‘Bizden beklenen ortak mücadele’

27 Nisan 2016 Çarşamba - 2:30 | Son Güncelleme : 27 04 2016 - 2:30

Bakü’de BM Medeniyetler İttifakı Forumu’nda konuşan Erdoğan, teröre karşı ittifak çağrısı yaparken “Radikal akımların beslediği terörle mücadelede bizlerden beklenen ortak mücadeleyi yeteri kadar sergilemiyoruz” vurgusu yaptı


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Medeniyetler İttifakı’nın sağladığı başarıya rağmen bir gerçeği de kabul etmek gerektiğini  belirterek, “Uluslararası toplum olarak ittifakın kuruluş amacını teşkil eden hedeflere ulaşmaktan halen çok uzağız. Bizi, Medeniyetler İttifakı’nı kurmaya iten kemikleşmiş ön yargıları, insanları inançları, kökenleri ve kültürleri temelinde ayrıştıran anlayışı maalesef hala aşamadık. Radikal akımlarla ve bu akımların beslediği terörle mücadelede bizlerden beklenen ortak ve kararlı  mücadeleyi yeteri kadar sergileyemiyoruz” dedi.

‘Terörü besleyen...’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakü Kongre Merkezi’nde “Birleşmiş Milletler Medeniyetler  İttifakı 7. Küresel Forumu” açılış toplantısında özetle şunları söyledi.

“Geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 100 kadar üye ülkenin sponsorluğunda bu doğrultuda bir karar kabul ediliyor. Bu karar ittifakın sunduğu vizyonun ve hedeflerin küresel düzeyde kabul gördüğünün en güzel ifadesi oldu. Hoşgörü, karşılıklı anlayış ve diyalog zemininde buluşma hedefimize destek veren tüm dost ülkelere teşekkür ediyorum. İttifakın sağladığı başarıya rağmen şu gerçeği de hep birlikte kabul etmek durumundayız.  Uluslararası toplum olarak ittifakın kuruluş amacını teşkil eden hedeflere ulaşmaktan halen çok uzağız. Bizi, Medeniyetler İttifakı’nı kurmaya iten kemikleşmiş ön yargıları, insanları inançları, kökenleri ve kültürleri temelinde ayrıştıran anlayışı maalesef hala aşamadık. Radikal akımlarla ve bu akımların beslediği terörle mücadelede bizlerden beklenen ortak ve kararlı mücadeleyi yeteri kadar sergileyemiyoruz.” “Eğer mezhepçiliğe karşı ortak mücadeleyi veremezsek barışı temin edemeyiz.

‘Küresel ittifak şart’

Irkçılığa karşı ortak mücadele veremezsek terörle mücadele edemeyiz. Biz ‘şu ırktan, bu ırktan’ diye insanlara bakamayız. ‘Şu siyahtır, şu beyaz ırktandır’ diye insanları birbirinden ayıramayız. Biz karşımızdaki tüm ırkların mensuplarına insan olarak bakmak ve insan olarak hepsini sevmek zorundayız. İşte dünyada barışın temelini bu oluşturmaktadır. Teröre karşı küresel ittifakı sağlamak zorundayız. Eğer sağlayamazsak burada da barışı temin edemeyiz. Şu anda ülkem terörle mücadelede çok ciddi bir sorun yaşamaktadır. 35 yıldır terörle mücadele ediyoruz. Şu ana kadar terörle mücadelede ölen insanımızın sayısı 40 bini aşmış durumda. Aynı şekilde geliyoruz yanı başımızda terörle başlayan süreç  Suriye’de iç savaşa dönüşmüştür.”

‘Terörün, teröristlerin dini yok...’

“Terörün, teröristlerin, terör örgütlerinin dini, kökeni, bölgesi ve kültürü yoktur. Masum insanların hayatına kastetmeyi hiçbir inanç, din, hiçbir kültür, hiçbir vicdan tasvip etmez. Özellikle de İslam kelime itibarıyla, manası  barış olan bir dindir. Manası barış olan bir din, teröre müsaade eder mi? Bizim  dinimizde terörün asla yeri yoktur ve İslam adına ortaya çıkan bu örgütler ki  başta DAİŞ, bunların İslam ile yakından uzaktan alakası yoktur. Terör diğer tüm  vasıflarının ötesinde bizatihi insanın kendisine düşmandır. İnsanlık olarak karşı  karşıya bulunduğumuz bu tehdit hepimize yöneliktir. Şu salondaki, özellikle  birinci derecede yakından ilgilendirdiği için söylüyorum, ölenin ‘Allahuekber’, öldürenin de ‘Allahuekber’ dediği bir anlayış olabilir mi? Bunun bizim dinimizle  alakası yoktur. Hiçbir medeniyet bu tehdidin dışında değildir. Terör örgütleri, Medeniyetler İttifakı Projesi ile kurmaya çalıştığımız ortak idealin en büyük  hasmıdır. Bu tehdidi ancak ortak mücadeleyle aşabiliriz. Aksi yöndeki her beyan,  her tutum teröre ve terör örgütlerine destek anlamına gelmektedir.

‘Laiklikle ilgili sözler Meclis Başkanı’nın kendi kanaati’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinde Grabar Kitaroviç ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “Laiklik yeni anayasada yer almamalı” demesiyle ilgili soruyu da yanıtladı: “Meclis başkanımız Anayasa tartışmaları bağlamında kendi kanaatlerini ortaya koymuştur, düşüncelerini ortaya koymuştur. Şahsımla ilgiliyse benim bu konudaki düşüncelerim bellidir. Mısır konuşmamada da bunu dile getirmiştim. Kurucusu olduğum partimin de programında da bu zaten çok açık net yer almaktadır. Buradaki bütün gerçek şudur: Devlet tüm inanç gruplarına, inançlarını yaşama hususunda eşit mesafededir ve laiklik budur.”

‘Laiklikten korkmayın’

Erdoğan Eylül 2011’de Mısır’da yeni anayasanın laik mi yoksa şeriat ilkelerine mi dayanması konusunda bir TV kanalına verdiği röportajda “Mübarek sonrası yeni Mısır’ın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum” diyerek şunları söylemişti: Türkiye’de anayasa laikliği, devletin her dine eşit mesafede olması olarak tanımlar. Laiklik kesinlikle ateizm değildir. Ben Recep Tayyip Erdoğan olarak Müslümanım ama laik değilim. Fakat laik bir ülkenin başbakanıyım. Laik bir rejimde insanların dindar olma ya da olmama özgürlüğü vardır. Ben Mısır’ın da laik bir anayasaya sahip olmasını tavsiye ediyorum. Çünkü laiklik din düşmanlığı değildir. Laiklikten korkmayın. Umarım ki Mısır’da yeni rejim laik olacaktır. Umuyorum ki benim bu açıklamalarımdan sonra Mısır halkının laikliğe bakışı değişecektir.”