"Fizik tedavi için vakit kaybetmemek hayati önem taşıyor"

AA |  05 Ekim 2019 Cumartesi - 16:01 | Son Güncelleme : 05 10 2019 - 16:01

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Doktor Öğretim Üyesi Özgül Bozkurt Tuncer, hastaların felç geçirdikten sonra nöroloji doktoruna başvurmaları ve vakit kaybetmemelerinin hayati önem taşıdığını belirterek, "Daha sonra da fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimine başvurup, fizyoterapist eşliğinde rehabilitasyon programına başlanması önemlidir" dedi.


Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Doktor Öğretim Üyesi Özgül Bozkurt Tuncer,  hastaların felç geçirdikten sonra nöroloji doktoruna başvurmaları ve vakit  kaybetmemelerinin hayati önem taşıdığını belirterek, "Daha sonra da fizik tedavi  ve rehabilitasyon hekimine başvurup, fizyoterapist eşliğinde rehabilitasyon  programına başlanması önemlidir." dedi.  AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Tuncer, inme veya felcin; beyin  damar yapılarında tıkanma veya kanamadan kaynaklanan ani gelişen nörolojik hasar  olduğunu anlattı. 
 
Beyindeki lezyonun yerine göre hastada kuvvet kaybı, duyu kaybı, denge  bozukluğu, kognitif bozukluk, konuşma, görme ve yutma kayıpları görülebileceğine  işaret eden Tuncer, "Uygun hastalarda, doğru bir rehabilitasyon programı ile  yürüme fonksiyonu kısmen veya tamamen azalmış hastalara yeniden yürüme yetisi  kazandırılabilir. Hastanın nörolojik durumuna göre, hasta bazen tamamen bağımsız  yürüyebileceği gibi, bazen de yürürken walker, baston veya koltuk değneği gibi  yardımcı cihazlara ihtiyaç duyabilir." diye konuştu. 
Tuncer, fizik tedaviye başlamada ve devamında ilk 3 ayın çok önemli  olduğunu aktararak, şunları kaydetti:  "Hasta klinik ve nörolojik açıdan stabil duruma geldiğinde fizik  tedavi programı hızlıca başlanmalıdır. Fizik tedavi programı hastaya göre  planlanmalıdır, örneğin 'afazi' dediğimiz konuşması bozulmuşsa konuşma terapisi  veya 'disfaji' dediğimiz yutması bozulmuşsa yutma rehabilitasyonu yapılmalıdır.  Bilişsel fonksiyon bozuklukları varsa değerlendirilmeli, gerekirse medikal tedavi  ile desteklenmelidir.
 Hastanın henüz yoğun bakım sürecinde iken bile doğru pozisyonlaması,  eklem hareket açıklığı egzersizleri ileride oluşabilecek kontraktürleri  engellemek için çok önemlidir. Daha sonra, oturma ve ayakta durmasını desteklemek  için güçlendirme egzersizlerine başlanmalıdır. Hastalarda daha çok 'hemipleji'  veya 'hemiparezi' dediğimiz tek taraflı kuvvet kaybı gelişir."
 
Hastaya yeniden yürümeyi ve etkilenen ekstremitesini kullanmayı  öğretmenin gerekeceğini vurgulayan Tuncer, "Bunun için zaman zaman AFO dediğimiz  ayak-ayak bileği ortezi, el istirahat ortezleri, baston, walker gibi cihazlar  kullanılır. Programa etkilenen ekstremitesine bağlı olarak eklem hareket açıklığı  egzersizleri, kuvvetlendirme egzersizleri, yürüme ve denge egzersizleri ile  başlanır. İhtiyaç duyulan ağır vakalarda robotik rehabilitasyon da uygulanan  tedavi yöntemlerindendir." şeklinde konuştu.     
 
 "Felç geçirdikten hemen sonra görülmeli"    
 
Bozkurt Tuncer, rehabilitasyon programının orkestra şefinin; fizik  tedavi ve rehabilitasyon doktoru olduğuna işaret ederek, "Hastayı mümkünse felç  geçirdikten hemen sonra görüp, detaylı muayene etmek çok önemlidir." uyarısında  bulundu.  Rehabilitasyon programının fizik tedavi hekimi tarafından detaylı bir  şekilde oluşturulup, bu konuda özel eğitim almış fizyoterapistlerle tedaviyi  uygulamanın önemine değinen Tuncer, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Bu konuda ekip çalışması çok önemlidir. Temel olarak konvansiyonel ve  nörolojik tedavi yöntemleri vardı. Konvansiyonel yöntemler; eklem hareket  açıklığını korumaya, kas güçlendirmeye yönelik egzersizler ve mobilizasyon  aktivitelerini içerir. Nörolojik tedavi yöntemleri; kaybedilmiş motor  yeteneklerin yeniden kazandırılması amacı ile uygulanır. Ayrıca, fonksiyonel  elektrik stimülasyonu, biyofeedback yöntemleri de sık kullandığımız tekniklerdir.  Fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi, hastayı mutlaka belirli periyodlarla  tekrar görüp, muayene edip, tedavisini yeniden düzenlemelidir." 
 
Tuncer, her hastaya yardım edilebileceğini dile getirerek, "Her  hastaya uygulanacak tedavi programı farklıdır. Hastanın hipertansiyon, kalp  hastalığı gibi ek hastalıkları da göz önünde bulundurulmalıdır. Hastanın  beynindeki kanamanın tekrarlama riski olabilir. O nedenle klinik ve nörolojik  açıdan stabil olmayan hastalara erken başlanan fizik tedavi hastaya fayda  sağlamaz. Hastanın öğrenme yetisinin açık olması da bizim için temel şarttır."  diye konuştu. 
 
 Hastaların felç geçirdikten sonra nöroloji doktoruna başvurmaları ve  vakit kaybetmemelerinin hayati önem taşıdığına dikkati çeken Tuncer, sözlerini  şöyle tamamladı:  "Daha sonra da fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimine başvurup,  fizyoterapist eşliğinde rehabilitasyon programına başlanması önemlidir. Fizik  tedavi ve rehabilitasyon sürecinde hastanın sabırlı ve disiplinli olması, hekim  tarafından oluşturulan rehabilitasyon ve tedavi programına düzenli olarak devam  etmesi gerekir."
 
  
 

ETİKETLER