'3600 ek gösterge' ile ilgili son dakika açıklaması! Ve başlıyor, tarih belli oldu

AA |  10 Ekim 2021 Pazar - 23:27 | Son Güncelleme : 10 10 2021 - 23:27

3600 ek gösterge ile ilgili son dakika gelişmesi. Memur ve emekli milyonlarca kişiyi ilgilendiriyor. Hemşire, polis, din görevlileri ve öğretmen maaşları ile ikramiyelerini doğrudan etkileyecek 3600 ek gösterge düzenlemesi ile ilgili önemli açıklama geldi. Tarih belli oldu. Ve başlıyor. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 3600 ek göstergenin kapsamına ilişkin çalışmayı başlatmak için bakanlıkla mutabakata vardıklarını belirtti. Yalçın ayrıca milyonlarca kişinin merakla beklediği tarihi de açıkladı.


Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın,  Eğitim Bir-Sen Bursa Şubesinin Merinos Atatürk Kongre ve  Kültür Merkezi'nde düzenlendiği Bursa Teşkilat Buluşması'na katılarak burada  gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
 
Memur-Sen olarak yeni anayasaya ilişkin kamu görevlilerinin  beklentilerini bir araştırmayla kamuoyuna duyurduklarını aktaran Yalçın, "Bu  konuya ilişkin bizim temel yaklaşımımız şudur. Memurların mutlaka ve mutlaka  toplu sözleşme hakkının yanında grev hakkının da olması gerekiyor. Memur  sendikacılığı olarak grev hakkını ve bunun yanında da ayrıca siyaset hakkını  istiyoruz. Çünkü kamu görevlileri sendikacılığında, toplu sözleşme hakkının  yanında grev hakkı yoksa bu anlamda bir ayağı eksik demektir. Çünkü sendikal  hareketin, grev hakkının yanında toplu sözleşme hakkı birbirinin  tamamlayıcısıdır. Biri varsa diğeri de mutlaka olmak durumundadır. Bunun için  mücadelemizi uzun süredir veriyoruz. Yeni anayasada mutlaka ve mutlaka memurların  grev hakkı ve siyaset hakkının olmasını istiyoruz." diye konuştu.
 
Toplu Sözleşme Kanunu'nda değişiklik talebi
 
Mevcut 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme  Kanunu'nun memur sendikacılığının toplu sözleşme sistemini taşıyamadığını ifade  eden Yalçın, bu kanunda altı noktada iyileştirmeye ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
 
Özellikle masanın oturma düzenindeki adaletsizliklerin ortadan  kaldırılması gerektiğine işaret eden Yalçın, şöyle devam etti:
 
"Yedek teklif sunma sistematiği kaldırılmalı. Masada tutanak sistemi  işçi sendikacılığındaki gibi günlük işlemler bittiğinde tutanak haline  dönüştürülmeli. Bunun yanında masadaki çalışma süresi 2 ayı kapsayacak şekilde  süre uzatımı yapılmalı. Çünkü bir aylık süre yetmemektedir. Dayanışma aidatı  sistemi son derece önemli. İşçi sendikacılığında yetkili sendika emeğinin bu  anlamda dayanışma aidatıyla hakkın teslimi söz konusuyken memur sendikacılığında  yetkili sendikanın verdiği emeğin dayanışma aidatı olmaması dolayısıyla hakkın  teslimi söz konusu değil. Yapana, yatana, çatana beraber dağıtılan bir sistematik  var. Bu adaletsizlik içeriyor. Bir diğer konu ise hakem sistemi yeniden gözden  geçirilmeli. Yani tahkim süreci memur sendikacılığında mutlaka ve mutlaka yeniden  gözden geçirilmeli. Hakemin yapısına ilişkin yeni bir tasarım gerekiyor."
 
"3600 ek gösterge teklifi bize aittir"
 
Memur-Sen olarak Türkiye’de kamu görevlilerinin örgütlendiği ve bir  milyon kapasiteyi aşan örgütlü yapı olarak 6 dönem toplu sözleşme  gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yalçın, 6 dönem toplu sözleşme içinde 350  kazanıma imza attıklarını anlattı.
 
Yalçın, 3600 ek gösterge ve sözleşmelilerin kadroya geçirilmesi  kararlarını da bu toplu sözleşmede aldıklarını aktararak, konuşmasını şöyle  sürdürdü:
 
"Bunların ikisi de 2022 yılı içinde yetkili konfederasyon Memur-Sen  ile çalışılacak ve tamamlanacaktır. Bugünlerde siyasette bir tartışma var.  '3600'ü kim teklif etti?' diye. 3600 ek gösterge, 6 dönem toplu sözleşmenin  tamamında Memur Sen'in teklif ettiği bir maddedir. Dolayısıyla teklif bize  aittir. Toplu sözleşme kararı bize aittir. Buna ilişkin vaat Cumhurbaşkanımıza  aittir. 2022 yılı içinde çalışacağız tamamlayacağız. İcraat da Sayın  Cumhurbaşkanımıza nasip olacaktır diye düşünüyoruz. Bu tartışmaya girmeksizin  3600'ün kapsamına ilişkin bütün kamu görevlilerinin beklentilerini karşılayacak,  ek gösterge sistematiğini adil bir şekilde düzenleyecek çalışmayı da bir an önce  başlatmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile bu konuya ilişkin bir  mutabakat sağladık. Kamu Personeli Danışma Kurulu'nda buna ilişkin bir startı  vereceğiz kasım ayı içinde."
 
"Eğitimdeki en önemli sorun personel eksikliğidir"
 
Eğitimde çok ciddi sorunların olduğunu dile getiren Yalçın, eğitim  öğretim ortamı başladığı halde PCR, aşı ve benzeri tartışmaların eğitim öğretimin  diğer sorunlarını gölgelediğini söyledi. Yalçın şunları kaydetti:
 
"Şu anda eğitimdeki en önemli sorun personel eksikliğidir. Kapılarda  güvenlik eksikliğidir. Bu açıdan TYP’den bir personel takviyesi yapılmıştır ama  bu yetmemektedir. Bu konuda gerekirse TYP’den yeni bir personel takviyesine  ihtiyaç vardır. Kalıcı çözüm olarak mutlaka ve mutlaka merkezi bütçeden personel  alımına ihtiyaç vardır. Milli Eğitim Bakanlığında 5 binin üzerinde yeni bir  personel alımı yapılacak. Aşçı ve benzeri pansiyonlu yurtlardaki personel  ihtiyacını karşılamaya yönelik ama bu eğitim öğretim alanları olan okullardaki  hizmetli ihtiyacını gidermediği müddetçe tam çare olmayacaktır. Bu açıdan alınan  miktara teşekkür ediyoruz fakat bu vesileyle bir kez daha buradan yeni personel  ve hizmetli memur alımı konusunda bir kez daha teklifimizi ifade ediyor ve  beklentimizi yineliyoruz."