‘Bunlar ihanet etti devlet mi besleyecek’

15 Temmuz 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 15 07 2017 - 2:30

Erdoğan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ilişkin olarak “Gitsin özel sektörde çalışsın, devlet mi besleyecek bunları. Devlet besledi, devlete ihanet etti bunlar. Türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657’dir” dedi


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium’da “ 15 Temmuz ve İnsan Hakları Paneli”nde konuştu. Erdoğan, pazartesi günü toplanacak MGK’yı işaret ederek “OHAL’i tekrar masaya yatıracağız ve teklifimizi hükümete yapacağız. Şu anki görünümle bizim OHAL’e hala ihtiyacımız var” dedi.  Erdoğan, Batı’dan gelen FETÖ ihraçlarına yönelik eleştirilere de yanıt vererek “Gitsin özel sektörde çalışsın, devlet mi besleyecek bunları. Devlet besledi, devlete ihanet etti bunlar. Türkiye’nin en önemli sorunlarından bir tanesi de 657’dir. 657’nin de mutabakat sağlanabilse, 657’nin memur-işçi ayrımı değil, tamamen çalışanlar olarak değiştirilmesi lazım” diye konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

‘Akıbetini biliyorsun’

“Bomba yağdıran helikopterlere ve uçaklara baş kaldırdı, yumruk saldırdı. Bu tepki darbecilerin planlarını bozdu. 15 Temmuz dünya demokrasi tarihinde bir ilktir. Utanmadan, ‘Amerika bana müsaade ederse Türkiye’ye giderim’ diyor. Seni daha önce ben çağırdım ya niye gelmedin. Buraya gelince akıbetini biliyorsun. Bu adımı atanları biz millet olarak affetmiyoruz. Allah bütün bu şehitlerimizin hesabını da intikamını da soracaktır, alacaktır.”

“15 Temmuz Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi örtülü darbe değil. Kılıçdaroğlu, örtülü darbeyi Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinden izledi. Nasıl bir örtülü darbe ise. Gel VIP’e ondan sonra “tanklar gitti mi” diye sor. Daha sonra işbirliği tuttukları tanklar oradan çekildiler. Otellerde yer bulamadı beyefendi. Belediye Başkanı’nın evine gitti. 20’sinde örtülü darbe diyorsun. 15’ini 16’ya bağlayan gece nasıl bir örtülü darbe. Hayatı yalan. Bunlarda dürüstlük yok.”

‘OHAL’e ihtiyaç var’

“Bütün bu huzursuzluklar bittiği zaman OHAL’i kaldıracağız. Terörle mücadelede hedefe ulaştığımız zaman OHAL’i kaldıracağız. Bunlar bitmeden kimse bizden OHAL’i kaldırmayı beklemesin. Biz göreve geldiğimizde Anadolu’da OHAL vardı. Dediler ki, şu OHAL’i kaldırın, başka hiçbir şey istemiyoruz. Biz 1 ay içinde OHAL’i kaldırdık. Kaldırdık da ne oldu, bir şey değişti mi, tam aksine terör orada her geçen gün daha da arttı. Pazartesi MGK toplantımız var OHAL’i tekrar masaya yatırıp teklifimizi hükümete yapacağız. Şu anki görünümle bizim OHAL’e hâlâ ihtiyacımız var.”

‘Sözde bir adalet yürüyüşü’

İstanbul’da BBC’nin HARDtalk programından Zainab Badawi’ye röportaj veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin “sözde bir adalet yürüyüşü” gerçekleştirdiğini, son mitingine de sadece 170 bin kişinin katıldığını söyledi

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, BBC’nin HARDtalk programının sunucusu Zainab Badawi’nin bazı sorularına yanıtları şöyle:

- Ankara’dan İstanbul’a eşi daha önce görülmemiş bir yürüyüş gerçekleşti. Bu yürüyüşün sloganı “Hak, hukuk, adalet”ti. Genel inanış; sizi eleştiren herkesin peşine düştüğünüz yönünde. “Benimle değilsen bana karşısındır” sözünü hatırlatıyor bu…

Şimdi ben size özellikle bir şey söyleyeyim; Bu tamamıyla sözde bir adalet yürüyüşüdür. Ve bu sözde adalet yürüyüşünün ortalaması bellidir. Bunun ortalaması bazen 500 olmuş, bazen 1000 olmuş, bazen 1500 olmuş bu kadar. Ve gelip de en son topladıkları mitingdeki kalabalık nedir? O kalabalık da ortada. Bakın toplam, İstanbul dışında otobüslerle gelenlerle birlikte topladıkları 170 bin kişi. Biz bir 7 Ağustos mitingi yaptık. Ve 2 milyon insan orada toplandı. Aramızdaki fark budur. Cumhurbaşkanı olarak, hükümet olarak bugüne kadar kimsenin önünü kesmedik.

