti.
 
 Oysu, HPV enfeksiyonu oluştuktan sonra kendiliğinden iyileşme  olabileceği gibi, virüsün vücutta herhangi bir belirti yapmadan kalıp, yıllar  içerisinde kanser hücrelerinin oluşmasına neden olabildiğini aktardı.
 
Çağatay Oysu, HPV enfeksiyonuna bağlı diğer kanserlerde olduğu gibi  bademcik kanseriyle en sık ilişkili olan HPV türünün "HPV-16" olduğuna dikkati  çekerek, şöyle devam etti:
 
"HPV günümüzde cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların başını  çekmektedir. Bütün kanserlerin yaklaşık yüzde 5'i HPV enfeksiyonuna bağlı  gelişmektedir. Her yıl dünya genelinde HPV enfeksiyonuna bağlı yaklaşık 45 bin  yeni baş ve boyun bölgesi kanseri gelişmektedir ve bademcik kanseri bunların önde  gelenidir. HPV'ye bağlı bademcik kanseri, günden güne dramatik bir şekilde  artmaktadır. HPV ile ilişkili bademcik kanseri, genellikle genç ve sağlıklı  bireylerde görülür. HPV ilişkili bademcik kanserinde erken evrede yutma güçlüğü  ve boğaz ağrısı gibi müphem belirtiler varken, ileri evrelerde yutma güçlüğü,  boyunda şişlik ve ağız içinden kanama gibi belirtiler olabilir. Erken evre bulgu  olarak bademcik üzerinde hafif kızarıklık ve şişlik olabileceği gibi, ileri  evrelerde nefes almayı zorlaştırabilecek kadar bademcikte büyümeye ve boyunda  sıçramaya bağlı şişlikler görülebilir."
 
 "En etkili yöntem hastalıktan korunmak"
 
Prof. Dr. Çağatay Oysu, HPV'ye bağlı gelişen bademcik kanserinde  tedavide radyoterapi ve kemoterapi uygulanabileceği gibi, ameliyat ile kanserli  bölgenin çıkarılabileceğini de ifade ederek, şu bilgileri verdi:
 
"HPV enfeksiyonunu önlemedeki en etkili yöntem hastalıktan  korunmaktır. Bu da güvenli ve tek eşli cinsel ilişki ile mümkündür. HPV  enfeksiyonunu önlemeye yönelik bazı aşılar geliştirilmiştir ve güvenle  uygulanmaktadır. Bu aşılar cinsel ilişki yaşından önce yapıldığında maksimum  korumayı sağlamaktadır. Bu amaçla 14 yaşın altındaki kişilerde 6 veya 12 ay ara  ile toplamda 2 doz; 15 yaş ve üstü kişilerde toplamda 3 doz olacak şekilde ikinci  doz birinci dozdan 2 ay sonra ve üçüncü doz ikinci dozdan 4 ay sonra olacak  şekilde uygulanır. Aşı bütün HPV türlerini içermemekte, en sık bulaşan ve kansere  daha sıklıkla neden olan türlerini içermektedir. Bu anlamda HPV aşısı yapıldıktan  sonra bütün HPV türlerine karşı korunaklı olduğumuzu ve cinsel ilişkide HPV  enfeksiyonu bulaşma riskinin olmadığını düşünmek oldukça yanlış bir düşünce  olacaktır. En etkili korumanın güvenli ilişki olduğu bilinmelidir ve HPV aşısının  bütün HPV türlerini önlemese de önemli oranda özellikle riskli türlere karşı  korunaklı olduğu unutulmamalıdır."
 

ETİKETLER

HPV