'HIV'de en çok artış olan ülke Türkiye'

AA |  03 Aralık 2019 Salı - 13:09 | Son Güncelleme : 03 12 2019 - 13:09

Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necla Tülek, "Tüm dünyada HIV virüsünde azalma eğilimi yaşanırken; Türkiye ile Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artış var. Son 10 yılda dünyada en çok artışın olduğu ülke Türkiye'dir" dedi.


HIV virüsünde tüm dünyada azalma yaşanırken, Türkiye ile Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artış yaşandığını, Türkiye'de 25 bin civarında vaka olduğunu tahmin ettiklerini söyledi.
 
Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi, 1 Aralık Dünya AIDS Günü kapsamında, HIV virüsü ve AIDS hastalığına karşı farkındalık toplantısı düzenledi. Öğretim görevlileri ve tıp öğrencilerinin katıldığı toplantıda, bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve virüsün bulaşmadığı durumlar ile ilgili konular konuşuldu. Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ve Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necla Tülek, HIV virüsünün dünya genelinde her ülkede yaygın olarak görülen virüsler arasında yer aldığını dile getirdi. Toplumun bilgi sahibi olmasını amaçladıklarını kaydeden Prof. Dr. Tülek, şöyle konuştu:
 
"Tüm dünyada HIV virüsünde azalma eğilimi yaşanırken; Türkiye ile Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artış var. Son 10 yılda dünyada en çok artışın olduğu ülke Türkiye'dir. Sayımız çok fazla değil; ama artış hızı çok yüksek. Türkiye genelinde 25 bin civarında vaka olduğunu tahmin ediyoruz; yıl sonuna kadar bu daha da yükselecek. Ankara içinde ise, en az 2 bin kişi tedavi alıyor."
 
'KUŞKULANAN KİŞİLER MUTLAKA TEST YAPTIRMALI'
 
Prof. Dr. Tülek, HIV enfeksiyonunun öldürücü değil, korunabilir bir hastalık olduğunu ifade ederek, "Farkındalık çok önemlidir. Bulaş yolları ile ilgili kişilerin bilgileri ve farkında olması lazım. Kuşkulanan kişilerin mutlaka test yaptırması gerekiyor. Bir diğer durum ise 'ayrımcılık'. Bundan uzaklaşmamız gerekiyor. Ayrımcılık, damgalama gibi kişilerin sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyen en önemli durumlardan biridir. Bunun diğer hastalıklar gibi aslında kronik bir hastalık olduğunu, kontrol altına alınabileceğini ve korunmanın mümkün olduğunu her platformda dile getirmek gerekiyor. Kampüsümüzde de sıkça bu tarz toplantılar düzenleyerek, öğrencileri riskler konusunda bilgilendireceğiz. Gerekirse onlara danışmanlık vereceğiz" diye konuştu. 
 
'DUYARLILIĞI ARTTIRABİLECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORUZ'
 
Atılım Üniversitesi Tıp Fakültesi 1’inci sınıf öğrencisi Mert Elivar da, toplantı sonrası kampüs içerisinde diğer öğrencilere kurdele dağıtarak, farkındalık oluşturmaya çalıştı. Elivar "Konuyla ilgili onlara da bilgilendirme yapacağız. Böylelikle HIV virüsü hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilecekler ve duyarlılığı arttırabileceğimizi düşünüyoruz. İlk olarak bu konuda eğitim çok önemlidir. Diğer bir konu ise, HIV virüsünde bulaşma yollarına göre korunma yolları var. Örneğin, kanla bulaştığı için enjeksiyon sürekli değiştirilmeli, dezenfekte edilmelidir" dedi.
 
 

ETİKETLER

HIV HIV nedir HIV tedavi