'Duruşma gizli değil, açık olsun'

DHA |  03 Şubat 2006 Cuma - 13:28 | Son Güncelleme : 03 02 2006 - 13:28

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Kütahya gezisi sırasında suikast girişiminde bulunan Mustafa Bağdat'ın yargılanmasına devam edildi


Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan duruşmaya, sanık Mustafa Bağdat da katıldı. Bağdat'ın avukatı Hatice Burcu Güngör, yaptığı yazılı açıklamada duruşmanın gizli yapılmasını eleştirdi.

Kütahya'da 12 Eylül 2005 tarihinde 33 yaşındaki Mustafa Bağdat, 2005-2006 öğretim yılı açılışına katıldıktan sonra otobüse binmek üzere olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, ekmeğin içerisinde sakladığı kuru sıkıdan gerçeğe dönüştürülmüş tabancayla ateş etmek isterken polisler tarafından yakalandı. Bağdat çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan duruşmaya yaklaşık 3 aydır akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda tutulan Mustafa Bağdat da katıldı. Bağdat, tutuklu bulunduğu Kütahya E Tipi Cezaevi'nden jandarmalar tarafından cezaevi aracıyla adliyeye getirildi. Duruşma nedeniyle adliye çevresinde polis geniş güvenlik önlemleri aldı. Mustafa Bağdat'ın jandarmalar arasında oldukça sakin olduğu gözlendi. Bağdat, fotoğrafını çeken gazetecilere "buzda kayıp düşmeyin, dikkatli olun" dedi.

ESKİ MHP MİLLETVİKİLİNİN KIZI SAVUNUYOR
Başbakan Erdoğan'ı öldürmeye teşebbüs suçundan 20 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Mustafa Bağdat'ı, MHP'den ihraç edilen Mersin eski milletvekili Ali Güngör'ün kızı avukat Hatice Burcu Güngör savunuyor. Avukat Güngör, adliye binası içerisinde dağıttığı basın açıklamasında, davanın gizli oturumda görülmesini eleştirdi. Müvekkili Mustafa Bağdat'ın, "Başbakan Erdoğan'ı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs etmek' ve "6136 sayılı yasaya muhalefet' suçlarından tutuklu olarak yargılandığını belirten Evukat Güngör, Başbakan Erdoğan'ın önce müşteki daha sonra da davaya müdahil olarak katıldığını anlayamadığını kaydederek açıklamasında şöyle dedi:

"Yargılama süreci, başta itiraz etmemize rağmen kamu güvenliği gerekçesiyle gizli olarak devam etmektedir. İhtilal mahkemelerinde dahi bütün duruşmalar açık olarak görülmüştür. Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın davası, mafya- çete davaları, yine sayın Ecevit'e yazar kasa atmak suretiyle protesto eden şahsın duruşması bile gizli olarak yapılmamıştır. Bizim davamızın özelliği, herhalde daha önce hiçbir devlet adamında görülmediği şekilde sayın başbakanın önce şikayetçi, daha sonra bununla da yetinmeyerek davaya müdahil olması olsa gerektir. Sayın Başbakan şikayetini nasıl ifadelendirecektir, niçin müdahil olma ihtiyacını duymuştur, bunları henüz bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz ve gördüğümüz bu durumun yargı sürecinin normal ve adil işlediğini güçleştirdiğidir."

"AÇIK OY GİZLİ TASNİF GİBİ"
Bütün tıp bilimadamlarının 15 gün içinde tesbitinin yapılmasının mümkün olacağını ifade ettiği ve kanunların da normal şartlarda 3 hafta ile sınırlandırdığı adli tıp sürecinin, anlamsız bir biçimde 3 ay gibi çok uzun bir zamana yayıldığını da anlatan Avukat Hatice Burcu Güngör şöyle devam etti:

"Normal işleyecek bir süreçte, çok önceden çocuklarının ve ailesinin yanında olması gerektiğine inandığım müvekkilim Mustafa Bağdat'ın tutukluluk süresi uzamış, suçlama açık, ancak savunma ve suçsuzluğunu kanıtlayan delil ve kanunlarımız gizli olduğu için de, kamu hafızasındaki suikastçi imajı devam etmiştir. Bu durumun, garip demokrasilerdeki açık oy gizli tasniften farkı yoktur. Bu durum insan haklarını ve temel özgürlüklerini koruma sözleşmesinin haklar ve özgürlükler bölümünün 6'ncı maddesinde yerini bulan "her kişi, medini hak ve yükümlülüklerini yahut kendisine yöneltilen herhangi bir suçlamanın karara bağlanmasında yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri tarafından, makul süre içerisinde adil ve aleni olarak yargılanma hakkına sahiptir. Hüküm aleni oturumda açıklanacaktır. Ancak bir demokratik toplumda ahlak, kamu düzeni yahut ulusal güvenlik için, çocukların ve gençlerin menfaatleri ya da tarafların özel yaşamların korunması bunu gerektirdiğinde, ya da aleniyetin, adaletin tecellisine zarar verebileceği özel koşulların bulunması halinde, mahkemenin görüşüne göre kesin biçimde gerekli olduğu ölçüde, basın ve halk duruşmanın tamamından ya da bir bölümünden çıkartılabilirler' hükmüne aykırıdır."

"HUKUK BİLGİMDEN ŞÜPHEYE DÜŞTÜM"
Sürecin adil işlediğine inanmak istemesine rağmen, bugüne kadarki gelişmeler nedeniyle okuduğu hukuk kitaplarında varolan mevcut bilgilerden ve inceleyerek anladığını zannettiği Yargıtay kararlarından şüphe etmeye başladığını kaydeden Avukat Güngör açıklamanını şöyle tamamladı:

"Bu hususları bugünkü duruşmada mahkeme heyeti ilede paylaşıp, müvekkilim Mustafa Bağdat'ın suçsuzluğunu ortaya koyan delil ve kanunlarımız ile birlikte yüce mahkemeye bir kere daha sunacağım. Bu basın açıklaması ile müvekkilim Mustafa Bağdat eğer suçlu ise suçunun kanıtlarının, niçin hala tutuklu kaldığının, yok suçsuz ise suçsuzluğunu belgeleyen kanıt ve kanunlarımızın kamuoyu tarafından bilinmesi, yargılama sonucu varılacak kararın aynı zamanda kamu vicdanının kararı olması gerektiği inancımı, sizlerle ve sizlerin aracılığıyla kamuoyu ile paylaşmak istedim."

Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi'nde gizli olarak yapılan duruşma halen sürüyor.

ETİKETLER

0