‘Faiz düşsün’ çağrısı

04 Nisan 2014 Cuma - 21:17 | Son Güncelleme : 04 04 2014 - 21:17


Merkez Bankası’nın olağanüstü toplanarak faizleri indirmesi gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, “Faiz düştüğü anda yatırımcı şevke gelecek, yatırım yapacak” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nın olağanüstü toplantı yaparak faizleri düşürmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.



Seçimlerin neticeleri açıklanmaya başladığı andan itibaren piyasaların olumlu tepki vermeye başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

“Buyrun borsa 70’in üzerine çıktı. Faiz düşüyor. Şu anda herhalde Merkez Bankası da tekrar Para Kurulu’nu olağanüstü toplar. Buna göre de bu dönemde yeniden nasıl Avrupa’da, Avrupa Bankası faizde bu düşüşü gözönüne alarak yeni bir ayarlamayı düşünüyorsa, ki büyük ihtimalle Fed’de bu noktada açıklamasını herhalde yapacaktır. Aynı şekilde Merkez Bankası da, bu noktada gözden geçirip daha önce olağanüstü toplanmak suretiyle nasıl yükselttiyse bu seferde bunu düşürmesi gerekir. Çünkü faiz düştüğü anda Türkiye’de yatırımcı şevke gelecektir. Daha çok yatırım yapacaktır. Kredi kullanma imkanı bu noktada artacaktır. Bunları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şu anda bizim ekonomik olarak, bu gidişatımız gayet iyi bir şekilde devam ediyor. Aldığımız tepkiler bu noktada gayet olumlu. Ama erken seçim asla. Bu bizim ilke kararımızdır. Beşir Bey’de zaten buradan hareketle bu açıklamayı yapmıştır. 2015 Haziranına kadar bu ülkede seçim yok. Cumhurbaşkanlığı seçimi zaten bu olayla alakalı değil. Dolayısıyla çalışmalarımıza bu şekilde devam edelim diyecek ve devam edeceğiz.”

Yatırımcı önünü görmeli

Bir gazetecinin, ‘Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra 2-3 ay içerisinde genel seçimlerin yapılması gündeme gelir mi?” soruları üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

“Seçimlerin birleştirilmesi zaten söz konusu değil. Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimi zaten takvimi açıklanmış ve bitmiştir. Bu bir yıl öncesinde ancak bunlar olabilirdi? Böyle birşey söz konusu değil. Fakat erken seçim noktasında bizim partimizin ilke kararı vardır. Nedir bu ilke kararı? ‘Biz Türkiye’de normalleşmeden yana olduk. İstikrar nerdedir? İstikrar burdadır. Cumhuriyet tarihinden bize kadar, çok partili dönemde, 16 ayda bir seçim olmuştur. 16 ayda bir seçim olan bir ülkede istikrar olur mu? Bu ülkeye yatırımcı gelmez. Bakın biz gelene kadar reel yatırımlar noktasında Türkiye’de, 1 milyar doları bulmamıştır yılda yatırım. Neden? Çünkü yatırımcı önünü görmüyor. Yatırımcı önünü görmediği zaman, gelip o ülkede yatırım yapmaz. Yatırım yapabilmesi için önünü görmesi lazım. Bizim dönem niçin başarılı olmuştur? Çünkü yatırımcı bizim dönemde önünü gördü. Baktı ki, burada istikrar, güven var. ‘Öyleyse ben buraya yatırım yaparım.’ Bakın biz 22 milyar dolar yıl yatırıma dahi çıktık. Ama 10 milyar doların altına da yılda düşmedik. 9 milyar dolara düştüğümüz de oldu. Böyle bir hedefi yakaladık. İstikrar ve güvenden dolayı. 17 Aralık yapıldı. Niye? Bu istikrarı bozmak için. 25 Aralık bunun için. Kaos dediler, hepsi bunlar için. Gezi olayları bunun için. Niye bizi yıkamadılar? Niye bozamadılar içten ve dıştan? Tek sebebi Türkiye’de istikrar var. Türkiye’de artık güven var.”

