‘Hak olan neyse onu savunuyoruz’

MURAT ÇELİK |  17 Mayıs 2018 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 17 05 2018 - 2:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile ilişkilerde yaşanan sorunlarla ilgili soru üzerine, “Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Biz tabii ki hakkın yanındayız. Hak olan neyse onu savunuyoruz” dedi. Erdoğan, S-400’ten tavizin söz konusu olmadığını da söyledi


İngiltere ziyaretini tamamlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Londra’da beraberindeki gazetecilere temaslarını değerlendirdi ve soruları yanıtladı. İkili ticaret hacmini 16.2 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirten Erdoğan, bölgesel konuları ve Kıbrıs’ı da görüştüklerini söyledi. “Birleşik Krallık’taki programlarımızın son derece verimli geçtiğini söyleyebilirim” diyen Cumhurbaşkanı “Ufukta bir serbest ticaret anlaşması gözüküyor mu İngiltere’yle?” sorusu üzerine, “Evet, serbest ticaret anlaşması ufukta gözüküyor. Ama bir takvim vermem doğru olmaz. Ama özellikle 24 Haziran’dan sonra sanırım bu konuyla ilgili adım atmaya hazırlar” dedi. Erdoğan’ın sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Hamas terör örgütü değil

Filistinliler şimdi de Gazze’de gösteri yaptıkları için kıyıma uğradılar... İsrail’in dünya kamuoyunda giderek daha kötü duruma düştüğünü söyleyebilir misiniz? Bir de Türkiye’nin aldığı tedbirlerden başka yeni adımlar olacak mı?

“Ne gibi adımlar atılabileceği elbette değerlendirilecektir. (İsrail Başbakanı) Netanyahu’nun attığı tweet’e verdiğim cevap sinir uçlarına dokunmuş olmalı. Filistinlilerin direnişine destek çıkmamız bunları rahatsız ediyor. Ben bu çerçevede Hamas’ı bir terör örgütü olarak görmedim, görmüyorum. Hamas Filistinlilerin işgal altındaki topraklarını kurtarmanın gayreti içindeki direniş hareketlerinden biridir. İsrail orada işgalci durumundadır.”

Ramazan boyunca miting

Son gelişmeler, İsrail’in BM Güvenlik Konseyi kararlarını kabul etmediğini, sürekli olarak ihlal ettiğini bir kez daha gösterdi. Bu kanaatin bir çok devlet tarafından paylaşılmasının, BM üyesi ülke olma statüsünü İsrail’in kaybetmesine yol açabileceğini iddialarına ne diyorsunuz?

“O denli iddialı konuşmamak lazım. Önemli olan İsrail’in yaptığı adaletsizlikler ve haksızlıklar karşısında ortak tavır sergilemektir. Ama bu hususta uluslararası camianın, hatta Arap Ligi’nin, İslam dünyasının arzulanan düzeyde kararlı bir tavır sergilediğini söylemek zor. Yapılan yanlışlıklar karşısında açıkça sesini yükselten nadir ülkelerden biriyiz. İİT’nin İstanbul’daki zirvesine üye ülkelerin hangi seviyede katılacaklarını görmemiz, bu açıdan da önem taşıyor. O gün Yenikapı’da muhteşem bir miting de yapmak istiyoruz. AK Parti olarak, Pazar günü Diyarbakır’da yapacağımız mitingi, Ramazan boyunca Türkiye genelinde sürdürebiliriz. Bunları Cumhur İttifakı olarak yapmamız da gündeme gelebilir.”

S-400’ten taviz yok

ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilere bakınca, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımına getirdiği eleştiriler, Brunson davası, Türkiye’ye yaptırımlardan söz edilmesi, İran’a ambargo konusundaki anlaşmazlık ve Hakan Atilla davası... Bunlara Kudüs krizi de eklendi. ABD ile müttefiklik ilişkisinin çok ciddi olarak zedelendiği değerlendirmesi yapılıyor? Amerika’dan temel beklentileriniz nedir?

