'Başbakan biliyordu'

KIVANÇ EL / VATAN ANKARA |  16 Ocak 2014 Perşembe - 13:04 | Son Güncelleme : 16 01 2014 - 13:04

Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapacak.


Bugüne kadar Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yapmayı düşünmeyen Başbuğ, CHP'li ve BDP'li milletvekillerinin tahliyesi ve yeniden yargılama tartışmalarının ardından bu kararını değiştirdi. Başbuğ, AYM'ye bireysel başvuru yapmaya karar verdiğini ilk olarak kendisini ziyaret eden CHP'li vekillerle paylaştı.
CHP Cezaevlerini İnceleme Komisyonu üyeleri Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, İzmir Milletvekili Rıza Türmen ve İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, geçtiğimiz Pazartesi günü Silivri Cezaevi'nde Ergenekon davası kapsamında bulunan isimleri ziyaret etti. Balbay'ın eski koğuş arkadaşı Tuncay Özkan ile karşılaşmasında duygusal anlar yaşandığı belirtildi.

"ANAYASA MAHKEMESİNE GİDECEĞİM"

VATAN'ın edindiği bilgiye göre İlker Başbuğ, CHP'li vekillerle görüşmesinde özetle şunları söyledi:

"Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapacağım. Şimdiye kadar yapmamıştım, düşünmüyordum ama yapmamın doğru olduğuna karar verdim. Yeniden yargılama meselesinde 'şimdiye kadar niye akıllarına gelmedi', 'işin hukuksuz olduğunu şimdi mi kabul ediyorlar' denmesi doğru değil. Bunlar geçmişte kaldı, şu an kabul ediyorlarsa önümüze bakmalıyız, hataları düzeltmeliyiz.

YÜCE DİVAN'DA YARGILANMALIYIM

Artık Yüce Divan'da yargılanmam gerekir. Anayasa bunu emrediyor, CHP olarak bunda ısrar etmeniz gerekiyor. Yüce Divan'da yargılanmamın yolunun açılması için çalışma yapın. Paralel devletin olduğunu Başbakan da kabul etti. Kendi haberi yok muydu? 17 Aralık'ta kendilerine dokunduktan sonra buna karar verdiler.

Görev sırasında suç işlediysem bu suçları yaptığım sırasında Başbakan da görevdeydi, onun da sorumluluğu var. Başbakan'ın bilgisinin olmaması olabilir mi? Balyoz'da sahte delil var, Ergenekon'da delil bile yok."

CHP'li vekillerin görüştüğü diğer isimler ise şunları anlattı:

* Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu: Tek başıma gündeme getirilmemeliyim, bu beni üzüyor. Bir sürü hasta mahpus var, KCK'dan da Ergenekon'dan da. Levent Ersöz tahliye edilse bile 12 ay hastanede yatacak. Rıfkı Durusoy böbrek kanseri, beyin tümörü olanlar var. Hasta tutuklu meselesi bir bütün halinde değerlendirilmeli. Tahliyeler ve yeniden yargılanmalarla ilgili yolsuzluk unutulacak diye bizim üzerimizi örtmeyin. Yolsuzluklar konuşulmalı ama biz de özgür olmalıyız. Başbakan 'kumpas, paralel devlet çete' dedi. Niye burada tutuluyoruz hala? Önce özgürlüğümüz sağlansın, sonra nasıl yargılanırsak yargılanalım. Başbakan, 'İçeride suçsuz yatanlar var' dedi. Arena Stadı'nı mahkeme salonu yapın, 75 milyon da canlı izlesin. Suçsuz olduğumuza inanıyorum ama yolsuzluk örtülecek diye bizim üzerimiz örtülmesin. Böbrek, şeker ve prostat hastalıklarım var..."

* Tuncay Özkan: Koğuş arkadaşım Fatih Hilmioğlu'nun durumundan çok kaygı duyuyorum. Buradaki insanların mağdur olduğunu herkes biliyor. Silahlı terör örgütü üyesi olmadığımızı biliyorlar, onlar da biliyorlar suçsuzuz. Başbakan kendine dokununca 'kumpas var' diyor. Silahlı terör örgütü demek için Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesi bombalamalarını buraya bağladılar.

* Yalçın Küçük: Karar verildi, biz buradan çıkarız. Karar yukarıdan verildi.

* Hurşit Tolon: Önce özgürlüğümüze kavuşmalıyız, burada çürüyoruz, Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmalı. Yeniden adil mahkemelerde yargılanmalıyız. 6 Aralık 2010'da bulunan 5 Nolu CD var. Bu, çok önemli. Bu CD iki yerden çıktı, 2 sahte bir doğru yaptı. Birini Mehmet Baransu verdi, diğeri de Gölcük'te çıktı. Donanma Komutanlığı raporunda, 'Poyrazköy davasındaki 5 nolu CD'yi bilirkişi incelesin' diyor. Donanma ve Emniyet raporu çelişkili, Mahkeme 5 No'lu CD'yi TÜBİTAK'a gönderiyor, aylardır raporu gelmiyor. Her zamanki raporu veren Hayrettin Bahşi bu CD'yi incelememeli. Güvenilir biri incelesin, bu CD'de Balyoz ve Ergenekon'un kumpas olduğunu ortaya çıkacak bilgiler var.

"KASTEN TASARLAYARAK ADAM ÖLDÜRME"

CHP tarafından görüşmeye ilişkin hazırlanan raporda, "Hilmioğlu'nun psikolojik, fiziksel ve ruhsal durumunun çok kötü olduğunu gözlerimizle gördük. Biz geldiğimizde hastaneye götürülüyordu, Fatih Hilmioğlu eğer tahliye edilmezse, bu kasten tasarlayarak adam öldürme olur. Her anlamda kötü durumda" ifadesi yer aldı.