‘Ejderhayı yarı canlı bırakmayacaksın!’

İSMAİL TURGUT YUVACAN / Cezayir |  01 Mart 2018 Perşembe - 2:30 | Son Güncelleme : 01 03 2018 - 2:30

Afrin’de TSK’nın karşısına kimin çıktığına bakılmadan gereğinin yapılacağı mesajını veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu iş için birilerinden icazet alacak değiliz. Ejderhayı yarı canlı bırakmayacaksın. Öyle veya böyle bitecek bu iş” dedi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dört ülkeyi kapsayan Afrika temaslarının Cezayir ayağında gazetecilerle sohbet etti, soruları yanıtladı. Afrin’de PYD/YPG’ye destek için girenler konusunda “Karşımızda olanların kim olduğunu araştırmamız, soruşturmamız gerekmiyor. Değişik çevreler de çıkabilir karşımıza. Çıktıkları anda bizde gereğini yapmak durumundayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zor bölgenin aşıldığını da işaret etti. Erdoğan, terör örgütünün Afrin’de çöktüğünü söyleyerek, “Artık sınırlarımızı rahatsız edecek koşullar büyük ölçüde kalkmış vaziyette” dedi. Soru ve yanıtlar özetle şöyle:

Lafarge’ın fabrikası var!

Afrin’de TSK çemberini adım adım daraltırken, bir yandan da yerli yabancı basında başka grupların girdiği çıktığı haberleri geliyor. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı giderek artıyor, 2 bini geçti. Biz şu anda Afrin’de kimlerle karşı karşıyayız? Karşımıza kimler çıkıyor, sayıları ne kadar?

“Orada bizim karşımızda kim varsa, kim karşımıza dikiliyorsa, biz onların karşısındayız. Karşımızda olanların kim olduğunu araştırmamız, soruşturmamız gerekmiyor. Bu konuda, ‘Kim kimdir Ansiklopedisi’ne bakacak değiliz. Değişik çevreler de çıkabilir karşımıza. Çıktıkları anda bizde gereğini yapmak durumundayız. Bundan birilerinin rahatsız olup olmayacağına da bakmayız. Ne dedik biz? Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Bu iş için birilerinden icazet alacak değiliz. Ejderhayı yarı canlı bırakmayacaksın. Öyle veya böyle bitecek bu iş. Şu anda bütün tüneller tamam. Oralara gelen o mikserler çok ilginçtir. Mikserler kimin? Lafarge. Lafarge kimin? (Merkezi Paris’te bulunan Fransız inşaat malzemeleri firması) Fabrikaları var orada. O tünellerin halini gördük. Bu tünellerin içinden değişik yerlere giden yaşam alanları var. Bütün bunlar ortadayken batı bize hala neyin hesabını soruyor? Türkiye eski Türkiye değil. F16’larımız SİHA’lar, tank, top, kara kuvvetlerimiz, hepsi gerçekten yeniden bir tarih yazdılar. Bu süreç farklı bir süreç. Afrin’de etkisiz hale getirilen terörist sayısı an itibarıyla 2083. Mevsim koşulları bu kadar olumsuz olmasına rağmen, son derece başarılı bir harekat gerçekleştiriliyor. Dönene kadar inşallah iyi bir konuma geldiğimiz göreceğiz. Rusya ve İran’la görüşmelerimizi yaptık. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la da yaklaşık 1 saat süren bir görüşmem oldu. Durumları izah ettik.”

Çavuşoğlu-Tillerson 19 Mart’ta

ABD ile ilişkiler üzerine temaslar oldu, ziyaretler oldu. Yeni bir temas gerçekleşti mi? Bundan sonraki yol haritamız nedir?

“Biz ABD’nin bizlerle konuştukları ile arazide yaptıkları arasında bir uyum olmasını arzuluyoruz. Söylenilenler ile yapılanların farklı olması elbette kabullenilemez. Bu çerçevede temaslar devam ediyor. Türkiye-ABD ilişkilerindeki sorunlara çözüm bulma amacıyla oluşturulan teknik komitelerin ilk toplantısı Suriye gündemiyle 8 Mart’ta gerçekleştirilecek. Dışişleri Bakanları düzeyindeki toplantının ise 19 Mart’ta yapılması planlanıyor.

Bu süreçte biz Afrin’i terörden arındırmaya yönelik operasyonumuza da devam ediyoruz. Orada PYD-YPG çökmüştür. An itibarıyla orada 540 km. karelik bir alanı kontrol altına aldık. Cerablus, Rai, Bab’da konrol altına almış olduğumuz alan 2 bin kilometrekare. Tabii ki Afrin, şartları çok daha zor olan bir bölge. Zor olan bölge aşıldı. Kolay olan bölgeye geliyoruz. Hilal gibi orası çevrildi. Artık sınırlarımızı rahatsız edecek koşullar büyük ölçüde kalkmış vaziyette. Bu, ordumuzun işini daha da kolaylaştıracak. TSK’nın gerek havadan gerek karadan müdahalesi yoğun şekilde devam ediyor. Bu süreçte rehavete kapılmamak son derece önemli.

