“Adım Hanri!..” Ata’nın huzurunda Türk hissetiğim an

BURAK KARA / bkara@gazetevatan.com |  19 Mayıs 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 19 05 2018 - 2:30

Türkiye’nin tek Atatürk fotoğrafları koleksiyoneri İzmirli eski iş adamı Hanri Benazus, 8 yaşındayken Ata ile tanıştığı o anı ve 5 bin fotoğraflık koleksiyonunu anlatıyor...


Bugün her yerde gördüğünüz Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğraflarında Hanri Benazus’un imzası var. Türkiye’nin en önemli Atatürk fotoğrafları koleksiyoneri olan Benazus, ömrünü, servetini her şeyini Atatürk’e adamış bir İzmirli. Kamuoyu onu “Atatürk’ün leblebilerini yürüten çocuk” olarak tanıyor. Ata’yı son görenlerden biri. İki kare Atatürk fotoğrafını almak için Amerika’ya kadar bile gitmişliği var.

Hanri Bey’in iflah olmaz Atatürk sevdası 8 yaşındayken Ata ile karşılaşınca başlamış. “Ben, Hanri Benazus o küçücük yaşımda belki de tüm yaşamıma yön verecek, bir olağanüstülüğü yaşama şansına erdim” diyor ve hikayesini şöyle anlatıyor, “Atatürk Ekim 1937’de, Nazilli Basma Fabrikası’nın açılışını yaptıktan Aydın’ın Ortaklar beldesine geldi. Köyün incir kooperatifinde kâtiplik yapan babam da karşılama heyetindeydi. Babamın eteğine yapışıp karşılamaya gittiğim o günün yaşamımın dönüm noktası olacağını bilemezdim. Beyaz treni istasyona yanaştı. Perona çıktığında etrafını köylüler sarınca onlara hitap etmeye başladı. Tam o an babamın elinden kaçıp O’nun eline yapıştığımı hatırlıyorum. Elimi bırakmadı, alıp kompartımanına götürdü. Ortadaki masada karşısına oturttu. Rakısını, leblebisini getirtti. O, rakısını köylülerin şerefine kaldırırken ben de bir taraftan O’nu hayran hayran seyrettim, bir taraftan da tabaktaki leblebilerini bitirdim. Adımı sordu. ‘Hanri’ dedim. Bana ‘Niye Ahmet, Mehmet, Mustafa değil’ diye sormadı ve ben o gün bu nedenle Türk oldum. Sonra da kendimi asla bir azınlık olarak hissetmedim.”

 

5 bin orijinal fotoğraf

Bugün Benazus’un arşivinde 5 bin Atatürk fotoğrafı var. Tüm fotoğraflar orijinal negatif. 17 yaşındayken o güne kadar hiç görmediği bir Atatürk fotoğrafını satın alınca arşivinin ilk adımlarını atan Hanri bey, “Şu anda orjinal 5 bin adetlik kesinleşmiş bir koleksiyonumun yanında 4 bin 800 adet ne tarihi ve ne de çekildiği yeri belli olamayan ve devamlı üzerinde çalıştığım fotoğrafım daha var. Ona Türklük ve yediğim leblebilerinin bedelini ödemek adına yapabildiğim ancak budur.”

Benazus ilk defa günyüzüne çıkan birçok Atatürk fotoğrafını Cumhurbaşkanlığı ve Atatürk Müzesi gibi kurumlarla paylaşmış ve binlerce Atatürk fotoğrafın devlet arşivlerine girmesini sağlamış. Benazus, “Bugün koleksiyonumda Atatürk’ün özel ev ziyaretlerinde çektirmiş olabileceği bazı fotoğraflar dışında pek fazla bir eksiğim kaldığını zannetmiyorum. Bana telefon ediyorlar Atatürk’ü nadide bir fotoğrafı olduğunu söylüyorlar, getiriyorlar bakıyorum, fotoğraf benim arşivimden çıkma..”

 

Amerika’ya gitti fotoğraf aldı döndü

Hanri Bey kendini öylesine koleksiyonuna adamış ki 1984 yılında iki adet hiç görülmemiş Atatürk fotoğrafı almak için Amerika’ya gitmiş. “Bütçemin elverdiği oranda fotoğraflar toplamaya başladım. Yıl 1984 iş hayatım düzgün ve o günün imkanları ile bende olmayan fotoğraflar için her türlü nakdi bedeli ödeyebilme noktasındayım. O günlerde Amerika’dan aldığım bir telefonda bir kişinin elindeki görülmemiş iki adet fotoğrafını satmak istediğini öğrendim. Bu kişinin babası gazeteci imiş ve 1921 yılında Türkiye’ye gelip Mustafa Kemal Paşa ile röportaj yağmış ve bu sürede iki fotoğraf çekmiş. Doğaldır ki bu fotoğraflar çok özeldi. Bunun üzerine istediği parayı yanıma alıp günü birlik Amerika’ya gidip parasını ödeyip o fotoğrafları ve cam negatiflerini alarak geri döndüm.”

 

Hiç gece çekilmiş fotoğrafı yoktur çünkü...

Benazus Atatürk’e ait koleksiyonunda gece fotoğrafı olmadığını da şöyle anlatıyor, “Atatürk’ün özel fotoğrafçısı Cemal Işıksel bir gün beni aradı, Ankara’da buluştuk. Atatürk fotoğrafları topladığımı biliyordu. Yaşlanıyorum dedi ve birkaç fotoğraf paylaştı. Ondan dinlemiştim. Atatürk’ün sol gözü Trablusgarp’ta gelen şarapnel parçası nedeniyle hassasmış. Gözlerinin mavi olması nedeniyle ışıktan daha fazla etkilenmesi de söz konusu. O günlerde bugünkü gibi flaşlar da yok. Magnezyum çubuklar yakılıyor. O nedenle gece fotoğrafı yok. Hatta kapalı alan fotoğrafına da rastlayamazsınız.”

 

Peki Benazus birbirinden değerli fotoğrafları nasıl saklıyor?

“Fotoğrafların orijinal filmlerini özel şartlarda bir banka kasasında saklıyorum . 5-6 ayrı ortamda da dijital kopyaları da var” diyor.