“O dediğiniz değerlendirmeyi kim yapıyor onu bilemem. Ama biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Biz tabii ki hakkın yanındayız. Hak olan neyse onu savunuyoruz. ABD’nin İran’la yapılan nükleer anlaşmadan tek taraflı geri çekilme kararını doğru bulmamamızın da sebebi budur. ABD o anlaşmayı tek başına imzalamadı. İşin içinde İngiltere var, Almanya var, Fransa var... Dolayısıyla, ABD’nin, İran konusunda ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla hareket etmesi; Temmuz-Ağustos’ta ambargoya başlayacağından söz etmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki İran’a geçmişte o denli yaptırım uyguladılar da ne oldu? Fransa Peugeot’yu verdi, Almanya Mercedes’i verdi. Çin zaten ‘Ne istersen veririm’ diyor. O nedenle nükleer konusunda biz öteden beri diplomasi ve müzakere yolunun daha isabetli olacağını savunmuşuzdur... NATO müttefiki bir ülke olarak, Yunanistan nasıl S-300 almış ise, bizim de ihtiyacımız doğrultusunda Rusya’dan S-400 almamızda bir sorun yok. Kaldı ki Türkiye-Rusya arasında zaten Üst Düzey İşbirliği Konseyi var. Bizim Rusya’dan aldığımız petrolümüzü, doğalgazımızı kesemeyiz. Rusya’dan ülkemize 5 milyon turist geliyor. NATO’da müttefik olduğumuz ABD’den, an geliyor parayla dahi silah alamıyoruz. Dolayısıyla S-400’ten taviz söz konusu değil. Kaldı ki Rusya bize çok avantajlı bir kredi imkanı da sunmuştur. Savunma sanayii ihtiyaçlarını en uygun şartlarda farklı yerlerden karşılamak Türkiye’nin de en tabii hakkıdır. ABD’den bizim temel beklentimiz, ilişkilerimizin, müttefiklik, stratejik ortaklık ruhuna her açıdan uygun olmasıdır.”

‘Kimse aramıza nifak sokamaz’

Seçimler yaklaşıyor. Sayın Başbakan’ın da gündeme getirdiği üzere, ‘Erdoğan’a oy verin ama partisine değil’ şeklinde bir yaklaşımı gündeme sokmaya çalışanlar var. MHP ile AK Parti arasında nifak tohumu mu sokmak isteniyor?
 
“O dediğiniz yaklaşımı bazı mahfillerin işlemeye çalışsalar da başarılı olamazlar. Bizler Cumhur İttifakı olarak yola çıktık. Bu işin bozulmasına fırsat vermeyiz. Kimse aramıza nifak sokamaz. İnanıyorum ki AK Parti tabanı kendi partisine, MHP tabanı da kendi partisine oy verecektir. Ayrışmaya gitmemizin anlamı yok. Söz konusu dahi değil. Teşkilatımıza söylüyoruz: ‘Tabanda partinize sahip çıkacaksınız’ diyoruz. İttifak konusunda kararlılığımız son derece net. Sayın Bahçeli’ninki de net. Cumhur İttifakı olarak seçeceğimiz Cumhurbaşkanının güçlü olabilmesi için, parlamentoda da güçlü olmak gerektiğini biliyoruz. ‘Bunun için gerekli desteği vermeniz lazım’ diyoruz. Arkadaşlarımız da bunu işliyorlar. Ayrımcılığa fırsat vermek istemiyoruz.”
 
Antisiyonist hahamlar

 

 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Londra’da kabul ettiği bir grup Musevi din adamıyla görüşmesini aktarırken, “Burada, Antisiyonist hahamlarla da görüştüm. Bunlar İsrail’in Siyonist olduğunu söylüyorlar. Biz bunu söylediğimizde bazıları çıldırıyor. Görüştüğümüz hahamlar, bize karşı olmadıklarını söylüyorlar. ‘Siz Yahudiler ile Siyonistler arasındaki ayrımı iyi yapan bir lidersiniz’ diyorlar. Kendilerine haksızlığa karşı çıkma konusunda seslerini yükseltmelerini söyledim” dedi.
 
Kraliçe konulara çok hakim
 
 
Kraliçe 2. Elizabeth ile yaptığınız görüşmeye dair izleminizi alabilir miyiz?
 