Geçenlerde gördünüz, Afrin’e 40 kamyon girmek istedi, onlar bertaraf edildi. Bu bir ordunun kendine özgüveninin göstergesidir. İstihbaratın iyi çalıştığının alametidir. Meteorolojik şartlar elvermediği zaman İHA’larımızın ve SİHA’larımızın oralara girmesi biraz zor olabiliyor. Hava koşulları iyi olduğu zaman bu sistemlerle rahatça giriyoruz ve kara harekatını rahat yapıyoruz. Harekat başarılı bir şekilde devam ediyor.”

Münbiç ile ilgili algı operasyonu yapılıyor özellikle sınır şehirlerinde. Münbiç’e müdahale edersek ciddi dirençle karşılaşacağımız, bunun sadece PYD-YPG olmayacağı ABD ve Avrupa’nın da Türkiye’yi engellemek üzere hazırlık yaptığı dillendiriliyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bizim Münbiç konusundaki tavrımız öteden beri net. Orada terör örgütü olmamalıdır. Münbiç’in asıl sahibi kim? Araplar. Oranın asli sakinleri arasındaki Arapların oranı yüzde 90- 95 civarında. Fakat bu insanlar oradan çıkarıldı. Şimdi oranın asli sakinleri olan Arap aşiretleri, orayı koruma konusunda kararlılar. Biz Münbiç’in asli sakinlerine teslim edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Dün olduğu gibi bugün de bunu savunuyoruz. Bunu Rex Tillerson’a da söyledik. Münbiç, Münbiçlilerin olmalı.

‘Müslim’i bırakmak teröre destektir’
 
Salih Müslim’in Çekya’da yakalanması konusunda ne diyorsunuz? 
 
Neden gözaltına aldı, neden bırakıldı? Değerlendirmeniz nedir? 
 
“Bu bize Batı’yı gösteriyor. Bu bize dünyayı gösteriyor. Bunlar maalesef bugüne kadar adil olmadılar. Şu anda da ikircikli bir davranış içindeler. Çekya, Avrupa Birliği üyesi olan bir ülkedir. Peki şu anda AB’de PKK terör örgütü olarak kabul ediliyor mu? Ediliyor. YPG-PYD’nin terör örgütüyle iltisaklı olduğunu biz belgeleyip ispat ettik mi? Ettik. Buna rağmen terörist başını serbest bırakmışlardır. Dışişleri Bakanımızın da Adalet Bakanımızın da muhataplarıyla görüşmüş olmalarına rağmen bunlar, adil olmayan bir yola tevessül ederek onu serbest bıraktılar. Peki neden aldınız, neden bıraktınız? 24 saat içinde ne değişti? Serbest bırakma kararı, Çekya’yı teröre destek veren bir ülke konumuna düşürmüştür. Bunun başka türlü izahı olamaz, bize bunu anlatamazlar. Terörist başını serbest bırakmak, teröre destek vermek demektir. Bu hadisenin başka izahı olamaz”. 
 
‘Cumhur İttifakı’nı uygulamaya başladık’
 
Seçim ittifakına yönelik AK Parti’nin önerisi alt komisyonda. Önceki gün CHP, İP ve Saadet ile ittifak olabileceğini söyledi. Bu durumu CHP’nin hâlâ eski sistemin devamını istiyor olarak mı yorumlayacaksınız?
 
“Bizim her şeyimiz açık. Gizli saklı adımımız yok. Diğerlerinin ne yaptığı bizi ilgilendirmiyor. Biz kendi işimize bakacağız. Bizimle beraber Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) de yürümesi söz konusu. Çok açık ve net onlarla konuştuk. Onların sütunda yer almaktan çok partimizin listeleri içinde yer alma durumları olabilir. Sayın Destici ile de konuştuk. Ayrıca aramızda görüşme imkanımız var. Bütün derdimiz cumhurun ittifakını gerçekleştirmektir. İP’miş şuymuş buymuş falan bunların milli, yerli diye bir derdi yok. Biz bu ülkenin dertleriyle ile hemdert olan, ülkenin değerlerini benimseyen insanlarla cumhurun ittifakını kuruyoruz. Bunu başaracağız inşallah. Şu ana kadar gayet uyumluyuz. Gittiğimiz her yerde sağ olsun, belediye MHP’deyse belediye başkanları, il başkanları bizi karşılamaya geliyor. Aynı şeyi bizim teşkilatımız da yapıyor: Sayın Bahçeli’yi gittiği illerde aynı şekilde bizim teşkilatımız da karşılıyor. Cumhurun ittifakını aramızda bizler fiili olarak uygulamaya başlamış durumdayız. Tabandaki bu bütünleşme, bu birleşme, mart ve kasıma kadar açıkça görülsün istiyoruz.” 
 
Saadet Partisi ile görüşmeniz oldu, süreç nihayete erdi diyebilir miyiz? 
 
“Ben görüşmeyi yaptım, hatta Sayın Mustafa Şentop’u da tekrar gönderdim. Ama oradan henüz maalesef bir ses çıkmadı. Önümüzde daha vakit var. Muhataplarımızdan karşılık gelmesi halinde onu da değerlendiririz. Biz bütünleşelim istiyoruz.” 
 