Merkez Bankası nihai kararı kendisi verir

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, para politikasında gevşemeye ilişkin bazı yorumlar ve beklentiler olduğunu ancak Merkez Bankası’nın tüm yorumları ve gelişmeleri izleyerek nihai kararı kendi vereceğini söyledi.

Babacan, “Yorumlardan okuduğumu söylüyorum bir para politikasında gevşeme beklentisi var. Merkez Bankası yorumları izleyecek, piyasa gelişmelerini izleyecek, önerileri yakından izleyecek değerlendirecek, nihai karar aşamasında kendi kararını verecek... Bütün yorumları dinlerler, önerilere bakarlar, kendi analizlerini yaparlar, nihayetinde Türkiye ekonomisi için en iyisi neyse o kararı zamanı gelince alırlar” dedi.

Babacan, kurun enflasyon üzerindeki etkisinin bir süre daha devam etmesinin beklendiğini de kaydetti.

Merkez Bankası’yla ilgili fazla yorum yapmayı tercih etmediğini söyleyen Babacan şunları söyledi: “Kararlar üzerinde bir etki oluşturuyor gibi bir algıya sebep oluyor. Para politikası konusunda çok konuşmak istemiyorum. Talep taraflı bir enflasyon riski çok görünmüyor.”

Bağımsızlık tartışması

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Para Politikası Kurulu’nun olağanüstü toplanıp faiz indirmesi gerektiğini söylemesi Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik tartışmalara neden oldu

Merkez Bankası bağımsız olmalı

Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul, “Yatırımın fizibilitesini etkileyen en önemli konu enflasyon. Hem yurtdışından yatırım gelmesi, hem de içerdeki yatırımcı iştahı için gelecek enflasyona güven önemli. Bunun için de bilmemiz lazım ki bununla mücadele eden ve bağımsız bir Merkez Bankası gerekli” dedi.

İndirim beklemiyorum

Saxo Capital Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, “Merkez Bankası’nın karar almasını beklemiyorum. Böyle bir karar alırsa erken olarak yorumlarım” dedi ve şöyle devam etti: “İlk başta fiyatlaması pozitif olsa ya da yurtdışındaki değişikliklerde Merkez’in elini yine zorlayacağını düşünü-yorum.”

Sıkı para politikası devam etmeli

Garanti Yatırım Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, enflasyon oranlarının halen çok yüksek olduğunun altını çizerek, “Merkez Bankası’nın Sıkı para politikasının devam etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Negatif ve rahatsız edici

Standart Bank Gelişmekte Olan Piyasalar Araştırma Müdürü Tim Ash, Başbakan Erdoğan’ın sözlerini, “Çok negatif ve rahatsız edici yorumlar” olarak değerlendirdi. Ash, “Merkez bankaları bağımsız olması gereken ülkelerde siyasetçiler bu tür yorumdan kaçınmalı” dedi.

Bağımsızlığı sorgulanır

Meksa Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Figen Özavcı Figen özavcı, “Merkez Bankası eğer olağanüstü toplanırsa büyük sıkıntı olur, bankanın bağımsızlığından tutun birçok şey sorgulanır” yorumunu yaptı.

Şu an faiz indirmek çok doğru olmaz

Bosphorus Capital Genel Müdürü Murat Salar “Merkez Bankası’nın politikalarının bağımsız olması en önemli kriter. 2011’den bu yana ekonomik kazanımların arkasındaki en önemli kriterlerden biri bu” dedi. Herhangi bir yerden müdahale edilmesi ya da baskı unsuru olarak söylenmesinin çok olumlu olarak görülemeyeceğini söyleyen Salar, Merkez Bankası’nın ekonominin gereğini yaptığını belirtti.