"Bazı Arap ülkeleri, Filistin davasından sıyrılmak istiyor"

AA |  17 Mayıs 2018 Perşembe - 14:28 | Son Güncelleme : 17 05 2018 - 14:28

Tunus'ta Nahda hareketinin lider kadrosunda yer alan eski Dışişleri Bakanı Refik Abdüsselam, bazı önemli Arap ülkelerinin Filistin davasına artık gereken ehemmiyeti vermediğini ve bu meseleden sıyrılmak istediğini söyledi.


Abdusselam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal devleti  olduğunu vurgulayarak, Filistin meselesinde geçmişte olduğu gibi şimdi de Arap  halklarıyla aynı tutumu izlediklerini belirtti.
 
ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasını, "haksız" bir karar olarak  nitelendiren Abdusselam, Nahda'nın atılan bu adımın karşısında yer aldığını  söyledi.
 
Filistin davası başta olmak üzere İslam dünyasındaki sorunlara  yaklaşımı ve desteğinden ötürü Türkiye'yi takdir eden Abdusselam, Ankara'nın  büyüyen bir ekonomiye sahip önemli bir ülke olduğuna dikkati çekerek, Tunus ve  diğer Kuzey Afrika ülkeleri ile Türkiye arasındaki yatırımların her geçen gün  daha da arttığını ifade etti.
 
"Bazı Arap ülkeleri, Filistin davasından sıyrılmak istiyor"
 
Buna karşın ismini vermediği bazı önemli Arap ülkelerinin, Filistin  davasına artık gereken ehemmiyeti vermediğini söyleyen Abdusselam, "Bazı büyük  Arap devletlerinde, artık öncelikli gündem maddesi olarak görmediği Filistin  meselesinden sıyrılmak için bir eğilim var." dedi.
 
Abdusselam, 2011 devriminin ifade özgürlüğünün önünü açtığına,  demokratik, özgür ve şeffaf seçimlerin yapıldığına işaret ederek, belediye  seçimlerine katılım oranının 33,7'de kalmasının beklenen bir durum olduğunu,  siyasi ve ekonomik durumun seçimlere katılım oranını etkilediğini kaydetti.
 
"İslami eğilimliler ve laikler arasındaki ideolojik hesaplar son buldu" 
 
Abdusselam, "Vatandaş Nahda'ya güvendi ve oyunu verdi. Gelecek dönemde  belediyelerin çalışması ve ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi üzerinde  yoğunlaşacağız. Halkın günlük yaşamdaki sıkıntılarını gidermek için çözümler  bulacağız. Seçimlere ideolojik hesaplar için girmedik. Belediye seçimleri,  vatandaşa hizmet sunmak içindir." diye konuştu.
 
"Yeni anayasanın kabul edildiği 2014'ten sonra İslami eğilimli ve laik  kesim arasındaki ideolojik hesaplar son buldu." diyen Abdusselam, Tunus halkının  artık oy verirken dini eksenli yaklaşmadığını, kalkınma ve refahı kendilerine  sunabilecek yönetimleri tercih ettiğini ifade etti. 
 
"Tunus karşı devrim tuzağından kurtuldu"
 
Tunus'la, devrimlerin olduğu diğer ülkelerin "Arap Baharı" tecrübesini  karşılaştırmanın zor olduğunu, ideolojik çatışmayı etkisiz hale getirdikten sonra  demokratik başarıyı pekiştirdiklerini anlatan Abdusselam, şöyle devam etti:
 
"İlk devlet başkanı Habib Burgiba'nın askeri kurumları siyasetten  uzaklaştırması, siyasi artılardan biri olarak sayılabilir. Diğer ülkelerde ise  siyaset askerin kontrolünde. Mısır'da İslami eğilimlilerin yönetimde düştüğü bazı  hataların yanı sıra siyonist projeye yakın bölgesel ve uluslararası müdahaleler  Mısır'ı mevcut duruma taşıdı. Öte yandan Tunus'ta dini ve mezhebi ayrışma yok.  Arap devrimlerini sabote etme girişimleri, Yemen, Mısır, Libya ve Suriye'yi  perişan etti. Tunus karşı devrim tuzağından kurtulabildi."