"Biz yapımcılar yılda bir orta ölçekli fabrika kuruyoruz"

AA |  10 Kasım 2018 Cumartesi - 21:17 | Son Güncelleme : 10 11 2018 - 21:17

Yönetmen Osman Sınav, "Biz yapımcılar yılda bir orta ölçekli fabrika kuruyoruz. Dünyanın hangi sektöründe, işinde, iş adamı veya girişimci her yılda bir orta ölçekli fabrika kurar." dedi.


Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 8'incisi düzenlenen "Malatya  Uluslararası Film Festivali" kapsamında İnönü Üniversitesi Kütüphanesi Seminer  Salonu'nda Osman Sınav'ın senaryosunu yazdığı ve yönettiği 1994 yapımı "Yalancı"  filminin gösterimi yapıldı.
 
Film gösterimi sonrası aynı salonda "usta-öğrenci" buluşması  kapsamında düzenlenen söyleşide konuşan Sınav, senaryoların bir edebiyat eseri  olmadığını belirtti.
 
Senaryoların yönetmene yol gösteren bir matematik ürünü olduğunu ifade  eden Sınav, "Yol tarif eden bir matematik ürünüdür. Senaryo denilen şey dramatik  bir edebiyat ürünü asla değildir. Edebiyat eseri olduğu zaman sinema olmaz." diye  konuştu.
 
Sınav, sektörlerinde yılda ortalama 100 civarında proje başlatıldığını  anlatarak, bunların yıl boyunca seyircinin karşısına çıktığını ifade etti.
 
Her projede yaklaşık 100 kişinin çalıştığını dile getiren Sınav, şöyle  devam etti:
 
"Yani 100 orta ölçekli fabrika. Biz yapımcılar yılda bir orta ölçekli  fabrika kuruyoruz. Dünyanın hangi sektöründe, işinde, iş adamı veya girişimci her  yılda bir orta ölçekli fabrika kurar. Hiç bir sektörde yılda bir 100 kişinin  çalışacağı bir iş kuramazsınız. Biz bunu yapıyoruz. Her yıl 100 civarında ekip  kurulur. Bu ekibin hepsi reytinglerde yüksekle ulaşmaya, sizlere ulaşmayı ve  izlenmeyi talep eder. Bu işler yapılırken de şunu bilin, bu 100 işin 60 tanesi  çöpe gidecek. Hangisinin olacağını bilmiyoruz ama gidecek."
 
 "Çalışmaktan ölen yok dünyada"
 
Sınav, kendisinin ilk filmini çekmek için patronunu "istifa ederim"  diye tehdit ettiğini ve iş vereninin ise "Osman bey, bu filmde başarılı  olamazsanız sizin için çok kötü olur" diye cevap verdiğini anlattı.
 
Buna rağmen gönlündeki işi yaptığını söyleyen Sınav, "O anda '99 kez  düşsem 100. kez yeniden ayağa kalkacağım' sözü aklıma geldi. Onu söyledim. Ben  felç geçirdim, 60 yaşındayım, 100. kez çok şükür yeniden ayağa kalktım. Yine de  kalkarım. Her an her şeye sıfırdan başlayabilirim." ifadelerini kullandı.
 
Kendisine bir öğrenciden gelen "Türk dizilerinde neler görüyorsunuz,  insanlara doğru şeyler veriyor mu? Ağır çalışma şartları var deniliyor, siz ne  düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine şöyle cevap verdi:
 
"Ağır çalışma şartları dedin, bunu sana hiç yakıştıramadım. Ağır  çalışma şartları diye bir şey yok. Bu ülkenin gerçekleri, ekonomisi, sektörü var.  Bu ülkenin sektöründe yılda 100 tane dizi yapılması için reklam gelirlerinin  bilmem kaç milyar doları bulması lazım. Yoksa bu televizyonlar bu bütçeleri  taşıyamazlar. Ağır çalışma şartlarının sebepleri var. Ben de ağır çalışma  şartları içerisinde çalışıyorum. Çalışmaktan ölen yok dünyada. Çalışırsanız,  işinizi severek yaparsanız hiçbir şey olmaz. "
 
Aynı öğrencinin dizi oyuncularının ifadelerini hatırlatması üzerine  ise Sınav, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı, bakanları, resmi olarak hiç  kimse onların aldığı parayı almıyor. Öyle bir dünya yok. Yapmayacak o zaman,  yapmasın. Onu zorlayan yok. Zorlayarak yaptıran yok. Set çalışanları öyle, set  çalışanlarını da zorlamıyoruz. Set çalışanları da Türkiye'de hiçbir fabrika  işçisinin almadığı parayı alıyor. Çalışmayacak o zaman, başka işte çalışsın."  diye konuştu.
 
"Dünyayı değiştirenler hayal kuranlardır"
 
Sınav, bu işte gönlü olan kimselerin sinema yapamayacağına dair  umutsuzluğa kapılmamaları gerektiğini ifade etti.
 
Böyle bir düşünceye sahip olsaydı sektörde Osman Sınav'ın olmayacağını  dile getiren Sınav, yola çıktığında bulunduğu piyasadan hiç kimseyi tanımadığını  söyledi.
 
 Dünyayı değiştirenlerin hayal kuranlar olduğunu vurgulayan Sınav,  konuşmasını şöyle tamamladı:
 
"Dünyayı değiştirenler siyasetçiler, sanatçılar, felsefeciler,  matematikçiler, büyük askerler, kahramanlar değildir. Dünyayı değiştirenler  bunların hepsi olabilir ama bunların içerisinde sadece hayal kuranlardır. Dünyayı  değiştirenler sadece ve sadece hayal kuranlardır. Atatürk bu hayali kurmuştur. O  hayalinizi siz kurmazsanız, dünyada yapacağınız tek şey kalır, başkasının  hayalinin parçası olmak. Mutlaka sizin bir hayaliniz olacak."
 
  
 

ETİKETLER