“Kraliçe 92 yaşında olmakla birlikte dehşet derecede bir hafızası var. Hafızası o yaşa göre son derece iyi. Abdullah Bey’in Cumhurbaşkanı, benim Başbakan olduğum dönemde, biliyorsunuz Türkiye’yi ziyaret etmişti. O ziyaretini, o vesileyle yaptığımız görüşmeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlıyor. Ayrıca yaptığım bu ziyaretteki temaslarım hakkında da tafsilatlı biçimde bilgi sahibi olduğunu gördüm. Konulara çok iyi hakim olduğunu, her şeyi dingin biçimde anlattığını müşahede ettim.”
 
 
‘Bürokratik oligarşi tümüyle yenilmedi’
 
2001’deki ekonomik krizden sonra bir ekonomik program oluştu. Bugün gelinen noktada faiz enflasyonun sebebi diyorsunuz, altına dayalı bir model öneriyorsunuz, milli para diyorsunuz.. Artık yeni bir ekonomik program yazma zamanı gelmedi mi? Yeni bir şeyler uygulamak gerekmez mi?
 
“Aslında yazılıyor yeni şeyler. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, ekonomide de işlerin daha sağlıklı yürümesini sağlayacak. Halihazırdaki sistemde, bürokratik oligarşinin tümüyle yenildiğini söyleyemeyiz; zira bürokratik oligarşi egemenliğini sürdürüyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin en önemli getirilerinden birisi, bürokratik oligarşinin egemenliğinin son bulması olacaktır. Rusya, İran, Çin ve Güney Kore gibi ülkelerle ulusal paralar üzerinden alışveriş yapma hususundaki çabaların, altınla borçlanma gibi alternatiflerin kur baskısından kurtulma açısından önemli olduğuna inanıyorum. 24 Haziran’dan sonraki süreçte, sistem tüm kurumlarıyla her açıdan daha sağlıklı, daha hızlı işleyecek. Siyasi iktidar başarısızlık halinde bedel ödeyeceğinin bilinciyle, çok daha sorumlu davranmak durumunda olacaktır.”
 
Ramazan mesajı
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere ziyareti dönüşünde uçakta vatandaşların Ramazanını tebrik etti. Emine Erdoğan ile uçakta kamera karşısına geçen Erdoğan mesajında, “Sevgili milletimin başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’ini tebrik ediyorum” dedi. Erdoğan, Kudüs’te yaşanan olaylara ilişkin de “Tabii ki bu Ramazan-ı Şerif’e, Kudüs’teki İsrail katliamlarıyla giriyoruz, bundan olayı mahzunuz. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu vesileyle birliğimiz, beraberliğimiz daim olsun derken, şimdiden 24 Haziran seçimlerinin de ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
 
Kudüs diplomasisi
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan Filistin’deki son gelişmelerle ilgili, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Endonezya Devlet Başkanı Joko Widodo, Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile telefon görüşmeleri yaptı. Erdoğan-Merkel görüşmesinde, Kudüs kararı nedeniyle yaşanan gerilim hakkında görüş teatisinde bulunuldu. Erdoğan’ın konuyla ilgili olarak İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Cuma günü İstanbul’da gerçekleştireceği olağanüstü toplantı hakkında bilgi paylaşımında bulunduğu belirtildi. Görüşmede, mevcut tablonun soruna çözüm bulunmasını zorlaştırdığı da vurgulandı. İkili ilişkilere de değinen Erdoğan ve Merkel, gerek ilişkilere ivme kazandırılması, gerek bölgesel konularda fikir teatisi için yakın temasta olma konusunda mutabık kaldı. Erdoğan, Ruhani görüşmesinde de iki lider, İİT toplantısının Müslümanların ortak tavır sergilemeleri açısından önem taşıdığını belirtti.
 
Papa ile de görüştü  
 
Erdoğan, Kudüs’teki son gelişmelerle ilgili Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus ile telefonda görüştü. Erdoğan, üç semavi din için önem taşıyan Kudüs’ün statüsünün ihlalinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Papa Franciscus ise, barış için Kudüs’ün özel statüye sahip olacağı iki devletli bir çözümün şart olduğunu vurguladı. Papa, masumların hedef alınmasının da kabul edilemez olduğunu ifade etti.

ETİKETLER