Kapı kapanmadı değil mi? 
 
“Hayır bizim açımızdan kapanmış değil, yasal olarak kapanmadığı ana kadar.” 
 
‘28 Şubat’ın sivil kanadına hiç dokunulmadı’
 
Bugün (Dün) 28 Şubat’ın yıl dönümü, o dönem görev alan generallerle ilgili yargı bir karar vermek üzere. Savcı 60 müebbet istedi. Ergenekon ve Balyoz sanığı askerlerin bir kısmı ve medyanın bir bölümü 28 Şubat’ın askeri darbe olmadığını, bunun FETÖ kumpası olduğunu söylüyorlar, siz ne dersiniz? 
 
“Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda da bir siyasi partinin genel başkanıyım. O süreci yaşamış, kısmen bedel ödeyerek yaşamış biriyim. O işin sivil kanatlarının bizim üzerimizde oynadığı oyunların gördük. Yargı bu işin sivil kanadının hangi boyutta olduğunu da ortaya çıkaracaktır.” 
 
Sivil kanat ile neyi kastediyorsunuz? 
 
“Sendikalar, medya, iş dünyası... O dönem ‘Beşli Çete’ mi ne diyorlardı? O süreçte neler yapıldığını benden çok daha iyi biliyorsunuz. Ama bunlara hiç mi hiç dokunulmadı şu ana kadar. Tamamen es geçildi. Savcının dediğiniz türden bir yaklaşım göstermesi, dosyalarda bazı şeylerin öne çıktığını gösteriyor. Dosyalar okunurken gözden kaçmış olanlar veya görülmek istenmemiş unsurlar herhalde öne çıkıyor. Şimdi muhtemelen bunlar da gündeme gelecektir. Bizim tek arzumuz, adaletin tecelli edilmesidir. O zaman verilmiş kararlarla mağdur oldukları için haklarını arayan insanlar var. Bedel ödemesi gerekenler buyursunlar bedelini ödesinler. O süreçte, köşelerinden çok rahat, indirenler bindirenler vardı. Bizim muhtarlığımıza kadar uğraşanlar vardı. Biz adaletin tecellisinden başka bir şey istemiyoruz. Nitekim hak geç de olsa tecelli ediyor. İnanıyorum ki yargı, adalet beklentisi içinde olan mağdurların haline çare olacaktır.” 
 
Cezayir’le savunma sanayii  görüşmeleri
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan Cezayir’le ilişkiler konusunda şu değerlendirmeleri yaptı: Cezayir’le bizim ilişkilerimiz 500 yıllık. Böyle bir ilişki ağı olan iki ülkeyiz. Fakat bunun çok daha güçlü bir hale gelmesi gerekir. Ticaret hacmimiz 3,5 milyar dolar. Bunu ilk etapta 5 milyar dolara, sonra da 10 milyar dolara çıkarma hedefinde mutabık kaldık. Bu hususta her iki tarafta da kararlılık var. Bu çok sevindirici bir durum. 
 
Bu ziyaret, benim buraya dördüncü gelişim. Bundan önce en son, 2014 Kasım’ında gelmiştim. Cezayir’de şu an bine yakın Türk firması iş yapıyor. Doğalgaz, LNG konusunda, biz Cezayir’in dördüncü tüketici ülkesi konumundayız. Anlaşmamız 1 Ekim 2019 itibarıyla sona eriyor. ‘Fiyatı biraz düşürebilirseniz, biz bunu uzatmaktan yanayız. Botaş ve sizdeki muhatap kuruluşu bir araya gelsinler, konuyu görüşsünler’ dedik.Böyle bir şey olursa gerçekten isabetli olur. Geldiğimiz akşam tarımdan kültür turizme kadar varıncaya kadar 7 anlaşma imzaladık. Savunma Sanayii’nin üzerinde özellikle ısrarla durduk. Savunma sanayiinde, Cezayir’in şu anki ihtiyacı tahminlerin çok daha fevkinde. Yüzölçümü itibariyle çok büyük bir alana sahip ülke. Neredeyse bizim üç katımız büyüklüğünde. Sınırlarının korunması gerekiyor. Hava, kara, İHA’lar vb. ihtiyaçları var. İlgili birimlerimiz görüş alışverişine inşallah devam edecekler. Ortak üretim talebi gelirse girebiliriz. Biz ürettiklerimizden verebiliriz.
 
 
Keçiova Camii’ni ziyaret etti
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cezayir’deyken tarihi Keçiova Camisi’ni de ziyaret etti. Emine Erdoğan, Barbaros Hayreddin Paşa tarafından 1520’de inşa ettirilen ve Cezayir’in bağımsızlık sembollerinden biri olan tarihi Keçiova Camisi’ni gezdi, TİKA tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları hakkında bilgi aldı. Keçiova Camii, Osmanlı dönemindeki önemli yerel yönetimlerden Kasaba (Kasba) bölgesinde yer alıyor.
 

ETİKETLER