"Çay özü ve bor"dan doğal dezenfektan üretecekler

AA |  27 Temmuz 2020 Pazartesi - 12:42 | Son Güncelleme : 27 07 2020 - 12:42

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (ÇOMÜ), virüslerle mücadele için doğal ürünler kullanılarak dezenfektan geliştirildi.


ÇOMÜ Ezine Meslek Yüksekokulu Gıda İşleme Bölümü Gıda Kalite Kontrolü  ve Analizi Ana Bilim Dalı'nda görevli Dr. Öğr. Üyesi Dilvin İpek, özellikle gıda  işletmelerinin kullanımına yönelik dezenfektan geliştirmek amacıyla araştırma  yaptı.
 
Bu çerçevede hazırlanan formülün, gıda yapımında kullanılan  malzemelerin yüzeylerindeki virüslerin yok edilmesinde başarılı olduğu görüldü.  Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını da dikkate alınarak geliştirilen formülün  ise insan sağlığını daha fazla tehdit eden virüslere karşı etkili olduğu hatta el  hijyeninde kullanılabileceği tespit edildi.
 
Kimyasal madde bulunmamasından dolayı durulama gerektirmeyen ürün için  patent başvurusunda bulunuldu.
 
"Başarılı sonuçlar elde ettik"
AA muhabirine süreç hakkında bilgi veren İpek, "Çalışma kapsamında  sadece yerli ve milli imkanlarımızı kullandık. Çay özü ve bor bunlardan en  önemlileri. Amacımız solüsyonun bu şekilde olmasıydı. Yerli ve milli imkanlarla  başarılı sonuçlar elde ettik." dedi.
 
İpek, çalışmanın tamamen doğal dezenfektan solüsyonu hazırlamak  üzerine kurulduğunu söyledi.
 
Solüsyonun bakteri ve virüsleri yok etmede başarılı olduğunu  belirlediklerini dile getiren İpek, şöyle devam etti:
"Bor bizim çok önemli bir değerimiz, çay da aynı şekilde. Solüsyonumuz  doğal, sonrasında çevreye hiç zarar vermeyecek ürünlerden oluşuyor. Deney  sonuçları çok olumlu geldi. Ulusal ve uluslararası patent süreçleri devam ediyor.  Bu patentimizle bir yarışmaya katıldık. Sunumumuzu gerçekleştirdik, 108 patentin  yer aldığı, 76 üniversitenin başvuruları arasında ilk 3'e girdik. Bunun sonucunda  ticarileştirilmesi amaçlarımızdan biri. Şu anda 3 firmayla görüşmelerimiz  sürüyor."
 
İpek, ürünün gerek ellerde gerekse yüzeylerde kullanımı sonrası  durulama gerektirmediğini anlattı.
 
Dezenfektanın gönül rahatlığıyla kullanılabileceğini vurgulayan İpek,  "Gıda ürünleriyle taşınabilen, insanları hasta eden, bulantı, kusma yapan ve yine  beyinlerine yerleşebilen virüsler var. Bu virüsler üzerinde denedik, çok  başarılıydı." diye konuştu.
 
Üniversitenin merkez laboratuvarında analizler yapıldı
Araştırmanın danışmanlığını yürüten ÇOMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda  Mühendisliği Bölümü Gıda Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nükhet  Zorba ise asıl amaçlarının gıda endüstrisindeki yüzeyleri dezenfekte etmek  olduğunu belirtti.
 
Bu düşünceyle çıktıkları yolda oldukça başarılı sonuçlar aldıklarına  değinen Zorba, şunları kaydetti:
"Gıda endüstrisinde uygulanan dezenfeksiyon sistemleri var. Bunlardan  sonra ya da bunlara alternatif olarak, hızlı bir şekilde mikrobiyal kalıntıların  uzaklaştırılması üzerine Dilvin hoca çalışmalarını gerçekleştirdi, güzel sonuçlar  elde etti. Sonrasında tabii ki bizim denemiş olduğumuz mikroorganizmalar, izole  etmiş olduğumuz organizmalar yaptığımız araştırmalar sonucunda baktık ki klinik  anlamda direnç gösteren mikroorganizmalarla benzer özellikler de gösteriyor.  Bunun üzerine de klinik anlamda bakteriyel çalışmalar yapabiliriz diye düşündük.  Sonra Dilvin hoca gıdalarla insanları hasta edebilen virüsler üzerine  çalışmalarını gerçekleştirdi. Hem elde hem gıda yüzeyinde kullanılabileceğini,  kalıntı bırakmadığını da merkez laboratuvarımızdaki analizlerimizde kanıtladık."