"Anne sütü aşının yerine geçmez"

AA |  21 Mart 2019 Perşembe - 16:56 | Son Güncelleme : 21 03 2019 - 16:56

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, "Anne sütünün kesildiği andan itibaren çocuk hastalıklarla yüz yüze kalacaktır. Bizim çocukluk çağında yaptığımız aşılar ömür boyu koruyor. O yüzden anne sütü aşının yerine geçmez." dedi.


 Derneğinin, "Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları  Kongresi" için Antalya'ya gelen Azap, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok  etkili ve hayat kurtaran aşılar olmasına rağmen insanların aşı yaptırmak  istemediğini söyledi.
 
Yanlışların daha çok konuşulduğunu dile getiren Azap, "Aşılar bilimsel  ortamlarda hep tartıştığımız konular. Ciddi yan etkisi olmayan ürünlerdir." diye  konuştu.
 
Aşıların içerisinde bulunan çok az miktardaki alüminyum ile civanın  yan etkisi bulunmadığını ve vücuttan atıldığını vurgulayan Azap, aşıların son  derece güvenli olduğuna dikkati çekti.
 
Azap, aşı karşıtlarının iddia ettiği bazı önerileri şöyle sıraladı:
 
 "Çocuklar için, 'Aşı olmasın anne sütü alsın.' diyorlar. Evet doğru,  anne sütü çocuğu enfeksiyonlardan korur, biz doktorlar, 'Anne sütü bebeğin ilk  aşısıdır.' deriz. Ama bir çocuk anne sütüne ne kadar devam edebilir. Beş, on sene  devam edemez. Anne sütünün kesildiği andan itibaren çocuk, hastalıklarla yüz yüze  kalacaktır. Bizim çocukluk çağında yaptığımız aşılar ömür boyu koruyor. O yüzden  anne sütü aşının yerine geçmez."
 
Hastalığı aşıyla korunmadan atlatmanın daha güçlü bir bağışıklık  sistemi kazandıracağı yönünde yanlış bir algı olduğunu dile getiren Azap, aşı  yaptırmayanların hastalıktan ölme, sakat kalma, kör olma, menenjit geçirip zeka  geriliğiyle yaşama riskini göze aldığını söyledi.
 
Genişletilmiş bağışıklık programında Türkiye'de doğan her çocuğa 13  hastalığa karşı aşılama yapıldığına işaret eden Azap, bazı mahkeme kararları  nedeniyle aşıların mecburi olmadığını aktardı.
 
Birçok ülkede aşıların zorunlu tutulduğunu, kısa süre önce İtalya'da  aşı yaptırılmayan çocukların okullara alınmaması yönünde karar çıktığını  hatırlatan Azap, "Avrupa'da büyük bir kızamık salgını yaşanıyor. Bir önceki  senenin 16 katı kızamık vakası var. 70'leri geçen sayıda ölümler var. Sadece  İtalya'da 2 bin 500'den fazla kızamık vakası var." dedi.
 
 "Unuttuğumuz pek çok hastalık hortlayacaktır"
 
Türkiye'de de aşı karşıtlığına karşı tedbir alınmasını öneren Azap,  ülkede çocuklarına aşı yaptırmayan ailelerin sayısının her yıl bir önceki yılın  iki katına çıktığını, 2017'de bu sayının 20 bini geçtiğini, bir önceki yılın ise  12 binin altında olduğunu bildirdi.
 
Aşı karşıtlarının, bilimsel olmayan birtakım söylemler ifade ettiğini  aktaran Azap, şunları dile getirdi:
 
 "Bu da insanların aşıdan uzak durmasına sebep oluyor. Türkiye'de aşı  yasası çıkarılmalı. Özellikle çocukluk aşılarının zorunlu olması gerekiyor. Bu  sadece o çocuğu korumaz, toplumu da korur. Aşı yapılmazsa çocuk o hastalıkla  karşılaşır, o hastalığı etrafına yayar. Aşı karşıtlığı böyle devam ederse, bizim  unuttuğumuz, 100 yıl öncesinin pek çok hastalığı hortlayacaktır. Örneğin, difteri  hortalayacak her on çocuktan bir tanesi difteriden ölecektir."
 
Azap, difterinin çok bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık olduğuna ancak  son derece etkili aşısı ile rahatsızlığın artık görülmediğine dikkati çekerek,  "Çünkü çocukluk çağında yapılıyor ve hastalık olmuyor. Kızamık, kızamıkçık, çocuk  felci, kabakulak, nefes alamayıp hayatını akciğer makinesiyle sürdüren çocuklar  tekrar karşımıza çıkacaktır." sözlerine yer verdi.
 

ETİKETLER