Boris’le aramızı açmak istiyorsun

- Peki ya İngiltere? Dışişleri Bakanı Boris Johnson hakkınızda oldukça kaba bir şiir yazdı. Sizden özür diledi mi ?

Sayın Boris Johnson’la ilgili mazide kalmış bir yazı olabilir ama benim ondan sonra Boris’le yaptığım çok görüşmeler var. Ama belli ki sen Boris’le bizim aramızı açmak istiyorsun.

- Hayır, ben sadece…

Ben bu oyuna gelmeyeceğim.

‘Bunların hepsi yalan’

- 150 gazeteci şu anda hapiste. Bu rakamda, dünya çapında hapiste olan gazetecilerin üçte birine denk geliyor. İfade özgürlüğünden bu denli korkmanızın nedeni nedir?

Bakın şu anda siz benden daha fazla konuşuyorsunuz. Asıl özgürlük sizde. Şu anda içeride olanların gazetecilik sıfatı yok. Bunlar ya terör örgütüyle beraber hareket etmişlerdir, ya silah bulundurmaktan içeri girmişlerdir. Ve 150 tane gazeteci falan içeride yok. Bunların hepsi yalan. Şu anda gerçek manada gazeteci sıfatıyla içeride iki kişi var. Bunun dışında böyle bir şey söz konusu değil. Bu yalanlarla da dünyayı kandırmayalım. Yargı, ordu, emniyet, basına sızmak suretiyle çatı ile böyle bir çete oluşturuldu. Bu çete ile de bu darbe girişiminde bulunuldu. Soruyorum; bir devleti yıkmak için böyle bir çalışmayı hep birlikte böyle bir çalışmayı hep beraber yapacaklar sonra da sonra da gazetecilik kimliğine sığınarak kendilerini kurtaracaklar.

‘2019’u konuşmak daha erken’

- Peki ya ABD ve AB tarafından terör organizasyonu olarak görülen PKK? Bir çözüm getirebilecek, yeni bir sürecin başlama ihtimali nedir?

Bizim bir defa Kürtlerle asla bir sorunumuz yok. Bizim tek sorunumuz terör örgütü PKK, DHKP-C, PYD, DEAŞ, FETÖ...

- 2019’da ve sonrasında başkanlık için yarışacak mısınız?

Şu anda bunları konuşmak için çok erken. Gün ola harman ola. Henüz 2019’a varmadan hayatta kalacağımızın garantisi var mı? Olmadığına göre biz şu andaki görevimizi bir hakkıyla yerine getirelim, gerisi Allah kerim.

‘Alamayız’ derlerse B planını uygularız

- Sizce AB’ye üye bir Türkiye mi, yoksa üye olmayan bir Türkiye mi daha iyi?

Şimdi biz verdiğimiz sözü tutuyoruz. Fakat Avrupa Birliği bu noktada bize karşı çok açık, net olur da mesela ‘Biz Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne alamayız’ derse, bu bizi rahatlatır. Biz de B planımızı, C planımızı uygulamaya koyarız. Bizim için Avrupa Birliği olmazsa olmaz bir yer değil. Türkiye ayakları üzerinde duran, bugün kişi başına milli geliri 11 bin doları aşmış bir ülke. Biz rahatız.

- Sayın Cumhurbaşkanı, bana siz kişisel olarak, “Türkiye AB’siz daha iyi olur” diye düşünüyormuşsunuz gibi geliyor.

Bir zamanlar, Başbakan olduğum ilk zamanlarda bizim AB’deki liderler zirvesinde, bize yaklaşımları şuydu; ‘Türkiye bir sessiz devrim yaptı’ diyorlardı. Ama şimdi aynı Avrupa, ne yazık ki, bizi liderler zirvesine davet etmedikleri gibi devamlı oyalıyorlar. Ve şu anda halkımın büyük bir çoğunluğu Avrupa Birliği’ni istemiyor. Buna rağmen Avrupa Birliği’ne karşı samimiyetimizi bir müddet daha devam ettireceğiz, bakalım nereye varacak.